Türkiye, Sürdürülebilir Pamuk Üretiminde Örnek Ülke Oluyor

Türkiye, sürdürülebilir pamuk üretiminde önemli bir konuma ulaştı ve uluslararası raporlarda öne çıktı.

Dünya genelinde tekstil ve hazır giyim sektörünün en önemli hammaddelerinden biri olan pamuk üretiminde Türkiye, dikkat çekici bir konuma ulaştı. Textile Exchange tarafından yayımlanan “Pamuk Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA)” raporunda Türkiye, geleneksel, organik, rejeneratif ve geri dönüştürülmüş pamuk üretiminde veri seti oluşturulan sınırlı ülkeler arasında yer aldı. Bu durum, Türkiye’nin yalnızca önemli bir pamuk üreticisi olmanın ötesinde, sürdürülebilir üretim ve döngüsel ekonomi uygulamalarında da dünya genelinde takip edilen bir ülke haline geldiğini gösteriyor.

Türk pamuğunun çevresel performansı, uluslararası kabul gören bir metodoloji ile ölçülebilir hale gelirken, bu çalışma, Türk pamuk ve tekstil sektörünün karbon ayak izi, su kullanımı ve diğer çevresel göstergelerinin küresel markalar tarafından daha şeffaf bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanıdı. Rapor, Türkiye’nin güçlü geri dönüşüm altyapısının çevresel avantajlarını ortaya koyarak, sürdürülebilir pamuk ve döngüsel tekstil ekonomisindeki konumunu güçlendirecek önemli bir referans niteliği taşıyor.

Rapor, Türkiye’nin yanı sıra ABD, Çin, Hindistan, Brezilya, Pakistan, Peru, Tanzanya ve Bangladeş gibi ülkeleri de inceledi. Ancak Türkiye, hem geleneksel hem de organik pamuk üretimiyle birlikte, sanayi sonrası ve tüketici sonrası geri dönüştürülmüş pamuk kategorilerinde kapsamlı şekilde değerlendirilen nadir ülkeler arasında yer aldı.

Araştırmaya göre, pamuk üretimindeki çevresel etkileri belirleyen en önemli faktörler arasında gübre kullanımı, sulama ve enerji tüketimi bulunuyor. Özellikle azotlu gübrelerden kaynaklanan emisyonlar, iklim değişikliği üzerindeki etkinin temel nedenleri arasında sayılıyor. Sulama ise su tüketimini ve enerji kaynaklı emisyonları doğrudan etkiliyor. Raporda, su verimliliğini artıran teknolojiler ve düşük karbonlu gübre kullanımının çevresel etkileri azaltmada önemli bir rol oynayabileceği vurgulandı. Türkiye açısından bu başlıklar ayrı bir önem taşıyor; zira Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere sulamalı pamuk üretiminin yoğun olduğu bölgelerde su verimliliği ve enerji kullanımı, sektörün gelecekteki rekabetçiliğini belirleyecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Geri dönüştürülmüş pamuk üretiminde elektrik tüketimi ve taşımacılık, en önemli çevresel etki kaynakları olarak öne çıkıyor. Tüketici sonrası atıkların üretildiği ülkede işlenmesinin çevresel ayak izini önemli ölçüde düşürebileceği belirtiliyor. Türkiye’nin güçlü tekstil üretim altyapısı ve gelişen tekstil geri dönüşüm kapasitesi, bu alanda önemli fırsatlar sunuyor. Araştırma ayrıca, geri dönüştürülmüş pamuk üretiminde yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşmasının çevresel etkileri ciddi ölçüde azaltabileceğine işaret ediyor.

Çalışmada toprak sağlığı, organik karbon miktarı temel gösterge olarak ele alındı. Örtü bitkileri, organik gübre kullanımı ve azaltılmış toprak işleme uygulamalarının topraktaki karbon stoklarını artırabileceği ve uzun vadeli verimliliği destekleyebileceği ifade edildi. Biyolojik çeşitlilik açısından ise pestisit kullanımı, arazi değişimi ve su tüketiminin azaltılmasının olumlu etkiler yaratabileceği kaydedildi.

Rapor, çevresel etkilerin yanı sıra sosyal boyutları da değerlendirdi. Pamuk tedarik zincirinde çocuk işçiliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında bazı ilerlemeler kaydedilmesine rağmen, zorla çalıştırma, jeopolitik riskler, artan maliyetler ve iklim değişikliğinin yarattığı sosyal baskılar hâlâ önemli sorunlar arasında yer alıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Ürünleri Piyasaları Raporu’na göre, Türkiye 2024/25 sezonunda 467 bin hektar alanda 2,2 milyon ton kütlü pamuk, eşdeğer olarak 830 bin ton lif pamuk üretmeyi hedefliyor. Ancak Türkiye’nin yıllık lif pamuk tüketimi 1,8 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Üretim ile tüketim arasındaki fark nedeniyle Türkiye, dünya genelinde önemli pamuk ithalatçılarından biri konumunda. 2023/24 sezonunda 777 bin ton lif pamuk ithal eden Türkiye’nin en büyük tedarikçileri Brezilya, ABD ve Yunanistan oldu. Aynı dönemde pamuk ekim alanları yaklaşık yüzde 17 oranında daralırken, iklim değişikliği ve zararlılar nedeniyle verimde de düşüş yaşandı. Rapora göre, Türkiye’nin 2025 yılı kütlü pamuk üretiminin 2,2 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Türkiye’nin pamuk elyafı dış ticaret verileri, tekstil sanayisinin yüksek ham madde ihtiyacı nedeniyle ithalata bağımlılığın sürdüğünü ortaya koyuyor. 2022 yılında 394,7 milyon dolarlık ihracata karşılık 3,2 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiren sektör, 2024 yılında ihracatını 478 milyon dolara yükseltmesine rağmen 1,52 milyar kilogramlık ithalatla dış alıma olan ihtiyacını korudu. 2025’in ilk dört ayında ise ihracat 223,2 milyon dolar, ithalat ise 610,7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Miktar bazında bakıldığında aynı dönemde 123,6 milyon kilogram ihracata karşılık 352,1 milyon kilogram ithalat yapıldı. Veriler, Türkiye’nin pamuk elyafında önemli bir ihracatçı olmasına rağmen, güçlü tekstil ve hazır giyim sanayisinin taleplerini karşılamak için net ithalatçı konumunu sürdürdüğünü gösteriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu