Orta Doğu Gerilimi Tarım Emtia Fiyatlarını Yükseltiyor

Orta Doğu’daki gerilim, tarım emtia fiyatlarını artırarak küresel gıda tedarikinde sorunlara yol açıyor.

Orta Doğu’daki gerilim, özellikle enerji maliyetleri üzerinden tarım ve gıda üretimini olumsuz etkileyerek, emtia piyasalarında fiyatların yükselmesine neden oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, ardından gelen misillemelerle birlikte, bu durum son bir ayda daha da belirgin hale geldi. Enerji, gıda ve diğer emtia fiyatları üzerindeki baskılar artarken, tedarik zincirlerinde de aksaklıklar yaşandı.

Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri, tarım piyasalarında enerji, gübre ve taşıma maliyetlerinde yeni bir artış dalgası başlattı. Bu gelişmeler, üreticilerin ekim tercihlerini değiştirmesine ve ürün rotasyonlarını yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Piyasalarda sadece ürün arzına yönelik endişeler değil, aynı zamanda artan enerji ve navlun maliyetlerinin tarımsal üretim üzerindeki etkileri de fiyatlamalarda belirleyici bir rol üstlendi.

Yüksek nitrojen gübre maliyetlerinin, mısır ve buğday gibi daha fazla girdi gerektiren ürünler yerine soya fasulyesi gibi daha az gübre kullanılan ürünlere yönelimi hızlandırabileceği öngörülüyor. Yatırımcı beklentilerine göre, ABD’de mısır ekim alanlarının daralması, soya fasulyesi ekim alanlarının ise artması bekleniyor. Tarımsal emtia piyasalarının spot fiyat hareketlerini ölçen S&P GSCI Agriculture Spot Endeksi (SPGSAG), savaş sürecinde yaklaşık %4,1 oranında bir artış gösterdi.

Endeks, 28 Şubat’ta baz alınan en yakın işlem günü olan 27 Şubat’taki 354,47 seviyesinden 27 Mart’ta 368,83 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde Chicago Ticaret Borsası’nda buğday fiyatları %2,3, mısır fiyatları %4,1 ve pirinç fiyatları %3,2 artarken, soya fasulyesi fiyatları %0,3 oranında geriledi. ABD’de Intercontinental Exchange’te ise şeker fiyatları %13,7, pamuk %7,3 ve kahve %6 oranında artış gösterdi. Kakaonun ton başına fiyatı da %11,9 oranında yükseldi. Bu gelişmeler, çiftçilerin girdi maliyetlerinin artmasına bağlı olarak tarım emtia fiyatları üzerinde orta vadede kalıcı bir yukarı yönlü baskı yaratabileceği düşünülüyor.

Resmi Açıklama

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Rahmi İncekara, petrol ve gübre fiyatlarındaki artışın tarım emtiaları üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesinin, küresel enerji ve gübre piyasalarında önemli bir şok yarattığını belirten İncekara, artan maliyetlerin çiftçilerin üretimlerini ve küresel gıda arz güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı. Hürmüz Boğazı’nın, dünya gübre ticaretinin merkezi olduğunu ifade eden İncekara, bu bölgeden geçen gübrelerin dünya genelindeki tedarik zincirine etkisini gözler önüne serdi.

İncekara, 27 Şubat 2026’da ton başına 482,50 dolar olan üre fiyatlarının, mart ortası itibarıyla yaklaşık %50 artarak 720 dolara ulaştığını kaydetti. Artan enerji maliyetleri ve sigorta primlerinin büyük tesisleri üretime ara vermeye zorladığını belirten İncekara, “Dünyayı yeniden bir tarım enflasyonu beklemektedir. Gübre, üre ve enerji hatlarındaki kesintiler, 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna krizinden daha derin bir gıda şoku riski doğurmuştur.” dedi.

İncekara, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların durmasının, küresel nitratlı gübre arzının %38’inin, fosfatlı gübre arzının ise %20’sinin kesintiye uğramasına neden olduğunu ifade ederek, temel tarımsal girdilerin arzında yaşanacak en küçük aksamanın, küresel rekolte tahminlerinde geri dönülemez düşüşlere yol açabileceğine dikkat çekti. İran, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in küresel azotlu gübre piyasasının en büyük tedarikçileri olduğunu belirten İncekara, Kuzey Yarımküre’de ekim sezonunun başlamasıyla birlikte, sevkiyat hatlarındaki her türlü aksamanın tarımsal verimliliği ve gıda arzını doğrudan etkileyeceğini vurguladı.

Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, küresel ekonominin en kırılgan alanlarından birinin tarım ve gıda olduğunu ifade ederek, “Bir aylık dönemde resmi küresel gıda endeksleri henüz savaşın tüm etkisini tam yansıtmamış olsa da, enerji, deniz taşımacılığı ve özellikle gübre piyasalarında çok sert fiyat hareketleri yaşandı. Bu nedenle bugün görülen tablo, doğrudan ‘gıda fiyatları patladı’ tablosundan ziyade, ‘gıda fiyatlarında ikinci tur şokun altyapısı oluştu’ şeklinde okunmalı.” dedi.

Gübre fiyatlarındaki artışın, küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz bir etki yaratacağını belirten Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Kenan Aslanlı, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve bölgedeki enerji altyapılarına yapılan saldırıların, Basra Körfezi’nden ham petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz, gübre ve metal ihracatını durma noktasına getirdiğine dikkat çekti. Aslanlı, “Gübre sektöründe, tıpkı petrolde olduğu gibi, uluslararası düzeyde koordine edilmiş stratejik rezervlerin bulunmaması, arz kesintilerinin yönetilmesini daha da zorlaştırıyor.” ifadelerini kullandı.

ORSAM Kuzey ve Doğu Afrika Çalışmaları Koordinatörü Dr. Kaan Devecioğlu, savaşın ilk ayının, özellikle enerji ve deniz ticareti üzerinden küresel ekonomik sistemde hissedilir bir şok etkisi yarattığını belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki artan risk algısının, tanker sigorta primlerinde artışa ve navlun maliyetlerinde yükselişlere yol açtığını ifade eden Devecioğlu, “Tarım tarafında gübre ve yakıt maliyetlerindeki artış, özellikle ithalata bağımlı Afrika ve Güney Asya ülkelerinde gıda fiyatlarını yukarı yönlü baskılamaktadır.” dedi.

Devecioğlu, savaşın uzamasının yapısal bir maliyet artışına yol açabileceğini belirterek, “Tarım piyasalarında özellikle tahıl ve gübre fiyatlarında yukarı yönlü beklenti oluştu, ancak henüz geniş çaplı bir arz krizi yaşanmadı. Bu tablo, savaşın ilk ayında yüksek riskle birlikte sınırlı yansımaların olduğunu gösteriyor, ancak uzaması halinde etkilerin katlanarak büyüme potansiyeli barındırdığını söyleyebiliriz.” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu