BYD, ‘Tanrı’nın Gözü’ ile Trafik Kazalarını Sıfıra İndiriyor

BYD, ‘Tanrı’nın Gözü’ teknolojisiyle trafik kazalarını sıfıra indirmeyi hedefliyor. Şirket, kazaların maliyetini üstlenmeye hazır olduğunu açıkladı.

Dünyanın önde gelen elektrikli araç üreticilerinden BYD, yeni sürüş destek sistemi olan “Tanrı’nın Gözü”nü tanıttı. Şirketin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Wang Chuanfu, Shenzhen’de düzenlenen bir etkinlikte bu teknolojinin trafik kazalarını minimize etme amacını vurguladı. Wang, nihai hedeflerinin sıfır trafik kazası olduğunu belirtti.

Yeni sistemin yaklaşık 12 bin yuan (yaklaşık 1.770 dolar) fiyatla piyasaya sürülmesi planlanıyor. Ayrıca, sistem aktifken meydana gelen kazaların maliyetlerinin BYD tarafından karşılanacağı açıklandı.

Wang, dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,19 milyon insanın trafik kazalarında hayatını kaybettiğini ve milyonlarca kişinin yaralandığını hatırlatarak, gelişmiş sürüş destek sistemlerinin insan hatalarını azaltabileceğini ifade etti. Bu teknolojinin sürücü güvenliğinde önemli bir dönüm noktası olacağını belirtti.

BYD’nin geliştirdiği “Tanrı’nın Gözü” sistemi, araç üzerinde yer alan çok sayıda kamera, lidar ve radar sensörü ile çevreyi sürekli olarak analiz ediyor. Şirket, bu sensörlerin yol koşullarını ve çevresel riskleri etkili bir şekilde izleyebildiğini, ayrıca insan kaynaklı sorunlardan etkilenmediğini belirtti.

South China Morning Post’a göre, bu açıklama BYD’nin küresel otomotiv sektöründe teknoloji liderliği hedefinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirket, daha akıllı araçlar üretmeyi ve fiyat indirimleri yerine teknolojik yeniliklerle rekabet avantajı sağlamayı hedefliyor.

Wang, BYD’nin şimdiye kadar 6 bin 100’den fazla hızlı şarj istasyonu kurduğunu da açıkladı. Bu, Çinli otomobil üreticileri arasında ulaşılan en yüksek rakam olarak kaydedildi. Bağımsız otomotiv analisti Gao Shen, BYD’nin pazar payını artırmak için teknoloji yatırımlarına odaklandığını belirtti.

Çin hükümeti, 2025 yılının ortalarından itibaren otomobil üreticilerine agresif fiyat savaşlarından kaçınmaları yönünde çağrıda bulundu. JPMorgan analisti Nick Lai, sektörde iki temel stratejinin öne çıktığını, üreticilerin ya maliyetleri düşürmeye ya da aynı fiyat seviyesinde daha gelişmiş teknolojiler sunmaya çalıştığını ifade etti.

BYD, 2026 yılının ilk çeyreğinde 700 bin 50 araç teslim etti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 daha düşük. İç pazardaki yavaşlamanın sübvansiyonlar ve vergi teşviklerindeki azalmayla ilgili olduğu değerlendiriliyor.

Şirketin yurt dışı satışlarındaki güçlü performans, iç pazardaki zayıflamayı kısmen telafi etti. Mart ayında 120 bin 83 araç ihraç eden BYD, üst üste beşinci ayda 100 bin adet sınırını aştı. İlk çeyrekteki yurt dışı teslimatlar, toplam satışların yaklaşık yüzde 46’sını oluşturdu ve bu oran 2025 yılındaki yüzde 23 seviyesinin neredeyse iki katına çıktı.

Elektrikli araç sektöründe sadece sürüş teknolojileri değil, batarya ve şarj sistemleri alanındaki rekabet de artıyor. BYD ile dünyanın en büyük elektrikli araç batarya üreticisi olan Contemporary Amperex Technology Co. Limited (CATL) arasındaki ultra hızlı şarj teknolojisi yarışının son bir yılda yoğunlaştığı belirtiliyor. CATL’nin nisan ayında tanıttığı üçüncü nesil Shenxing bataryası, yüzde 10’dan yüzde 98 doluluk seviyesine sadece 6 dakika 27 saniyede ulaşabiliyor. BYD’nin ikinci nesil Blade bataryası ise yaklaşık 9 dakikada yüzde 90 doluluk seviyesine erişiyor. Her iki şirket de elektrikli araç kullanıcılarının menzil kaygısını azaltmak ve şarj sürelerini kısaltmak için yeni nesil teknolojilere yatırım yapmaya devam ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu