Kuru Meyve Sektörü İlk Çeyrekte 404 Milyon Dolar Gelir Elde Etti
Kuru meyve ve mamulleri sektörü, yılın ilk çeyreğinde 404 milyon 460 bin dolar gelir elde etti.
Kuru meyve ve mamulleri sektörü, 2023 yılının ilk üç ayında toplamda 404 milyon 460 bin dolar ihracat geliri elde etti. Bu dönemde en yüksek gelir, 106 milyon dolarla çekirdeksiz kuru üzümden sağlandı.
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) tarafından sağlanan verilere göre, sektör, ocak ile mart ayları arasında 120 farklı ülke ve serbest bölgeye toplam 75 bin 866 ton ürün gönderdi. Kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, Antep fıstığı, badem, ceviz, leblebi ve elma kurusu gibi birçok ürün bu sektörde yer almakta ve toplamda 404 milyon 460 bin dolar gelir sağlanmıştır.
Çekirdeksiz kuru üzüm, 106 milyon dolarla en fazla gelir getiren ürün olurken, bunu 97 milyon dolarla kuru incir ve 66 milyon dolarla kuru kayısı takip etti. Antep fıstığı ise 32 milyon dolarlık bir gelir elde etti.
Avrupa Pazarında Yoğun Talep
Sektör, en fazla talebi Avrupa ülkelerinden gördü ve bu bölgeye 176 milyon 929 bin dolarlık ürün satışı gerçekleştirildi. Almanya, en büyük pazar konumunda olup, bu ülkeye 56 milyon dolarlık ürün gönderildi. Almanya’nın ardından İngiltere 45 milyon dolarlık, ABD 38 milyon dolarlık ve Fransa 31 milyon dolarlık ihracatla takip etti.
Ege Bölgesi İhracatta Öne Çıkıyor
Bazı birlikler arasında en yüksek ihracatı 248 milyon dolarla EİB üyesi firmalar gerçekleştirdi. EİB’in toplam ihracattaki payı ise yüzde 61,5 olarak kaydedildi. EİB’i 69 milyon dolarla Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri izledi.
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, üzüm ve incir gibi ürünlerin dünya genelinde belirli bir tüketim kültürüne sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin bu ürünlerdeki avantajını vurgulayan Işık, “İlk çeyrekte 404 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Geçen yıla göre miktar ve değer bazında bir düşüş yaşadık. Ancak birim fiyatlarını artırarak kendimizi koruyabildik. Geçen yıl nisan ayında don olayı ile karşılaştık” şeklinde konuştu.
Işık, zirai don ve kuraklık gibi olumsuz etkenlere karşı kuru meyve üretiminde lisanslı depoculuğun, AR-GE faaliyetlerinin ve ihtisas borsalarının önemine dikkat çekti. Bu alanda daha fazla çalışma yapılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, hava olaylarının ve iklim değişikliklerinin üretim üzerindeki etkilerine de vurgu yaptı. “Hava koşulları şu anda iyi gidiyor. Eğer eylül, ekim, kasım ve aralık aylarını verimli bir şekilde geçirirsek, mahsulümüzü alarak bu dönemdeki kayıpları telafi edebiliriz” dedi.




