Trump’ın İlk Yılında Ekonomik Göstergeler Belirsiz

Trump’ın ilk yılında ekonomik göstergeler karmaşık bir tablo sunuyor. İstihdam, enflasyon ve dış ticaret açığı gibi konular öne çıkıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 20 Ocak itibarıyla ikinci döneminin ilk yılını tamamlayarak Beyaz Saray’daki görevine devam ediyor. “Önce Amerika” sloganıyla yola çıkan Trump, korumacı ticaret politikaları ve vergi düzenlemeleriyle Amerikan ekonomisini canlandırmayı, istihdamı artırmayı ve hayat pahalılığını düşürmeyi hedeflemişti.

Bununla birlikte, gümrük tarifelerini tarihi zirvelere çıkararak dış ticaret açığını azaltmayı başaran Trump, birçok şirket ve ülkeyle yapılan yatırım açıklamalarına rağmen istihdam artışındaki yavaşlama ve enflasyon gibi sorunlarla başa çıkmakta zorlandı. Ayrıca, yıl boyunca ABD Merkez Bankası’na (Fed) yönelik faiz indirimi baskıları, zayıf istihdam verileri sonrası istatistikten sorumlu yetkilinin görevden alınması ve bütçe krizinin yol açtığı 43 günlük hükümet kapanması, Trump’ın ilk yılında piyasalardaki belirsizliği artıran önemli gelişmeler arasında yer aldı.

Trump’ın görevdeki ilk yılına dair ekonomik göstergelere bakıldığında, hem olumlu hem de olumsuz verilerin bir arada bulunduğu bir tablo dikkat çekiyor. Ülkede yapılan anketler, yüksek fiyatlar ve ekonomik karamsarlığın etkisiyle Trump’ın kamuoyu desteğinin yıl sonunda azaldığını gösteriyor.

Tarifeler ve Vergi Düzenlemeleri

Trump’ın ikinci döneminde en önemli adımlarından biri, ABD’nin ticaret ortaklarına yönelik gümrük vergilerini uygulamaya koyması oldu. Ülkelere uygulanan tarifelere ek olarak, çelik, alüminyum, otomobil, bakır, kereste ve ilaç gibi birçok sektöre özel gümrük vergileri de devreye alındı. Trump’ın korumacı politikaları sonucunda, ABD’de 2024 sonunda ortalama etkin tarife oranı yüzde 2’nin biraz üzerinde iken, bu oran yüzde 16,8’e çıkarak 1935’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre, gümrük vergileri geçen yıl toplam 264 milyar dolar gelir sağladı.

Vergi düzenlemeleri açısından ise Trump, “Bir Büyük Güzel Yasa” (One Big Beautiful Bill Act) ile kapsamlı vergi değişikliklerini hayata geçirdi. Bu yasayla, bahşiş gelirleri ve fazla mesai ücretlerinin vergiden muaf tutulması gibi düzenlemeler getirildi.

Ekonomik Büyüme

Trump’ın ilk yılı, ekonomik açıdan dalgalı bir dönem olmasına rağmen ABD ekonomisi dirençli bir görünüm sergiledi. Trump göreve gelmeden önce 2024’te yüzde 2,8 olan ekonomik büyüme oranı, geçen yılın ilk çeyreğinde ticaretteki belirsizlikler nedeniyle yüzde 0,6 daraldı. Ancak, güçlü tüketici ve kamu harcamalarının etkisiyle ikinci çeyrekte yüzde 3,8 ve üçüncü çeyrekte yüzde 4,3 büyüme kaydedildi. İthalatın azalması da büyümeyi destekleyen faktörler arasında yer aldı.

İşsizlik

Trump’ın korumacı politikalarının iş gücü piyasasına etkisi karmaşık bir tablo oluşturdu. Yükselen ham madde maliyetleri istihdam kayıplarına yol açarken, göçmenlere yönelik kısıtlayıcı politikalar iş gücü arzının azalmasına neden oldu. ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre, 2024’ün sonunda yüzde 4,1 olarak kaydedilen işsizlik oranı, 2025’in ilk ayında yüzde 4’e gerilemesine rağmen geçen yıl şubatta yüzde 4,2’ye yükseldi. İşsizlik oranı, geçen yıl boyunca dalgalı bir seyir izleyerek mayıs ayında yüzde 4,3’e, ekim ayında ise hükümetin kapanması nedeniyle hesaplanamayan oranlar sonrası kasımda yüzde 4,5’e ulaştı.

