Küresel gıda fiyatları 4 yılın zirvesine çıktı
Küresel gıda fiyatları ağustosta Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Hava koşulları, savaşlar ve lojistik riskler baskıyı artırdı.
Küresel gıda ve gübre piyasalarında jeopolitik gerilimler, enerji maliyetlerindeki artış, ticaret yollarındaki aksamalar ve aşırı hava olayları belirleyici olmaya devam ediyor. Orta Doğu’daki çatışmalar ile Rusya-Ukrayna Savaşı, özellikle Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen sevkiyatlarda belirsizliği artırırken, arz zincirleri üzerindeki baskıyı da güçlendiriyor.
Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri nedeniyle bazı taşımacılık şirketlerinin gemilerini Ümit Burnu rotasına yönlendirmesi, teslimat sürelerini uzatıyor. Daha uzun güzergâhlar yakıt, navlun ve sigorta giderlerini yükseltirken, enerji ve gübrenin yanı sıra tahıl ile diğer gıda ürünlerinin taşıma maliyetlerini de artırıyor.
Küresel gıda fiyatları Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyede
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Bankası verilerine göre, küresel gıda fiyatları ağustosta Kasım 2022’den bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. Gübre fiyatları ise yılın ikinci çeyreğinde ulaştığı zirveden gerilese de yüksek seviyesini korudu.
FAO Gıda Fiyat Endeksi, ağustosta aylık bazda yüzde 1,9 yükselerek 133,3 puana ulaştı. Endeks, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,5 artarken, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından Mart 2022’de kaydedilen tarihi seviyenin altında kaldı.
Ağustosta endekste yer alan tahıl, bitkisel yağ, et, süt ürünleri ve şeker gruplarının tamamında fiyat artışı görüldü. En belirgin yükseliş şeker fiyatlarında yaşandı. Şeker, aylık yüzde 11,9 artarak Haziran 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Şeker fiyatlarındaki yükselişte, sıcak ve kurak hava nedeniyle Avrupa Birliği’nde şeker pancarı üretiminin gerileyeceği beklentisi etkili oldu. Asya’da güçlü El Nino’nun üretim üzerindeki olası etkileri, Brezilya’nın orta-güney bölgesindeki üretim kaybı ve Hindistan’ın ham şeker ithalatında gümrük vergisini kaldırması da fiyatları destekledi.
Aynı dönemde tahıl fiyatları yüzde 2,2, süt ürünleri yüzde 2,3 ve et fiyatları yüzde 1 arttı. Karadeniz’deki ihracat sorunları ile Avrupa’daki sıcak ve kurak hava koşulları, buğday fiyatlarının aylık yüzde 2,6 ve yıllık yüzde 15 yükselmesine yol açtı.
Mısır fiyatları ise ABD ve Avrupa Birliği’ndeki üretim endişeleri, yem ve etanol talebindeki artış ile Ukrayna ihracatındaki aksaklıkların etkisiyle yüzde 2,5 yükseldi. Pirinç fiyatlarında artış yüzde 0,5 olarak gerçekleşti.
Bitkisel yağ fiyatları da güçlü ithalat talebi ve Güneydoğu Asya’daki üretimin El Nino’dan olumsuz etkilenebileceğine yönelik beklentilerle son üç aydaki yükselişini sürdürdü. Bu ürün grubunda fiyatlar, Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Tahıl üretiminde gerileme öngörülüyor
FAO, küresel tahıl üretiminin bu yıl geçen yıla göre yüzde 2 azalacağı ve 2 milyar 980 milyon ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmininde bulunuyor. Dünya mısır üretiminin 1 milyar 309 milyon ton, buğday üretiminin 810,7 milyon ton ve pirinç üretiminin 553,1 milyon ton olması bekleniyor.
Küresel tahıl stokları halen makul seviyelerde bulunsa da üretim ve ticarette beklenen gerileme, piyasalardaki arz endişelerini artırıyor.
Gübre fiyatları zirve seviyelerden geriledi
Dünya Bankası’nın emtia fiyat verileri, gübre fiyatlarının yılın ikinci çeyreğinde ulaştığı zirvelerden gerilediğini gösteriyor. Küresel gübre fiyat endeksi, hazirandaki 156,1 puandan ağustosta 146,4 puana düşerek yüzde 6,2 geriledi. Endekste yalnızca ağustosta aylık bazda yüzde 1,9 düşüş kaydedildi.
Haziran-ağustos döneminde ürenin ton fiyatı yüzde 13,9 azalarak 453,1 dolardan 390 dolara indi. Triple süper fosfatın ton fiyatı yüzde 4,2 düşüşle 735,6 dolardan 704,4 dolara, potasyum klorürün fiyatı ise yüzde 3,9 gerileyerek 402,5 dolardan 386,9 dolara düştü.
Buna karşılık diamonyum fosfatın ton fiyatı yüzde 1,2 artışla 783,8 dolardan 793,5 dolara çıktı. Fosfat kayasının fiyatı da yüzde 8,3 yükselerek ton başına 156,9 dolardan 170 dolara ulaştı.
Üre fiyatlarındaki düşüşte, Orta Doğu’daki çatışmaların ilk döneminde oluşan arz endişelerinin kısmen hafiflemesi etkili oldu. Çatışmalar ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlarda yaşanan sorunlar, küresel üre arzının önemli bölümünün kesintiye uğrayabileceği beklentisini doğurmuş ve fiyatların ikinci çeyrekte hızla artmasına neden olmuştu.
Alternatif üreticilerin ihracatını artırması, Rusya ve ABD’nin pazardaki payının yükselmesi ve ithalatçı ülkelerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesi arz baskısını sınırladı. Yüksek fiyatlar nedeniyle bazı alıcıların gübre alımlarını ertelemesi veya azaltması da üre fiyatlarındaki düşüşü destekledi.
Gıda piyasalarında yukarı yönlü riskler sürüyor
Dünya Bankası, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji ve gübre piyasaları üzerindeki etkisi nedeniyle gübre fiyatlarının 2026 genelinde ortalama yüzde 31 artabileceğini öngörüyor. Kurum ayrıca gübrenin çiftçiler açısından erişilebilirliğinin 2022’den bu yana en düşük seviyeye gerilemesini bekliyor.
Gübre fiyatlarındaki son düşüşe rağmen yüksek enerji maliyetleri, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarındaki gemi trafiği sorunları, El Nino bağlantılı hava koşulları, Karadeniz ticaretindeki belirsizlikler ve fosfat arzındaki sıkılık, küresel gıda fiyatları üzerinde önümüzdeki dönemde de yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ediyor.




