ABD-İran Gerilimi Küresel Piyasalarda Dalgalanmalara Neden Oluyor

ABD ve İran arasındaki gerilim, küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açıyor. Enerji fiyatları ve yatırımcı güveni üzerindeki etkileri inceleniyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son saldırıları, Orta Doğu’daki gerilimi artırarak küresel piyasalarda dalgalanma riskini yükseltti. Enerji fiyatları, döviz kurları, güvenli liman varlıkları ve bölge borsaları üzerindeki etkiler, yatırımcıların dikkatini çekiyor. Uzmanlar, çatışmanın süresi ve petrol arzına olan etkisinin fiyatlamalar üzerinde belirleyici olacağını belirtiyor.

Petrol fiyatları, Orta Doğu’daki her askeri gerilimde olduğu gibi piyasanın ilk tepkisi olarak öne çıkıyor. İran, dünya petrol arzında önemli bir paya sahip bir üretici konumunda bulunuyor ve dünya petrol arzının yaklaşık %20’si Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Brent petrol fiyatı, son olarak varil başına 73 dolar civarında işlem görmekte ve yıl başından bu yana yaklaşık %20 artış göstermiştir. Ancak analistler, çatışmanın petrol akışını etkileyebileceği durumlarda fiyatların daha da yükselebileceği konusunda uyarıyor.

Bazı büyük petrol şirketleri ve ticaret evlerinin Hürmüz Boğazı üzerinden ham petrol ve yakıt sevkiyatlarını geçici olarak askıya aldığı bildiriliyor. Bu tür adımlar, arz tarafında psikolojik bir baskı yaratıyor.

Jeopolitik kriz dönemlerinde yatırımcıların yöneldiği güvenli limanlar da tekrar gündeme geldi. İsviçre frangı yıl başından bu yana dolar karşısında %3 değer kazanırken, altın fiyatları 2026’da %22 artışla rekor seviyelere yaklaştı. Gümüş de benzer şekilde güçlü bir performans sergiliyor. ABD tahvillerine olan talep artarken, getirilerde bir düşüş gözlemleniyor. Ancak bitcoin, artık güvenli liman olarak görülmemekte ve son iki ayda değerinin dörtte birini kaybetti.

Orta Doğu borsaları, yatırımcı duyarlılığı açısından önemli bir gösterge olmaya devam ediyor. Suudi Arabistan ve Katar borsalarının performansları, gerilimin etkilerini yansıtacak önemli sinyaller verebilir. Suudi Arabistan’ın ana endeksi son beş günde %1,3 gerilerken, Dubai borsasında da düşüş yaşandı. Uzmanlar, çatışmanın tırmanması durumunda Körfez hisselerinde %3-5 oranında bir düşüş olabileceğini öngörüyor.

Hava yolu şirketleri, Orta Doğu hava sahasında yaşanan kapanmalar nedeniyle uçuş iptallerine başladı. Çatışmanın yayılması halinde havayolu hisselerinde baskı artabilirken, Avrupa savunma şirketlerinde talep artışları gözlemlenebilir. Yıl başından bu yana savunma endekslerinde çift haneli yükselişler dikkat çekiyor.

ABD-İran nükleer müzakerelerinin seyri, petrol piyasasında sistematik fiyat dalgalanmalarına yol açıyor. Analistler, dört temel senaryo üzerinde duruyor: kapsamlı bir anlaşma, müzakerelerde çıkmaz, sınırlı askeri eylem ve uzatılmış bölgesel savaş. Bu senaryolar, petrol fiyatlarının 55 dolardan 150 dolara kadar değişen aralıklarda dalgalanmasına neden olabilir.

Uzun süreli yüksek petrol fiyatlarının küresel enflasyonu yeniden yukarı itmesi, merkez bankalarının faiz indirim planlarını geciktirmesi ve gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde baskı yaratması bekleniyor. Bu nedenle, ABD-İran gerilimi sadece bölgesel bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda küresel makro dengeleri etkileyen bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor.

Piyasalar için en önemli soru, gerilimin sınırlı kalıp kalmayacağı ve petrol arzını kalıcı şekilde bozup bozmayacağıdır. Petrol fiyatı, bu sorunun en belirgin göstergesi olmaya devam edecek. 80 dolar seviyesi psikolojik bir eşik olarak görülürken, 100 dolar üzerindeki fiyatlamalar, küresel enflasyon ve faiz beklentilerini köklü bir şekilde değiştirebilir.

Önümüzdeki günlerde Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat akışı, Orta Doğu borsalarının performansı ve petrol piyasasındaki işlem hacmi, yatırımcıların risk iştahını belirleyen ana göstergeler olacaktır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu