Katar’dan Enerji İhracatı Uyarısı: Petrol Fiyatları Tehlikede
Katar Enerji Bakanı, Orta Doğu’daki savaşın enerji ihracatını durdurabileceği ve petrol fiyatlarının 150 dolara yükselebileceği konusunda uyardı.
Katar Enerji Bakanı Saad al-Kaabi, Orta Doğu’daki devam eden savaşın Körfez ülkelerinin enerji ihracatını günler içinde durdurma riski taşıdığını ifade etti. Kaabi, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin engellenmesi durumunda petrol fiyatlarının hızla 150 dolara yükselebileceği ve bu durumun küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini belirtti.
Financial Times’a konuşan Kaabi, savaşın enerji arzını tehdit ettiğini vurguladı. Çatışmaların devam etmesi halinde Körfez’deki enerji ihracatçılarının sözleşmelerini askıya almak zorunda kalabileceğini ve günler içinde üretimlerinin durabileceğini kaydetti. Bu durum, enerji piyasalarında “mücbir sebep” ilan edilmesi anlamına geliyor.
Katar, dünyanın ikinci büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) üreticisi konumunda. Ülkenin en büyük LNG tesislerinden biri olan Ras Laffan, İran’a ait bir drone saldırısına uğramış ve bu nedenle Katar, force majeure ilan etmek zorunda kalmıştı. Kaabi, saldırının ardından üretimin normale dönmesinin haftalar hatta aylar alabileceğini ifade etti.
Kaabi, Hürmüz Boğazı’ndan tankerlerin geçememesi durumunda petrol fiyatlarının 2-3 hafta içinde 150 dolara ulaşabileceğini öngördü. Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en kritik noktalarından biri olarak biliniyor ve küresel petrol ve gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor.
Katar gazının Avrupa’ya doğrudan ihracatı sınırlı olsa da, Kaabi, Asya’daki alıcıların gaz için daha yüksek fiyatlar teklif edebileceğini ve Avrupa’nın arz sıkıntısı yaşayabileceğini belirtti. Ayrıca, Körfez ülkelerinin sözleşmelerini yerine getirememesi durumunda küresel enerji piyasasında büyük dengesizlikler oluşabileceği uyarısında bulundu.
Kaabi, savaşın uzaması halinde küresel ekonomik büyümenin ciddi şekilde zarar görebileceğini vurguladı. “Bu savaş birkaç hafta sürerse dünya ekonomileri büyük darbe alır. Enerji fiyatları yükselir, bazı ürünlerde kıtlık yaşanır ve fabrikalar üretim yapamaz hale gelir,” dedi.
Katar’ın North Field gaz sahası genişletme projesinin de savaş nedeniyle risk altında olduğunu belirten Kaabi, yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım ile LNG üretim kapasitesinin yıllık 77 milyon tondan 126 milyon tona çıkarılmasının planlandığını ifade etti. Ancak çatışmaların uzaması halinde bu genişleme planlarının gecikebileceğini söyledi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği büyük ölçüde durdu. Son günlerde en az 10 gemi saldırıya uğramış, sigorta primleri hızla yükselmiş ve birçok armatör gemilerini bölgeye göndermeyi reddetmiştir. ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan donanmasının tankerleri boğazdan geçireceğini ve sigorta desteği sağlayacağını açıklasa da, Kaabi bunun yeterli olmayacağını ifade etti.
Kaabi, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının yalnızca enerji piyasasını değil, aynı zamanda petrokimya ürünleri, gübre hammaddeleri ve birçok sanayi girdisinin taşınmasını da etkileyebileceğini belirtti. Bu nedenle boğazın kapanması, küresel ticaret zincirinde büyük kırılmalara yol açabilir.
Katar Enerji CEO’su olan Kaabi, üretimin ancak çatışmalar tamamen sona erdiğinde yeniden başlayabileceğini ifade etti. “Askerî otoriteler saldırıların tamamen durduğunu söylemeden çalışanlarımızı tehlikeye atamayız,” dedi. Katar’ın LNG filosundaki 128 tankerinden sadece 6-7’sinin hazır durumda olduğunu belirten Kaabi, normal ihracat düzenine dönüşün zaman alacağını vurguladı.
Enerji piyasaları şu anda Orta Doğu’daki savaşın seyri, Hürmüz Boğazı’nın açık kalıp kalmayacağı ve tanker trafiğinin yeniden başlayıp başlamayacağı gibi gelişmeleri yakından izliyor. Analistler, çatışmaların uzaması halinde petrol ve gaz piyasasında 2000’li yılların en büyük arz şoklarından birinin yaşanabileceğini belirtiyor.




