Borsa İstanbul’da Mayıs Ayı Stratejisi: Yükseliş Sürüyor, Ancak Riskler Artıyor
Borsa İstanbul’da mayıs ayında yükseliş potansiyeli sürerken, jeopolitik riskler ve enflasyon baskıları yatırımcıları endişelendiriyor.
Jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel merkez bankalarının temkinli duruşu, mayıs ayında piyasalardaki yönü belirlemeye devam edecek. Analistler, Borsa İstanbul’da orta ve uzun vadede yükseliş potansiyelinin sürdüğünü belirtirken, kısa vadede dalgalı bir seyir bekliyor. BIST-100 için 12 aylık hedef 16.300-16.500 puan aralığında kalırken, savaşın uzaması, yüksek enflasyon ve zayıf yabancı yatırımcı girişleri gibi riskler öne çıkıyor.
Nisan ayında Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve enerji arzı konusundaki endişeler, küresel piyasalarda önemli bir gündem maddesi oldu. Özellikle ABD ile İran arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları, petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açarak yatırımcıların risk iştahını sınırladı. Analistler, savaşın uzamasının enerji fiyatları üzerinden küresel enflasyon görünümünü tehdit ettiğini vurguluyor.
Bu durum, merkez bankalarının faiz indirim sürecine yönelik beklentileri de etkiliyor. ABD’nin bölgedeki askeri varlığını sürdürmesi, Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri piyasalarda temkinli bir hava yaratıyor. Ancak nisan ayı boyunca artan diplomatik temaslar ve müzakerelere dair haberler, zaman zaman risk iştahını destekledi. Yine de ateşkes sürecine rağmen taraflar arasındaki belirsizlikler, piyasalardaki kırılgan yapıyı değiştirmedi.
Mayıs ayında, küresel piyasaların yönünü belirleyecek başlıca faktörler arasında İran savaşı, petrol fiyatları, ABD dış politikası ve küresel ticaret gerilimleri yer alıyor. Küresel para politikası açısından büyük merkez bankaları, temkinli duruşlarını korumaya devam ediyor. Federal Reserve, nisan toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutarken, Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası da faiz oranlarını sırasıyla yüzde 2,15 ve yüzde 3,75 seviyelerinde bıraktı.
Avrupa ve Asya’da ekonomik büyümeye dair aşağı yönlü riskler dikkat çekiyor. Euro Bölgesi’nde açıklanan veriler, ekonomik aktivitenin zayıf kaldığını gösterirken, sanayi üretimi ve dış ticaret verileri bu durumu destekliyor. Çin’de ise büyümeyi destekleyici teşvik beklentileri gündemde kalmaya devam ediyor. Japonya’da ise mevcut para politikası duruşunda belirgin bir değişiklik görülmüyor. Analistler, gelişmiş ekonomilerdeki belirsizliklerin küresel piyasalar üzerindeki baskıyı sürdüreceğini düşünüyor.
Yurt içinde ise piyasanın odağında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yer alıyor. TCMB, nisan ayı toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı ve böylece mart ayında ara verilen faiz indirim süreci devam ettirilmedi. Bu karar sonrası piyasalarda faiz indirimi beklentileri haziran ayı ve sonrasına ertelendi. TCMB’nin mesajlarında enflasyon görünümünün yakından takip edildiği, gerekirse ek sıkılaşma yapılabileceği ve sıkı para politikasının korunacağı vurgulandı.
Küresel risklere rağmen Borsa İstanbul, nisan ayında güçlü bir performans sergiledi. BIST 100 endeksi, 27 Nisan’da 14.621 puana ulaşarak TL bazında tarihi zirvesini yeniledi ve nisan ayını yüzde 12,91’lik bir artışla 14.442 puandan kapattı. Sektörel bazda sanayi endeksi yüzde 12,27, bankacılık endeksi ise yüzde 9,57 değer kazandı. Analistler, özellikle mart ayında yaşanan sert satışların önemli ölçüde telafi edildiğini belirtiyor.
Mayıs ayında piyasalarda dalgalı bir seyir bekleniyor. Uzmanlar, ABD’nin enflasyon ve istihdam verileri, Fed Başkanı değişimi, TCMB’nin enflasyon raporu, jeopolitik gelişmeler ve sermaye akımlarının piyasalardaki ana gündem başlıkları olacağını öngörüyor. 14 Mayıs’ta açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu’nun faiz beklentileri açısından kritik bir öneme sahip olduğu ifade ediliyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden artıp artmayacağı da piyasanın yönü açısından belirleyici olacak.
Analistler, jeopolitik risklerde bir gerileme yaşanması durumunda orta ve uzun vadede Türk hisse senetleri için olumlu bir görünümün korunacağını düşünüyor. Bu çerçevede BIST-100 için 12 aylık hedef 16.300-16.500 puan aralığında kalıyor ve mevcut seviyelere göre yaklaşık yüzde 14-20 arasında bir yükseliş potansiyeline işaret ediyor. Ancak, İran savaşı sonrası şirket kâr beklentilerinde aşağı yönlü revizyonlar dikkat çekiyor. Bankalarda yaklaşık yüzde 12, havacılık sektöründe ise yüzde 50’ye varan kâr düşüşleri yaşanabileceği öngörülüyor. Genel olarak, 2026 şirket kâr tahminlerinde yaklaşık yüzde 7’lik bir aşağı yönlü revizyon bekleniyor.
Piyasalara yönelik temel riskler arasında İran savaşının uzaması, beklenenden yüksek enflasyon, zayıf yabancı yatırımcı girişi, şirketlerin yüksek döviz açık pozisyonları ve iç siyasi gelişmeler yer alıyor. Analistlere göre, kısa vadede dalgalanma sürebilir ancak jeopolitik risklerde bir normalleşme sağlanması durumunda Borsa İstanbul’un yeniden güçlü bir yükseliş trendine girebileceği düşünülüyor.




