Nikel Paslanmaz, Sakarya ve Dilovası’na 150 Milyon Dolar Yatırım Yapacak
Nikel Paslanmaz, Sakarya ve Dilovası’nda toplam 150 milyon dolarlık paslanmaz çelik yatırımı gerçekleştirerek üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Nikel Paslanmaz, Türkiye’de gerçekleştireceği 150 milyon doları aşan yatırımlarla hem üretim kapasitesini artırmayı hem de paslanmaz çelik alanında stratejik bir dönüşüm sağlamayı planlıyor. Şirket, Sakarya’nın Ferizli ilçesinde kurulacak entegre çubuk üretim tesisi ve yassı ürün yatırımlarıyla üretim altyapısını güçlendirirken, yurtdışında açacağı yeni servis merkezi ile de küresel büyümesini hızlandırmayı hedefliyor.
Nikel Paslanmaz Çelik’in Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, Kocaeli Dilovası ve Sivas’taki mevcut fabrikalarıyla birlikte şirketin yatırım planlarını ve Türkiye’deki paslanmaz çelik üretimine yönelik stratejik hedeflerini paylaştı. Türkiye’nin ikinci büyük paslanmaz çelik servis merkezi konumunda bulunan Nikel Paslanmaz, yeni yatırımlarla kapasitesini artırmayı ve uluslararası pazarlarda büyümeyi amaçlıyor.
Yalgın, 2025 yılı itibarıyla 200 milyon dolar konsolide ciro ve 70 milyon dolar ihracat hedeflediklerini belirterek, 2026 yılı için zorlu koşullara rağmen yüzde 30 büyüme hedefi koyduklarını ifade etti. Yalgın, coğrafyadaki gelişmelerin paslanmaz çeliğe olan talebi artıracağını öngördüklerini ve bunun büyüme hedeflerini destekleyeceğini vurguladı.
Entegre Üretim İhtiyacı
Yalgın, Türkiye’de paslanmaz çeliğin entegre olarak üretilmediğine dikkat çekerek, bu alanda yapılacak yatırımların sektördeki en kritik ihtiyaçlardan biri olduğunu belirtti. Türkiye’nin paslanmaz çelik tüketiminde dünya genelinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yalgın, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 700 bin tonluk ithalat rakamının 1 milyon ton seviyesine ulaşması durumunda entegre bir tesisin kurulmasının ekonomik olarak mümkün hale geleceğini ifade etti. Şirketin amacı, Türkiye’de entegre paslanmaz çelik üretimi sağlamak.
Yalgın, mevcut gümrük vergileri ve antidamping uygulamalarının sanayi üzerindeki olumsuz etkilerine de değinerek, ham maddeye uygulanan yüzde 12 gümrük vergisinin ciddi bir yük oluşturduğunu ve paslanmaz çelik kullanan sektörlerin rekabetçiliğini etkilediğini belirtti. Beyaz eşya ve endüstriyel mutfak gibi sektörlerde ihracat düşüşlerinin bu durumun somut göstergesi olduğunu vurguladı.
Üç Önemli Yatırım
Nikel Paslanmaz, büyüme stratejisi çerçevesinde üç büyük yatırımı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu yatırımların en büyüğü, Sakarya Ferizli’de kurulacak olan yaklaşık 100 milyon dolarlık entegre paslanmaz çelik çubuk üretim tesisi. Yalgın, bu tesisin ergitmeden döküme, sıcak ve soğuk işlemlerden yüzey işlemlerine kadar tüm süreçleri kapsayacağını ve 2028 sonunda devreye alınmasının hedeflendiğini söyledi.
Ayrıca, yıllık 40-50 bin ton kapasiteli ve yaklaşık 50 milyon dolarlık yatırım bedeline sahip yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesisinin 2027 sonunda Dilovası’nda faaliyete geçmesi planlanıyor. Yurtdışında ise İngiltere’nin Manchester/Burnley bölgesinde 4 milyon dolarlık yatırımla 50 bin ton kapasiteli bir paslanmaz çelik servis merkezi kurulacak.
Yalgın, şirketin paslanmaz çelik boru üretiminde de önemli bir başarı sağladığını belirterek, geçmişte tamamen ithal edilen dikişli paslanmaz boru ve profil ürünlerinde ithalatı neredeyse sıfırlama noktasına geldiklerini ifade etti.
Yeni Pazar Arayışları
İhracatta Balkanlar, Kuzey Afrika ve Güney Amerika’nın öne çıktığını belirten Yalgın, özellikle uzun ürün grubundaki artan talep nedeniyle Güney Amerika pazarına odaklandıklarını ifade etti. Avrupa pazarında ise kota ve tarife engelleri nedeniyle daralma yaşandığını, bu sebeple alternatif pazarlara yönelimlerini hızlandırdıklarını söyledi.
Zorlu ekonomik koşullara rağmen yatırımlarına devam etme kararlılıklarını vurgulayan Yalgın, sanayicilerin en büyük sorunlarından birinin yüksek maliyetli finansman olduğunu belirtti. Yalgın, bankaların güvenilir sanayici bulmakta zorlandığını ve güvenilir sanayicilerin de bu maliyetlerle finansman kullanmak istemediğini ifade etti.
Son olarak, Yalgın, tedarik zincirinde bir sorun yaşanmadığını ancak navlun fiyatlarında ciddi bir artış olduğunu belirtti. Türkiye’nin bu süreçte avantajlı bir konumda olduğunu sözlerine ekledi.




