Jeopolitik Belirsizlikler İklim Krizini Görünmez Kılıyor

Yeni araştırmaya göre, jeopolitik belirsizlikler iklim krizinin yarattığı riskleri görünmez hale getiriyor.

Küresel iş dünyasında endişe yaratan olası “Siyah Kuğu” olaylarına yönelik yeni bir araştırma, şirketlerin önümüzdeki beş yıl içinde en muhtemel iki senaryo olarak tedarik zinciri felcini ve küresel internet kesintisini öngördüğünü ortaya koydu. Allianz Commercial tarafından gerçekleştirilen bu araştırma, jeopolitik belirsizliklerin iklim, sağlık ve teknoloji alanındaki yüksek riskleri adeta görünmez kıldığını vurguluyor.

Allianz Commercial’ın yayımladığı araştırma, dünya genelinde iş ve risk yönetimi uzmanlarının görüşlerine dayanarak, önümüzdeki beş yıl içinde en çok endişe duydukları Siyah Kuğu senaryolarını sıralıyor. Siyah Kuğu olayları, öngörülemeyen ancak yıkıcı sonuçlar doğuran olaylar olarak tanımlanıyor. Örneğin, 2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları, 2008 yılındaki küresel finans krizi ve Covid-19 pandemisi bu tür olaylara örnek gösteriliyor. Allianz Research, pandeminin 2020 ile 2023 yılları arasında dünya genelinde yaklaşık 12 trilyon ABD doları kayba yol açtığını tahmin ediyor. Bu tür olaylar, yalnızca kısa vadeli maliyetler değil, uzun süreli toplumsal ve jeopolitik değişimlere de neden olabiliyor.

Araştırmaya katılan uzmanların %51’i, jeopolitik bir çatışmanın küresel tedarik zincirini felç etme olasılığını en yüksek risk olarak değerlendiriyor. İkinci sırada ise %47 ile küresel internet kesintisi yer alıyor. Bu durum, iş dünyasında siber güvenlik ve yapay zeka risklerine dair artan bir farkındalığın yansıması olarak değerlendiriliyor.

Jeopolitik Krizler Siyah Kuğu Olaylarının Temel Etkeni

Mevcut jeopolitik ortam, tedarik zinciri felcini en muhtemel Siyah Kuğu senaryosu haline getiriyor. Ticaret savaşları, tarifeler ve korumacılık gibi faktörlerin yanı sıra, Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna’daki çatışmalar tedarik zincirlerinde aksamalara neden oluyor. Allianz Commercial, Ukrayna’daki savaşın küresel tedarik zincirine vereceği zararın iki yıl içinde 1,5 trilyon ABD doları olabileceğini öngörüyor. Araştırmaya katılanların çoğu, siyasi risklerin Siyah Kuğu olayları için önemli bir tetikleyici olduğunu belirtiyor. Kitlesel toplumsal huzursuzluk ve siyasi istikrarsızlık, %29 ile dördüncü en olası senaryo olarak öne çıkıyor.

İklim Değişikliği Kırılganlığı Artırıyor

Fiziksel ve dijital tedarik zincirlerinin karşılıklı bağımlılığı, jeopolitik belirsizlikler ve iklim değişikliği gibi etkenler, işletmelerin kırılganlığını artırıyor. Özellikle yapay zeka, dijital hizmetler ve yarı iletkenler gibi alanlarda sınırlı sayıda kritik tedarikçi bulunması, bu tür olaylara karşı savunmasızlığı artırıyor.

Türkiye’de Toplumsal ve Siyasi Gelişmeler Birinci Sırada

Türkiye’deki araştırma sonuçları da dikkat çekici. Ülke genelindeki şirketlerin %46’sı, en büyük risk senaryosu olarak toplumsal ve siyasi gelişmeleri öne çıkarıyor. İklim felaketi ve enerji şebekesi arızasının aynı anda yaşanması ise %42 ile ikinci sırada yer alıyor. Büyük bir finans kurumunun ani çöküşü senaryosu da %42 oranıyla üçüncü sırada bulunuyor. Jeopolitik çatışmaların mal ve ham madde trafiğini durdurması, büyük ve orta ölçekli şirketler için en büyük risk olarak öne çıkıyor. Küçük ölçekli işletmeler ise küresel internet kesintisinden daha fazla endişe duyuyor. Büyük şirketler, bu tür olaylara karşı daha iyi hazırlıklı olduklarını düşünüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu