Almanya’da Şirket İflasları Rekor Seviyede: Acil Önlemler Şart
Almanya’da şirket iflasları son 11 yılın zirvesine ulaştı. DIHK, hükümetin acil önlemler alması gerektiğini vurguladı.
Almanya’da şirket iflasları, son 11 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak endişe verici bir duruma geldi. Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK), hükümetin acil ve somut destek adımları atmaması durumunda iflas dalgasının devam edeceği uyarısında bulundu.
Resmi verilere göre, yalnızca Ekim ayında yerel mahkemelere bildirilen iflas sayısı 2 bin 108 olarak kaydedildi. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,8’lik bir artış anlamına geliyor. DIHK, bu eğilimin yılın son aylarında daha da hızlanacağını belirtiyor.
DIHK Başanalisti Volker Treier, iflas verilerinin artık kronik bir sorun haline geldiğini vurguladı. Treier, “Aylardır şirket iflaslarında yeni rekorlar görüyoruz. Ekim 2025 itibarıyla, iflas nedeniyle kapanan işletme sayısı son 11 yılın zirvesine ulaştı” dedi. Ayrıca, Aralık ayına ilişkin öncü verilere göre, iflas sayılarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,2 arttığını ifade etti.
Almanya ekonomisinin uzun süredir düşük büyüme sarmalından çıkamadığını belirten ekonomik araştırma kuruluşları, hükümetin planladığı kamu harcamaları artışının ekonomik faaliyeti canlandırmada sınırlı bir etki yaratacağını öngörüyor. Treier, şirketleri iflasa sürükleyen sorunların yapısal nitelik taşıdığını ve yüksek enerji maliyetleri, ağır vergi yükü ile bürokratik engellerin özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.
DIHK, iflas dalgasının önüne geçebilmek için hükümetin gecikmeden somut adımlar atması gerektiğini vurguluyor. Treier, “Şirketlerin yaşadığı yapısal sorunlar acilen ele alınmalı. Vergiler, enerji fiyatları ve bürokrasi alanlarında gerçek ve kalıcı rahatlama sağlanmadıkça bu iflas dalgasının durması mümkün görünmüyor” değerlendirmesinde bulundu. Uzmanlar, Almanya’daki iflas artışının yalnızca ulusal bir sorun olmadığını, aynı zamanda Avrupa ekonomisi açısından da risk oluşturduğunu ifade ediyor. Almanya’nın sanayi ve tedarik zincirlerindeki önemi, şirket kapanmalarının bölgesel ve küresel etkiler yaratabileceğine işaret ediyor.