Trump göreve başlamadan önce Aralık 2024’te tarım dışı sektörlerde istihdam 323 bin kişi artmışken, geçen yıl aralıkta bu sayı 50 bin kişi olarak kaydedildi. ABD ekonomisi, 2024 yılında toplam 2 milyon 12 bin kişiye istihdam sağlarken, istihdam artışı geçen yıl 584 bin olarak gerçekleşti.

Enflasyon

Trump’ın ilk yılında en çok tartışılan konulardan biri de enflasyon oldu. Enflasyon, tarifeler nedeniyle beklenenden daha fazla artmadı ancak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etti. Trump göreve başlamadan önce 2024’ün aralık ayında yıllık enflasyon yüzde 2,9 iken, geçen yıl ocak ayında bu oran yüzde 3’e yükseldi. Yıl boyunca enflasyon, tarifelerin etkisiyle yukarı yönlü risklerle karşı karşıya kaldı, ancak enerji fiyatlarındaki düşüş, gıda ve ithal ürünlerin fiyat artışlarını dengeleyerek enflasyonun kontrolden çıkmasını engelledi.

Geçen yıl şubat ayında yıllık enflasyon yüzde 2,8’e gerilerken, mayıs ayında yeniden yükselişe geçti. Yıl boyunca enflasyon, yaz aylarında artış göstererek eylülde yüzde 3’e ulaştı. Hükümetin kapanması nedeniyle ekimde açıklanamayan enflasyon verisi, kasımda yıllık bazda yüzde 2,7 olarak kaydedildi.

Tüketici Güveni

Tüketici güveni, Trump’ın ilk yılında dalgalı bir seyir izlese de bir yıl öncesine göre düşüş yaşadı. Michigan Üniversitesi verilerine göre, Trump görevi devralmadan önce Aralık 2024’te 74 olan tüketici güven endeksi, geçen yıl aralıkta 52,9 olarak kaydedildi. Tarifeler, yüksek enflasyon ve iş gücü piyasasındaki zayıflama, tüketicilerin ekonominin genel durumu hakkında karamsar hale gelmesine neden oldu.

Dış Ticaret Açığı

Trump’ın korumacı politikalarının etkisiyle dış ticaret açığında düşüş gözlemlendi. ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, dış ticaret açığı geçen yıl ekim ayında 29,4 milyar dolara inerek Haziran 2009’dan bu yana en düşük seviyeye ulaştı. Dış ticaret açığı, bir yıl öncesine göre yüzde 60,5 azaldı. ABD’nin ihracatı, geçen yıl ekimde yıllık yüzde 12,1 artışla 302 milyar dolara yükselirken, ithalatı yüzde 3,6 azalarak 331,4 milyar dolara düştü.

Borsa

Trump’ın seçim zaferinden bu yana Amerikan piyasalarında dalgalı bir seyir gözlemlendi. Wall Street, deregülasyon ve vergi indirimleri vaatleriyle Trump’ın dönüşünü başlangıçta olumlu karşıladı. Ancak, 2 Nisan 2025’te tarifelerin açıklanmasının ardından pay piyasalarında sert düşüşler yaşandı. Artan belirsizliklerle birlikte piyasalar, Trump yönetiminin sektörel teşvikleri ve yapay zeka yatırımlarından destek buldu. Özellikle teknoloji, savunma ve enerji hisseleri öne çıktı. Trump’ın görevi devraldığı 20 Ocak 2025’ten bu yana Dow Jones Endeksi yüzde 13,5, S&P 500 endeksi yüzde 15,7 ve Nasdaq endeksi yüzde 19,8 değer kazandı.

Kripto Para

Trump’ın yeniden başkan olmasıyla birlikte kripto paraların parlaması bekleniyordu. ABD’yi “dünyanın Bitcoin süper gücü” yapma sözü veren Trump, geçen yıl mart ayında Stratejik Bitcoin Rezervi ve ABD Dijital Varlık Stokunun kurulmasına yönelik kararnameye imza atmıştı. Ancak, ticaret politikasının yarattığı küresel belirsizliklerle Bitcoin’in fiyatı geçen yıl ocakta 100 bin doların üzerine çıkmasına rağmen, şubat itibarıyla düşüşe geçti. Bitcoin, geçen yıl martta 80 bin dolar seviyesinin altına geriledi. ABD ve Çin arasında sağlanan tarife ateşkesiyle mayıs ayında yeniden 100 bin doların üzerine çıksa da, Fed’in faiz indirimi konusundaki temkinli yaklaşımı ve teknoloji sektöründeki aşırı değerlemelere ilişkin endişelerle geçen kasım ayında 85 bin doların altına düştü. Bitcoin’in fiyatı, Trump’ın göreve geldiği dönemdeki seviyenin altında kalmaya devam etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu