Büyük Firmalar Üretimi Sırtlıyor, Destekler Küçük İşletmelere Gidiyor
Türk hazır giyim sektöründe büyük firmalar üretim ve satışın büyük kısmını gerçekleştirirken, destekler küçük işletmelere yöneliyor.
Türk hazır giyim ve tekstil sektöründe, büyük ölçekli firmaların sayısı oldukça sınırlı kalırken, bu firmalar üretim ve satışın önemli bir kısmını üstleniyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) verilerine göre, sektördeki toplam 27 bin 291 işletmenin yalnızca 361’i, yani yüzde 1,3’ü, 250 ve üzeri çalışan istihdam eden büyük ölçekli firmalardan oluşuyor. Bu az sayıdaki firma, toplam üretimin yüzde 39,5’ini ve satışların ise yüzde 39,1’ini gerçekleştiriyor.
Öte yandan, kamu desteklerinin büyük ölçüde küçük işletmelere yönelmesi, sektördeki katma değer üreten yapıların güç kaybetmesine neden oluyor. Küçük işletmeler sayıca fazla olsalar da, verimlilik ve katma değer açısından büyük ölçekli firmalar sektörü sırtlıyor. TGSD, bu nedenle büyük firmaların da desteklenmesi amacıyla Büyük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’nın (BOSGEB) kurulmasını öneriyor.
Sektörde 1-9 kişi istihdam eden işletmeler, toplam girişimlerin yüzde 59,2’sini oluşturmasına rağmen, üretimden aldıkları pay sadece yüzde 7,4 ile sınırlı kalıyor. Bu gruptaki işletmelerde çalışan başına üretim değeri yaklaşık 414 bin TL iken, 250 ve üzeri çalışanı olan firmalarda bu rakam 1 milyon 360 bin TL’yi geçiyor. Büyük ölçekli işletmeler, istihdamın yüzde 28,4’ünü sağlarken, üretim ve satışta neredeyse yüzde 40’lık bir paya sahip.
Orta ölçekli firmalar, yani 50-249 çalışanı olan işletmeler, girişimlerin yüzde 9,3’ünü oluşturuyor ve üretimin yüzde 30,6’sını, satışların ise yüzde 30,3’ünü gerçekleştirerek sektörde önemli bir köprü işlevi görüyor. Genel tablo, işletme ölçeği büyüdükçe verimlilik ve katma değerin arttığını gösteriyor.
Sektör temsilcileri, ölçek sorununu yalnızca iç verimlilikle sınırlı kalmayıp, ABD gibi büyük pazarlar karşısında iş kaybına yol açtığını belirtiyor. Büyük alıcıların yüksek adetli, sürdürülebilir ve hızlı tedarik taleplerine yanıt veremeyen küçük ve parçalı yapı, Türk hazır giyim sektörünün küresel rekabet gücünü zayıflatıyor. Büyük ölçekli firmalar, üretim ve satışın yanı sıra tasarım, AR-GE, markalaşma, ihracat ve tedarik zinciri sürekliliği açısından da belirleyici bir rol üstleniyor. Bu firmaların yarattığı hacim, KOBİ’ler için de iş fırsatları sunuyor. Ancak mevcut destek yapısı, bu çarpan etkisini yeterince dikkate almıyor.
İstihdam verileri de ölçek sorununu gözler önüne seriyor. 2025 Eylül itibarıyla hazır giyim istihdamı 520 bin 973 kişiye, tekstil ve hazır giyim toplam istihdamı ise 873 bin 178 kişiye geriledi. 2022’deki 1 milyon 222 bin 609 kişilik istihdamla karşılaştırıldığında, 349 bin 431 kişilik bir kayıp yaşandı. 2025 sonunda bu kaybın 380 bin kişiye ulaşması bekleniyor.
2022 Aralık – 2025 Eylül döneminde yaşanan istihdam kaybının yüzde 42,4’ü, asıl katma değeri üreten 250+ çalışanlı işletmelerde gerçekleşti. Kaybedilen istihdamın yüzde 72’si 1. Bölge’de yaşanırken, bu dönemde yalnızca 6. Bölge’de istihdam yüzde 3,4 arttı. 2025 Eylül itibarıyla, toplam işletmelerin sadece yüzde 0,7’sini oluşturan 250+ çalışanlı firmalar, sektör istihdamının yüzde 22’sini sağlıyor. Ancak sektör genelinde işletme başına ortalama istihdam, tekstilde 19, hazır giyimde ise 16 kişi seviyesinde bulunuyor.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, sektörün en temel yapısal sorununun ölçek olduğunu vurguladı. Narbay, “Ölçekte ancak tasarımcı çalıştırabiliyoruz. 50 kişilik bir işletmede tasarımcı ya da mühendis çalıştırmak mümkün değil. Ancak belli bir ölçeğin üzerine çıkıldığında tasarım, AR-GE ve markalaşma mümkün oluyor. Eğer gitmek istediğimiz yer nitelikli dönüşüm ve markalaşmaysa, işletme ölçeklerini büyütecek politikalara ihtiyacımız var” dedi. Narbay, bu nedenle KOSGEB benzeri ancak büyük ve orta ölçekli firmalara odaklanan ‘Büyük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (BOSGEB)’ kurulmasını öneriyor.
TGSD’nin Şubat ayından bu yana yürüttüğü çalışmalar sonucunda, daha önce 250 kişinin altında istihdam sağlayan KOBİ’ler için kişi başı 2.500 TL destek sağlandı. Temmuz ayından itibaren yapılan yoğun temaslarla bu destek 2026’dan itibaren 3.500 TL’ye çıkarıldı ve 250+ çalışanlı büyük ölçekli işletmeler de kapsama alındı. TGSD’nin modellemesine göre, bu desteğin 2026 yılında firmaların kârlılığına yüzde 4,3 olumlu katkı sağlaması bekleniyor. Destek olmadan yüzde -2,7 olarak öngörülen kârlılık, destekle birlikte yüzde 1,6’ya yükseliyor. Desteğin üç yıl süreyle uygulanması talebi de Kasım ayında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a iletildi.
Narbay, desteklerin bir an önce duyurulması ve kullanım koşullarının netleştirilmesi gerektiğini belirterek, “Bakanlığın ekim-kasım-aralık ortalamasını baz alma düşüncesi var. Oysa bu aylarda istihdam çıkışları olacak. Yıl başında ayda 10 bin kişilik istihdam kaybı öngörmüştük, 9 ayda 100 bini aştı. Yıl sonunda 130 bine ulaşması bekleniyor. Bu da son üç ayda 30 bin kişinin daha sektörden çıkması demek” dedi. Narbay, bu nedenle baz alınacak tarihin Aralık ayı olması ve en azından Aralık sonrası istihdamın korunmasının şart koşulması gerektiğini vurguladı.
Yeni destek mekanizmasının İŞKUR üzerinden uygulanacak olmasıyla birlikte, daha önce yalnızca KOBİ’lere açık olan sistemin tüm ölçeklere yayılması hedefleniyor. Narbay’a göre bu adım kritik ancak yeterli değil: “Türkiye’nin geleceği büyük işletmelerde. Teşviklerin yılın tamamını kapsayacak şekilde önceden ilan edilmesi gerekiyor. Yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteği Nisan’a kadar uzatıldı ama bu destek şimdiden ilan edilmeli ki firmalar bütçesini ve fiyatlamasını buna göre yapabilsin.” Sektör temsilcilerine göre, ölçek büyümesini merkeze alan, öngörülebilir ve kapsayıcı bir destek mimarisi kurulmadığı sürece, Türk hazır giyim sektörü hem istihdam kaybını durdurmakta hem de ABD gibi büyük pazarlarda sipariş almakta zorlanmaya devam edecek.




