Orta Doğu Krizi Elektrikli Araç Geçişini Hızlandırıyor

Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, elektrikli araç satışlarını artırarak geçiş eğilimini güçlendiriyor.

Allianz Trade’in son raporuna göre, Orta Doğu’daki jeopolitik gerginliklerin etkisiyle artan enerji fiyatları, elektrikli araç (EV) satışlarını küresel ölçekte artırıyor. 2025 yılının zorlu koşullarının ardından, 2026’nın ilk çeyrek verileri dikkat çekici bir toparlanma sürecine işaret ediyor. Avrupa genelinde bataryalı elektrikli araç (BEV) satışları yüzde 19 oranında artış gösterirken, Fransa’da bu oran yüzde 28, Almanya’da ise yüzde 23’e ulaştı.

Raporda, enerji maliyetlerine karşı tüketicilerin daha hassas bir tutum sergilediği belirtiliyor. Yakıt maliyetleri, Avrupa hanelerinin harcama kalemlerinde öncelikli bir yer edinmiş durumda ve ulaşım, bakım gibi birçok hizmette geniş bir etki yaratıyor. Son 20-30 yılda ortalama gelir artsa da, Fransa’da yakıt masrafları, hanelerin ortalama harcanabilir gelirinin yüzde 8’ine kadar çıkmış durumda. Uzmanlar, bu durumun Almanya’da daha düşük olduğunu ifade ediyor. Allianz Trade ekonomistleri, bu maliyetlerin özellikle düşük gelirli haneler için önemli bir sorun haline geldiğini vurguluyor. Akülü elektrikli araçlara geçişin, enerji tasarruflarıyla birlikte Batı Avrupa’da kişi başına ortalama yüzde 4-5 satın alma gücü artışı sağladığı, fiyat dalgalanmaları dönemlerinde ise bu oranın yüzde 5-7’ye kadar çıkabileceği raporda yer alıyor.

Mevcut elektrikli araç ivmesinin sürdürülebilir bir enerji dönüşümüne dönüşebilmesi için dört temel politika öneriliyor. Bunlar arasında yerel batarya üretiminin artırılması, yeterli elektrik şebekesi altyapısının oluşturulması, etkili karbon fiyatlandırma mekanizmalarının uygulanması ve istikrarlı teşvik politikalarının hayata geçirilmesi bulunuyor. Ayrıca, batarya menzillerinin 500 km’yi aşması ve daha hızlı şarj süreleri gibi olumlu gelişmeler de mevcut. Allianz Trade raporuna göre, Avrupa, batarya ve güç aktarım teknolojilerinde Çin’e bağımlı durumda. Bunun yanı sıra, altyapı eksiklikleri giderek daha büyük bir sorun haline geliyor. 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla Avrupa’daki 1,1 milyon şarj noktasının büyük kısmı yalnızca dört ülkede yer alıyor ve bu durum, Avrupa Komisyonu’nun 2030 hedefi olan 3,5 milyon şarj noktasının oldukça gerisinde kalıyor.

Rapora göre, AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) çerçevesinde karbon fiyatlandırmasının güçlendirilmesi ve Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) uygulanması ile BEV payının yüzde 29’dan yüzde 42’ye çıkması mümkün. Ancak bu oran, Net Zero hedefi için gerekli olan yüzde 79 tahmininin altında kalıyor. İyi haber ise batarya maliyetlerinin 2010’dan bu yana yüzde 93 oranında düştüğü ve 2030’a kadar kWh başına 60-70 dolar seviyesine inmesinin beklenmesi. Ayrıca, Avrupa’nın düşük karbonlu elektrik üretim payını 2035 yılına kadar yüzde 70’ten yüzde 80’e çıkarmasının, araç başına elektrikli araç emisyonlarını yüzde 40’ın üzerinde azaltabileceği ifade ediliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu