Tarımın Geleceği Kadınlar, Gençler ve Teknolojiyle Şekillenecek
Tarım sektöründe kadın ve genç istihdamının artırılması, gelecekteki sürdürülebilirlik için kritik bir öneme sahip.
Tarım sektörü, iklim değişikliği, yükselen enerji maliyetleri, jeopolitik gerginlikler ve tedarik zincirindeki aksamalar gibi çok sayıda zorlukla karşı karşıya. Bu durum, gübre fiyatlarından üretim maliyetlerine kadar birçok alanda etkisini gösterirken, insan kaynağının sektördeki sürdürülebilirlik açısından önemi de giderek artıyor.
SKD Türkiye ve Alarko Holding iş birliğiyle hazırlanan “Tarımda Kadın ve Genç İstihdamının Güçlenmesi” raporu, bu durumu sahadan elde edilen verilerle gözler önüne seriyor. Ege, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde gerçekleştirilen araştırmaya yaklaşık 400 sektör paydaşı katıldı. Türkiye’de tarım sektöründe çalışan kişi sayısının yaklaşık 5 milyon olduğu belirtilirken, son on yılda tarımın toplam istihdam içindeki payının yüzde 20’lerden yüzde 15’in altına düştüğü kaydedildi. Kadınların tarımdaki istihdamı 2,3 milyon ile sektörün neredeyse yarısını oluşturuyor; ancak bu kadınların büyük bir kısmı kayıt dışı, güvencesiz ve ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor.
Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, tarımda kadın istihdamının üretim ve verimlilik açısından kritik bir konu olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını “Kadın Çiftçiler Yılı” olarak ilan etmesiyle birlikte, kadınların tarımdaki rolünün daha görünür hale geldiğini ifade eden Yıldız, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü verilerine atıfta bulunarak, “Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanabilirse, 45 milyon kişi gıda güvensizliğinden kurtulabilir ve tarımsal verimlilik yüzde 30 oranında artabilir” dedi. Türkiye’de istihdam edilen her 10 kadından 1,8’inin tarım sektöründe çalıştığını hatırlatan Yıldız, erkeklerde bu oranın 1,2 olduğunu belirtti. “Tarım ve kadın denilince aklımıza genellikle güvencesiz ve ücretsiz aile işçisi geliyor. Bu durumun değişmesi gerekiyor” diyen Yıldız, Alarko Tarım Grubu’nda modern seracılık, gıda sanayi, mikro granül gübre ve tohum ıslahı alanlarında kadın çalışan oranının yüzde 75’e ulaştığını aktardı.
Bu alandaki çalışmalardan biri de Habitat Derneği ile yürütülen Girişim Öncüleri Programı. Eğitim, mentorluk, finansman, markalaşma ve iş birliği fırsatlarını bir araya getiren bu program sayesinde 4 binden fazla kadına ulaşıldı ve 40 girişime doğrudan destek sağlandı. Geçtiğimiz yıl Alarko Tarım Grubu’nun da programa dahil edilmesiyle birlikte “Tarımda Kadın Gücü” başlığı altında modern tarım teknolojileri, sürdürülebilir üretim ve katma değerli iş modelleri geliştiren girişimlerin desteklenmesine başlandı.
Tarımda nitelikli iş gücü sorunu, gençlerin sektöre kazandırılmasıyla da bağlantılı. Raporda, gençlerin eğitim, teknoloji ve girişimcilik alanlarında güçlü bir destek ihtiyacı olduğu vurgulanıyor. Gençlerin yüzde 64’ünün girişimcilik eğitimine ilgi göstermesi, tarımda yeni iş modelleri geliştirebilecek bir kuşağın destek beklediğini ortaya koyuyor. Ancak mesleki gelişim imkanlarını yeterli bulanların oranı sadece yüzde 25 seviyesinde kalırken, tohum ıslahı konusunda katılımcıların yüzde 52’sinin “fikrim yok” yanıtını vermesi, bilgiye erişim ve uygulamalı eğitim ihtiyacını da gözler önüne seriyor.
Ümit N. Yıldız, Türkiye’nin tarım potansiyelini geleceğe taşımak için üretim modellerinin yeniden tanımlanması gerektiğini belirtti. “Türkiye önemli bir tarım bölgesi, ancak bu özelliğimizi sürdürebilmek için geleneksel bilgileri modern teknolojilerle birleştirerek üretim modellerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz” dedi. Bu dönüşümün bilgi ve yetkinlik açığının kapatılması, tarım sektöründe ekonomik ve sosyal zeminin güçlendirilmesi ve girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi gibi üç ana eksende ele alınması gerektiğini ifade eden Yıldız, Alarko Tarım Akademisi ile bu ihtiyaca yanıt vermeyi hedeflediklerini belirtti.
Artan enerji maliyetleri, tarımda sadece üretim giderlerini değil, gübre fiyatları üzerinden gıda maliyetlerini de doğrudan etkiliyor. Gübre üretiminin enerji yoğun bir süreç olduğunu hatırlatan Yıldız, enerji dalgalanmalarının tarımsal üretim maliyetlerine ve gıda fiyatlarına yansıdığını belirterek, “Bu durumu enerji-tarım ilişkisini yeniden tanımlamayı gerektiren yapısal bir eşik olarak değerlendiriyoruz” dedi. Alarko Tarım Grubu’nun bu alandaki en önemli yatırımlarından biri olan Palmira Agro Tesisi, Avrupa’nın en büyük mikro granül gübre fabrikası olma özelliğini taşıyor. Yıldız, bu tesisin hibrit üretim modeli kullandığını ve geleneksel yöntemlere göre yüzde 65 daha az enerji, yüzde 70 daha az su tükettiğini ve yüzde 65 daha düşük karbondioksit emisyonu yarattığını aktardı. Tesisin mevcut üretiminin büyük bir kısmı güneş enerjisi ile gerçekleştiriliyor.
Alarko Tarım Grubu’nun sürdürülebilirlik öncelikleri arasında suyun ve gübrenin akıllı yönetimi, temiz enerji kullanımı, kalıntısız ve güvenli gıda üretimi ile iklim dirençli bir ekosistem oluşturulması yer alıyor. Türkiye’de 1.200 dönüm modern sera alanındaki üretimin yanı sıra, Kazakistan’da ilk etapta 400 dönümlük sera yatırımı gerçekleştirildi. Yıldız, 2028 yılı sonuna kadar dünyanın en büyük modern sera işletmecileri arasında yer almayı hedeflediklerini söyledi. Alsera seralarında ileri teknoloji üretim modelleri ile yüzde 72’ye varan kaynak verimliliği sağlandığını belirten Yıldız, su geri kazanımına yönelik çalışmalarla bu oranın yüzde 90’lara kadar çıkarılabildiğini ifade etti. Seralarda biyolojik ve dijital çözümler bir arada kullanılırken, kalıntısız ürünler başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere 30’dan fazla ülkeye ihraç ediliyor.
Alarko’nun üretim modelinde döngüsel ekonomi de önemli bir yer tutuyor. Seralarda drenaj suyu ileri filtrasyon teknolojileriyle geri kazanılarak yeniden üretime dahil edilirken, yağmur suyu da sisteme kazandırılıyor. Üretim sırasında ortaya çıkan bitki atıkları, kompost ve farklı tarımsal uygulamalarda değerlendiriliyor. Tarımda dönüşümün yalnızca teknoloji yatırımlarıyla sınırlı olmadığını belirten Yıldız, kadınların kayıtlı istihdama eriştiği, gençlerin teknoloji ve eğitimle sektöre dahil olduğu bir yapının, tarımın geleceği açısından belirleyici olacağını vurguladı.




