Buğdayda Su Yetersizliği Tehlikesi: Verim Yüzde 40 Düşebilir
İklim değişikliği nedeniyle buğdayda su yetersizliği verimi yüzde 40 azaltabilir. Uzmanlar uyarıyor.
Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Zaimoğlu, gelecekte buğday üretiminin su yetersizliği nedeniyle ciddi bir tehdit altında olduğunu ifade etti. 2098 yılına kadar buğdayın, mevcut koşullarda yetiştirilebilmesi için yüzde 20 daha fazla suya ihtiyaç duyulacağını belirten Zaimoğlu, bu ihtiyacın karşılanmaması durumunda verim kaybının yüzde 30 ila 40 arasında olabileceğini vurguladı.
İklim değişikliğinin buğday üretimini tehdit eden faktörlerden biri olduğunu dile getiren Zaimoğlu, küresel sıcaklıkların her bir santigrat derece artışının buğday veriminde yaklaşık yüzde 6’lık bir azalmaya yol açabileceğini kaydetti. Bu durum, dünya genelinde temel gıda kaynaklarından birinde büyük kayıplara neden olma potansiyeli taşıyor.
Prof. Dr. Zaimoğlu, Adana ili üzerine yaptıkları “İklim Değişikliğinin Buğday Tarımına Etkileri: CROPWAT Modeli Analizi” başlıklı araştırmanın bulgularını paylaştı. Türkiye’de yetiştirilen buğdayın yarısından fazlasının yağışa bağımlı kuru tarım yöntemleriyle üretildiğini belirten Zaimoğlu, iklim değişikliğinin bu alanlardaki verim ve kalite kayıplarını artırdığını ifade etti.
Akdeniz havzasında yetiştirilen gıda bitkilerinin iklim değişikliğinden olumsuz etkilendiğine dikkat çeken Zaimoğlu, dünya genelinde insanların 200’den fazla bitkiyi tüketme imkânı bulmasına rağmen buğday, pirinç ve mısırın insan beslenmesinde yüzde 60’lık bir paya sahip olduğunu belirtti. Bu nedenle bu ürünlerin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğini ve su ihtiyaçlarının nasıl değişeceğini modellemeye çalıştıklarını söyledi.
Zaimoğlu, tarımın iklim değişikliğine uyum sağlaması için iklim ve bitki modellerinin birlikte kullanılmasının önemine değindi. Bu bağlamda, Dünya Tarım Örgütü’nün ürünlerin büyüme ve verimini iklim, toprak ve tarımsal uygulamalara göre simüle eden “crop” modeli üzerinde çalıştıklarını aktardı.
İklim Senaryoları ve Gelecek
Zaimoğlu, en olumlu iklim senaryosunun geride kaldığını ve mevcut senaryoların da aşıldığını belirterek, en kötü senaryonun artık olası bir gerçeklik haline geldiğini ifade etti. 2098 yılı için en kötü iklim senaryosunda buğdayın su ihtiyacındaki artışı incelediklerini belirten Zaimoğlu, mevcut koşullarda buğday yetiştirmenin mümkün görünmediğini dile getirdi.
Bitkilerin su talebindeki artışın, gelecekteki sıcaklık şoklarının buharlaşmayı artırmasından kaynaklandığını kaydeden Zaimoğlu, buğday tanelerinin dolum sürecinde sıcaklık şoklarıyla karşılaştıklarında verim kaybı yaşandığını vurguladı. Yüzde 20’lik su ihtiyacının karşılanmaması durumunda verim kaybının yüzde 30 ila 40 arasında olabileceğini yineledi.
İklim değişikliğinin ekim dönemlerini de etkilediğine dikkat çeken Zaimoğlu, tohumun toprakla buluşması için optimum sıcaklıkların iklim değişikliği nedeniyle üç haftaya kadar değişebileceğini belirtti. Bazı yıllarda ekimlerin daha erken, bazı yıllarda ise daha geç gerçekleşebileceğini ifade etti.
Tarımda Su Yönetimi Önerileri
Tarımsal üretimde iklim değişikliğiyle mücadele için ulusal ve uluslararası düzeyde önlemlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Zaimoğlu, yerel ölçekte erken uyarı sistemleri ve dijital tarım uygulamaları gibi kritik önlemlerin geliştirilmesi gerektiğini önerdi. Ayrıca, sulama sistemlerinde kayıpların önlenmesi, toprakta organik maddenin artırılması ve bitki örtüsünün iklime daha uyumlu hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Zaimoğlu, tarımsal üretimde ürün bazlı planlamanın önemine de dikkat çekerek, üretim yapılırken bölgedeki su miktarının dikkate alınmasının sektöre fayda sağlayacağını ifade etti. Araştırmaya, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Burak Şen ve Çukurova Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Hatice Akmaz da katkı sağladı.




