Türkiye’nin ABD Gazına Bağımlılığı Hızla Artıyor

Türkiye, 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa’nın en büyük LNG ithalatçısı oldu. İthalatın %60’ı ABD’den gerçekleştirildi.

2026’nın ilk çeyreğinde Türkiye, Avrupa’nın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatçısı konumuna yükseldi. Bu dönemde Türkiye’nin LNG ithalatının %60’ı Amerika Birleşik Devletleri’nden gerçekleştirildi. Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) tarafından yayımlanan yeni verilere göre, devam eden enerji krizi, Avrupa’nın ABD’den LNG ithalatına olan bağımlılığını büyük ölçüde artırdı. 2026 yılı itibarıyla ABD, Norveç’i geride bırakarak Avrupa’nın en büyük gaz tedarikçisi olma yolunda ilerliyor.

Veriler, Avrupa ülkelerinin Rus gazına olan bağımlılıklarını azaltma çabalarının 2021-2025 döneminde ABD’den yapılan LNG ithalatını üç kat artırdığını ortaya koyuyor. Avrupa, 2022-2025 yılları arasında LNG alımlarına yaklaşık 281 milyar Euro harcarken, bunun yaklaşık 131,5 milyar eurosu ABD’den yapılan alımlara gitti. Bu rakamların daha da artması bekleniyor; zira 2028 yılına kadar ABD’nin Avrupa’nın LNG ithalatının %80’ini karşılayabileceği öngörülüyor. Bu durum, daha önceki tahminlerden iki yıl daha erken gerçekleşecek.

Türkiye, dört LNG terminaline sahip olup, 2022 yılından bu yana LNG kapasitesini en çok artıran beşinci Avrupa ülkesi konumundadır. Ancak Türkiye’nin yeni LNG terminalleri kurma veya mevcut olanları genişletme yönünde bilinen bir planı bulunmamaktadır.

ABD, Türkiye’deki gaz pazarında payını artırmayı hedefliyor. IEEFA Avrupa Enerji Analisti Ana Maria Jaller-Makarewicz, “LNG, Avrupa’nın enerji güvenliği stratejisinin zayıf noktası haline geldi; bu durum kıtayı yüksek gaz fiyatları ve yeni arz kesintileri ile karşı karşıya bıraktı” şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Jaller-Makarewicz, Avrupa’nın boru hattı gazından LNG’ye geçişinin arz güvenliği ve çeşitlendirme sağlamak amacıyla yapıldığını, ancak Orta Doğu’daki savaşların yol açtığı aksaklıklar ve ABD LNG’sine aşırı bağımlılığın bu planın başarısız olduğunu gösterdiğini ifade etti.

TEPAV Enerji ve İklim Değişikliği Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Mühdan Sağlam ise, ABD’nin LNG üreticisi olarak piyasayı ele geçirmeye başladığını belirtti. Sağlam, “2030 yılında ABD’nin Avrupa Birliği pazarının %80’ini kontrol etmesi, Rus gazı döneminde dahi görülmemiş bir durumdur. Ayrıca ABD, Türkiye’de de gaz payını artırmak istiyor. Bu nedenle geçen yıl Türkiye ile Amerikan şirketleri arasında LNG alımına yönelik anlaşmalar imzalandı ve ilk kargolar Nisan ayında Türkiye’ye ulaştı” dedi.

Sağlam, ABD’nin Türkiye’deki gaz pazarında Rusya’nın %40’lardaki payının %20’lere düşmesini ve kendi payının %10 civarından %20-25’e çıkmasını hedeflediğini belirtti. Türkiye’nin bu duruma sıcak baktığını ve Eylül 2025’te sözleşmeler imzaladığını ifade eden Sağlam, Hürmüz krizinin etkisiyle ABD’den daha fazla gaz alımının mümkün olduğunu vurguladı. Her ülkenin en kötü senaryoya göre kışa hazırlandığını belirten Sağlam, bu durumda hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın ABD ve Rusya’dan daha fazla gaz almak zorunda kalabileceğini, özellikle Türkiye’nin İran’dan gaz alımının belirsizliği göz önüne alındığında, dile getirdi.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Kıdemli Enerji Analisti Yael Taranto, Türkiye’nin gaz tedarikinde özellikle spot LNG payının son yıllarda arttığını belirtti. Taranto, “ABD, spot LNG piyasasında giderek daha önemli bir tedarikçi haline geliyor. Türkiye’nin doğalgaz tedarikinde uzun dönemli petrol endeksli sözleşmelerin payı azalırken, piyasa fiyatlarına daha açık olan kısa vadeli ve spot LNG’nin payı artıyor. Bu durum, tedarik esnekliğini artırırken fiyat oynaklığını da yükseltiyor” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu