Küresel Piyasalarda Petrol Fiyatları Yüksek, Risk İştahı Düşük
Küresel piyasalarda petrol fiyatları yüksek kalmaya devam ederken, risk iştahı zayıf durumda.
Küresel piyasalarda, İran merkezli çatışmaların sona erebileceğine dair artan umutlarla birlikte bir toparlanma gözlemleniyor. Ancak, yüksek petrol fiyatları ve jeopolitik belirsizlikler, yatırımcıların risk iştahını sınırlamaya devam ediyor. Türkiye’de ise Türk Lirası, tahvil ve hisse senedi piyasalarında temkinli bir iyimserlik sergileniyor.
Son günlerde küresel piyasalarda belirleyici olan faktör, İran savaşının sona ermesine yönelik artan beklentiler oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkes çağrısı ve İsrail ile Lübnan arasında sağlanan 10 günlük ateşkes, yatırımcıların risk iştahını artıran önemli gelişmeler arasında yer alıyor. İran’ın Lübnan’a yönelik saldırılarını durdurması şartıyla şekillenen bu süreç, bölgedeki gerilimin azalabileceğine işaret ediyor. Lübnan cephesindeki ateşkesin, ABD-İran müzakereleri önündeki engellerden birini kaldırdığı değerlendiriliyor.
Ancak uzmanlar, bu ateşkesin kırılgan olduğunu belirtiyor. İran’ın süreçten memnun kalmaması durumunda, yeniden baskı kurma ihtimali bulunuyor. Bu nedenle, piyasalarda kritik bir soru, ateşkesin kalıcı olup olmayacağı.
ABD-İran arasında sağlanan geçici ateşkesin sona ermesine kısa bir süre kala, piyasalar uzatma kararına odaklanmış durumda. Önümüzdeki günlerde gelecek haber akışı, küresel varlık fiyatlarının yönü açısından belirleyici olacak. Analistlere göre, ateşkesin uzatılması halinde piyasalarda rahatlama yaşanabilir; aksi takdirde yeni haftada volatilite artabilir. Özellikle petrol fiyatlarının seyri, tüm varlık sınıfları için kritik bir öneme sahip olmaya devam ediyor.
Ateşkes umutları güçlense de petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş henüz görülmüyor. Bunun başlıca nedeni, Hürmüz Boğazı’ndaki arz riskinin devam etmesi. Petrol ithalatçısı ülkeler için bu durum, enerji maliyetlerinde artış, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı ve cari denge üzerinde bozulma riski anlamına geliyor.
Küresel piyasalarda genel görünüm, sınırlı bir iyimserlik sergiliyor. ABD vadeli endeksleri %0,1–0,3 aralığında yükselirken, Japonya borsası %2,5, Çin %0,5 ve Hong Kong %1,5 artış gösterdi. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,29 seviyesinde, Dolar Endeksi ise 98 civarında dengeleniyor. Ons altın fiyatları 4.825 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Bu durum, risk iştahının tamamen geri gelmediğini, ancak panik havasının da dağılmaya başladığını gösteriyor.
Türkiye piyasalarında da benzer bir temkinli iyimserlik gözlemleniyor. Körfez kaynaklı risklerin azalması, TL varlıklarını desteklese de savaş riskinin tamamen ortadan kalkmaması, piyasalarda güçlü bir yükselişi sınırlıyor. Dolar/TL kuru 44,85 civarında işlem görürken, yukarı yönlü eğilim devam ediyor. Dolar Endeksi’nin 98 seviyesinin üzerinde kalması, küresel risk iştahına bağlı olarak yön arayışının sürdüğünü gösteriyor.
Tahvil piyasasında ise faizler yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. 2 yıllık gösterge faizi %39,43, 10 yıllık tahvil faizi ise %32,31 seviyesinde. Merkez Bankası’nın önümüzdeki Para Politikası Kurulu toplantısında faizleri sabit tutması bekleniyor, ancak jeopolitik gelişmelere bağlı olarak bu beklentinin değişebileceği ifade ediliyor.
BIST 100 endeksi 14.201 puanda kapanırken, kısa vadeli görünümde 14.500 seviyesi kritik direnç olarak öne çıkıyor. Piyasalardaki eğilimler arasında kısa vadeli kar realizasyonu, 14.050 – 14.500 bandında dalgalanma ve 15.000 seviyesine doğru potansiyel hareket yer alıyor. Uzmanlar, 13.750 seviyesinin korunmasının yukarı yönlü trend için kritik olduğunu vurguluyor.
Hazine’nin gerçekleştirdiği 5 yıl vadeli tahvil ihalesine yoğun bir talep geldi. Yaklaşık 180 yatırımcının katıldığı ihalede talep, ihraç miktarının yaklaşık 3 katına ulaştı. Bu durum, Türkiye’ye yönelik dış yatırımcı ilgisinin sürdüğüne işaret ediyor.
Sonuç olarak, piyasalar şu aşamada üç ana faktöre odaklanmış durumda: ateşkesin kalıcılığı, petrol fiyatlarının seyri ve küresel merkez bankalarının duruşu. Kısa vadede iyimserlik korunmakla birlikte, risklerin tamamen ortadan kalkmadığı bir denge dönemi yaşanıyor.




