Gelişen Piyasalara Rekor Yatırım: Doların Etkisi

Gelişen piyasalara ocak ayında rekor düzeyde yatırım girişi oldu. Doların zayıflaması ve cazip değerlemeler yatırımcıları çekiyor.

Gelişen piyasalara olan yatırımcı ilgisi, ocak ayında önemli bir artış göstererek MSCI Gelişen Piyasalar endeksini izleyen fonlara 20,6 milyar doları aşan bir yatırım girişi sağladı. Küresel belirsizliklerin etkisiyle yatırımcılar, hem hisse senetlerine hem de güvenli limanlara yönelirken, zayıflayan dolar ve cazip değerlemeler gelişen piyasaların öne çıkmasına neden oluyor.

Yatırımcıların gelişen piyasalara yönelimi, rekor seviyelere ulaştı. MSCI Gelişen Piyasalar endeksini takip eden borsa yatırım fonlarına (ETF) ocak ayında 20,6 milyar dolardan fazla net giriş gerçekleşti. Bu durum, gelişen piyasalar fonlarının üst üste 12. ayda da yatırımcı çektiğini gösteriyor. Ocak ayındaki girişler, önceki iki ayın toplamının yaklaşık üç katına ulaşırken, 2018’de kaydedilen önceki zirvenin de iki katını geçti. Endeks, 2025 yılı genelinde toplam 33,57 milyar dolarlık yatırım girişi sağladı.

MSCI Gelişen Piyasalar ETF’leri, ocak ayında gelişen piyasalara yönelen toplam fon girişlerinin %43’ünü oluşturdu ve bu, fonun 2012 yılındaki kuruluşundan bu yana kaydedilen en güçlü aylık giriş oldu. Söz konusu ETF’ler, ocak ayında %8,8’in üzerinde değer kazanarak, 2012’den bu yana yıla en güçlü başlangıcını yaptı.

JPMorgan, geçen hafta gelişen piyasa hisse senedi fonlarının tarihteki en yüksek haftalık girişlerinden birini kaydettiğini belirtti. Yıl başından bu yana gelişen piyasa hisselerine yönelen toplam sermaye 39 milyar doları aştı. Kuzey ve Güneydoğu Asya odaklı gelişen piyasa hisselerine ise ocak ayında 3,3 milyar dolar giriş oldu ve bu rakam bir önceki döneme göre %6,5’lik bir artış gösterdi.

Aberdeen Investments’ta çoklu varlık çözümleri küresel başkan yardımcısı Ray Sharma-Ong, jeopolitik belirsizliklere rağmen Asya gelişen piyasalarının 2026’da genel gelişen piyasaların üzerinde bir performans sergileyebileceğini ifade etti. Bu büyümenin, yapay zekâ yatırımları, istikrarlı kredi koşulları ve Çin’in bölgedeki dengeleyici rolü sayesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Yatırım Şirketleri Birliği (AIC), 2025’te özellikle gelişen piyasaların ABD hisselerinden daha iyi bir performans sergileyeceğini vurguladı. AIC’ye göre, ABD Başkanı Donald Trump döneminde ABD dışı varlıkların cazibesi artarken, gelişen piyasaların 2026’da en iyi performans gösteren bölge olması bekleniyor. AIC İletişim Direktörü Annabel Brodie-Smith, yatırımcıların ABD’yi tamamen terk etmediğini ancak risklerini yaydığını belirtti.

Gelişen piyasalara yönelimin arkasında, 2026 başında jeopolitik belirsizliklerin kısmen azalması da etkili. Özellikle Trump yönetiminin Avrupa’ya yönelik gümrük tarifesi tehditlerini askıya alması, küresel risk iştahını destekliyor. Orta Doğu’daki gerilimler ve ABD’nin Latin Amerika politikaları sürerken, yatırımcılar daha iyi risk-getiri dengesi sunduğu düşünülen gelişen piyasalara yöneliyor.

ABD doları, 2025 yılında gelişmiş ülke para birimlerine karşı %9’dan fazla değer kaybederken, gelişen piyasa para birimleri endeksi %7’nin üzerinde yükseldi. Bu, 2017’den bu yana kaydedilen en güçlü performans olarak öne çıkıyor. Zayıf dolar beklentisi, yatırımcıları gelişen piyasalara yönlendirirken; S&P 500 endeksi geçen yıl %16,4, MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi ise %30,6 oranında yükseldi. Bestinvest’ten Jason Hollands, zayıf doların Asya ve gelişen piyasalar için önemli bir teşvik anlamına geldiğini belirterek, bu yıl portföylerde gelişen piyasa ağırlığının artırılabileceğini savundu.

Baron & Grant’ten Tom Poynton’a göre, zayıf dolar yalnızca gelişen piyasaları değil, değerli metalleri de destekliyor. Poynton, yatırımcıların para birimi değer kaybı ve jeopolitik risklere karşı korunma arayışıyla altını rekor seviyelere taşıdığını ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu