ABC Sac Metal, Yatırımlarıyla Hızlı ve Verimli Hizmet Sunuyor

ABC Sac Metal, geniş stok kapasitesi ve akıllı depo sistemleriyle hızlı ve verimli hizmet sunuyor.

Türkiye sanayisinin güvenilir tedarikçilerinden biri olan ABC Sac Metal, geniş stok kapasitesi, modern depo sistemleri ve zengin ürün yelpazesi ile kaliteli ürünler sunarak müşteri memnuniyetini ön planda tutuyor. Şirket, hızlı teslimat ve müşteri odaklı hizmet anlayışı ile sektördeki büyümesini sürdürüyor.

ABC Sac Metal Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kayabaşı, güçlü stok altyapıları ve teknoloji odaklı depo yönetimi ile Türkiye sanayisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli metali kesintisiz bir şekilde tedarik ettiklerini ifade etti. Kayabaşı, yüksek katma değerli ürünler ve müşteri memnuniyetine yönelik hizmet anlayışlarıyla sektördeki sürdürülebilir büyümelerini kararlılıkla devam ettirdiklerini belirtti.

ABC Sac Metal’in kuruluşundan bugüne kadar olan gelişimini ve ulaştığı noktayı değerlendiren Kayabaşı, şirketin başlangıçta sınırlı bir ürün yelpazesine sahip olduğunu, ancak bugün Türkiye’nin önemli yassı çelik tedarikçilerinden biri haline geldiğini vurguladı. Sürekli yatırımlar yaparak altyapılarını güçlendirdiklerini ve lojistik ile depo süreçlerini modernize ettiklerini aktardı.

Akıllı depo sistemleri sayesinde ürün hareketlerini anlık olarak takip edebildiklerini ve sevkiyat süreçlerini minimum hata ile maksimum hızda yönettiklerini belirten Kayabaşı, geniş stok yapılarının müşterilere uzun termin süreleri beklemeden ihtiyaç duydukları ürünlere erişim sağladığını ifade etti.

ABC Sac Metal, sıcak haddelenmiş, soğuk haddelenmiş, galvanizli ve boyalı yassı çelik ürünleri ile otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, makine imalatı, çelik konstrüksiyon ve enerji gibi birçok sektöre hizmet vermektedir. Son dönemde yüksek mukavemetli çelikler ve lazer kesime uygun ürünlere olan talebin arttığını gözlemlediklerini aktardı.

2025 yılında operasyonel verimliliklerini artırarak müşteri portföylerini genişlettiklerini belirten Kayabaşı, 2026 yılında dijitalleşme yatırımlarına hız verdiklerini ve depo otomasyonu ile veri analitiği alanında güçlendirme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Ayrıca, lojistik kapasitesini artıracak yeni projeler üzerinde çalıştıklarını da sözlerine ekledi.

Sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konularında da önemli adımlar attıklarını belirten Kayabaşı, enerji verimliliğini artıran uygulamalar, atık yönetimi ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik projeler geliştirdiklerini ifade etti. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmayı ve operasyonların çevresel etkisini azaltmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.

2026 yılının ilk yarısında küresel talebin beklenen seviyeye ulaşmaması ve jeopolitik gelişmelerin sektörü etkilediğini belirten Kayabaşı, yılın ikinci yarısında faiz oranlarındaki normalleşme ve sanayi yatırımlarındaki artışla birlikte talebin daha olumlu bir seyir izlemesini beklediklerini ifade etti.

Avrupa Birliği’nin yeni çelik düzenlemeleri, Türk çelik sektöründe önemli değişimlere yol açabilir. Menşei kurallarının sıkılaşması ve ek vergiler, ihracat odaklı firmalar için yeni maliyetler oluşturabilirken, kaliteli üretim yapan firmalar bu durumu fırsata çevirebilir. Türk çelik sektörünün esnek üretim yapısının doğru stratejilerle rekabet avantajını koruyabileceği düşünülmektedir.

Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve yeşil çelik dönüşümünün sektördeki rekabet gücünü nasıl etkileyeceği konusunda Kayabaşı, bu düzenlemelerin çevre politikası olmanın ötesinde ticaretin yeni kurallarından biri haline geldiğini belirtti. Karbon emisyonlarını azaltan ve enerji verimliliğine yatırım yapan firmaların rekabette öne çıkacağını ifade etti.

Küresel ekonomideki belirsizliklerin tedarik zincirlerini etkilediğini ve hammadde fiyatlarında dalgalanmalara neden olduğunu belirten Kayabaşı, güçlü stok yönetiminin ve alternatif tedarik kaynaklarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Bu durum, sektördeki firmaların doğru risk yönetimi ile daha dayanıklı hale gelmelerini sağlayacaktır.

Sonuç olarak, Türkiye’nin demir-çelik sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırmak için yüksek katma değerli üretime geçişin hızlandırılması, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarının teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayan Kayabaşı, kamu ve özel sektörün ortak hareket ederek dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve nitelikli insan kaynağı alanlarında uzun vadeli stratejiler geliştirmesinin önemine değindi.

Bu adımlar sayesinde sektör, sadece bölgesel değil küresel ölçekte de daha yüksek katma değer üreten ve rekabet gücü yüksek bir yapıya ulaşabilir.

E DERGİ İÇİN TIKLAYINIZ…

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu