Türkiye’nin Emisyon Artışını Hedefleyen NDC’sine Dava Açıldı
Türkiye’nin emisyonları artırmayı amaçlayan Ulusal Katkı Beyanı’na karşı Danıştay’da dava açıldı. İptal talep ediliyor.
Hukuk Doğa ve Toplum Vakfı (HUDOTO), Türkiye’nin emisyonlarını azaltmak yerine artırmayı amaçlayan Ulusal Katkı Beyanı’nın iptali için Danıştay’a başvurdu. Türkiye, önümüzdeki Kasım ayında gerçekleştirilecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacakken, Eylül 2025’te duyurduğu Ulusal Katkı Beyanı (NDC) ile ilgili hukuki süreç başlatıldı.
Dava dilekçesinde, Türkiye’nin İkinci Ulusal Katkı Beyanı’nın Paris Anlaşması, İklim Kanunu, Anayasa ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırı olduğu belirtilerek iptal edilmesi talep ediliyor. Dernek, bu dava ile Türkiye’nin iklim değişikliği konusundaki taahhütlerini yeniden gözden geçirmesini ve daha iddialı bir NDC sunmasını amaçladıklarını ifade etti.
Türkiye, 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması’nı 2021 yılında onaylayarak, 2053 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonu hedefi belirlemişti. HUDOTO, 7552 sayılı İklim Kanunu’nun 2 Temmuz 2025’te kabul edilip, bir hafta sonra Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, bu kanunun eşitlik, iklim adaleti ve sürdürülebilirlik gibi ilkeleri ulusal iklim politikasının temel taşları olarak tanımladığını vurguladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bu çerçevede ‘The Second Nationally Determined Contribution (NDC 3.0)’ başlıklı NDC’sini 09.11.2025 tarihinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryasına sunmuştu. İkinci NDC, 2035 yılına yönelik yeni bir sera gazı emisyonu hedefi belirleyerek, emisyonların bu tarihe kadar 643 Mt CO₂e düzeyinde sınırlandırılacağını ifade ediyor. Ancak Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonları 2023 yılında 483 Mt CO₂e seviyesinde bulunuyor. Bu durumda, HUDOTO, İkinci NDC’deki hedefin mevcut emisyon düzeyine göre yaklaşık %33.1 oranında bir artış anlamına geldiğini belirtti.
Dernek, Türkiye’nin Paris Anlaşması’nın ‘küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlama’ hedefine uygun olarak emisyonları azaltmak yerine artırmayı planladığını savunarak, bu durumun hem iç hukuka hem de uluslararası yükümlülüklere açıkça aykırı olduğunu ifade etti. Bu nedenle, Türkiye’nin İkinci Ulusal Katkı Beyanı’nın iptali için Cumhurbaşkanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aleyhine Danıştay’da dava açıldığı bildirildi.




