İsrailli Analistler: Savaşın Tek Kazananı İran
İsrailli analistler, savaşın tek kazananının İran olduğunu ve hedeflere ulaşılamadığını belirtiyor.
Sosyal medyada yayımlanan bilgilere göre, İsrailli analistler, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik yürüttüğü savaşın, belirlenen hedeflere ulaşamadığını ve bu süreçte tek kazananın İran olduğunu vurguluyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 19 Mart’ta savaşın amaçlarını İran’ın nükleer ve balistik füze programlarının ortadan kaldırılması ve mevcut rejimin devrilmesi olarak açıklamıştı. Ancak, 28 Şubat’ta başlayan ve binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan savaşın sona erdirilmesi için ABD ile İran arasında bu sabah iki haftalık bir ateşkes ilan edildi.
İsrail gazetesi Maariv’in askeri analisti Avi Aşkenazi, geçici bir anlaşma olmasına rağmen, sahada yalnızca İran ve müttefiklerinin kazançlı çıktığını ifade etti. Aşkenazi, İsrail ve ABD’nin savaşı kaybettiğini ve bunun sonuçlarının önümüzdeki yıllarda hissedileceğini belirtti. İran, Körfez’deki etkili konumunu güçlendirirken, ABD’ye karşı önemli bir taktiksel başarı elde ettiğini savundu.
Aşkenazi, İran’ın, ABD’ye kendi hazırladığı bir anlaşmayı kabul ettirdiğini ve 41 gün süren çatışmalara rağmen Tahran yönetiminin ayakta kaldığını, saldırılarına devam ettiğini kaydetti. Ayrıca, İran’ın İsrail ve ABD’yi, Tahran’ın değil, Washington ve Tel Aviv’in teslimiyet şartlarını kabul etmeye zorladığını belirtti. Savaş hedeflerinden vazgeçilmesinin İran yönetimini galip konuma taşıdığını vurguladı.
İran’daki Ayetullahlar rejiminin savaştan sağ çıktığını ve genç bir nesilden destek gördüğünü ifade eden Aşkenazi, bu neslin daha radikal eğilimler taşıdığını da sözlerine ekledi. Nükleer dosyaya da değinen Aşkenazi, İran’ın 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmediğini, anlaşmanın yalnızca zenginleştirme oranının düşürülmesi ve sivil nükleer programın görüşülmesini öngördüğünü aktardı.
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki etkisi hakkında da konuşan Aşkenazi, İran’ın bölgedeki baskın güç olduğunu ve Hürmüz’den geçiş için ücret talep eden ülke olarak tanındığını belirtti.
İsrail’de yayın yapan Walla sitesinin analisti Eidan Kevler, Trump’ın yeniden savaşa dönmek istemediğini, bu durumun ateşkes sonrası petrol fiyatlarındaki düşüşle bağlantılı olduğunu ifade etti. İsrail’de savaşın bazı kazanımları olmasına rağmen İran tehdidinin devam ettiğine dair endişeler olduğunu belirten Kevler, Trump ile İran arasında yapılan anlaşmanın İsrail’in bilgisi dışında hazırlandığı için şüpheyle karşılandığını aktardı.
Kevler, Netanyahu’nun ateşkesi istemediğini ve Trump’ı askeri baskıyı sürdürmeye teşvik ettiğini öne sürdü. Savaşın İran’ın füze kapasitesine zarar verdiğini, ancak bunun ağır bir bedelle gerçekleştiğini dile getiren Kevler, İsrail’de can kayıpları, yıkım ve iç cephede ciddi hasar olduğunu kaydetti. Hem ABD’de hem de İsrail’de yaklaşan seçimlerin siyasi hesapları etkilediğini belirten Kevler, Trump’ın Kasım’daki ara seçimler öncesinde siyasi kazanç elde etmek istediğini, Netanyahu’nun ise Washington ile açık bir krizden kaçınmak zorunda olduğunu ifade etti.
Haaretz gazetesinin askeri analisti Amos Harel, savaşın şu ana kadarki sonuçlarının umut verici olmadığını, İran rejiminin iktidarda kalmaya devam ettiğini ve 440 kilogram zenginleştirilmiş uranyum için bir çözüm bulunamadığını belirtti. Harel, Netanyahu’nun çevresinin savaş için belirlediği hedeflerin hiçbirine ulaşılamadığını vurguladı.
Ateşkesin çökmesi halinde çatışmaların yeniden başlayabileceğine dikkat çeken Harel, savaşın İsrail’in ABD nezdindeki konumuna da zarar verdiğini ve Tel Aviv’in Washington’ı gereksiz bir savaşa sürüklemekle suçlanabileceğini aktardı. Ayrıca, İsrail iç cephesinin ciddi zarar gördüğünü ve kuzeyde Hizbullah ile yaşanan gerilimin güvenlik risklerini artırdığını ifade etti. Öte yandan, İsrail muhalefeti ateşkes sonrası Netanyahu’ya yönelik eleştirilerini artırarak, hükümeti başarısızlıkla suçladı.



