Trump: İran ile Anlaşma Yolda, Hayatımın En Büyük Anlaşması
Trump, İran ile anlaşma yapma niyetinde olduklarını belirtti. Tahran yönetimi ise müzakerelerin gerçek olmadığını savundu.
Savaşın 24. gününde ABD yönetiminden dikkat çekici bir açıklama geldi. Başkan Donald Trump, İran ile savaşın sona erdirilmesi amacıyla görüşmeler yaptıklarını belirterek, “İran da biz de anlaşma istiyoruz. Bu, hayatımın en büyük anlaşması olacak,” dedi.
Trump, önceki gün Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda İran’ın enerji tesislerinin yok edileceği tehdidinde bulunmuş, ancak Tahran’ın misilleme olarak körfezi mayınlayacağı yönündeki açıklamalarının ardından geri adım atmıştı. Trump, İran ile düşmanlıkların çözümü için verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini iddia ederken, enerji santrallerine yönelik saldırı planını beş gün ertelediğini açıkladı. Ayrıca, İran yönetimiyle telefon görüşmesi yapma olasılığını da dile getirdi. Ancak, Tahran yönetimi Trump’ın açıklamalarını yalanlayarak, ABD ile doğrudan ya da dolaylı bir görüşmenin söz konusu olmadığını, amacın enerji fiyatlarını düşürmek ve askeri planlar için zaman kazanmak olduğunu öne sürdü.
Florida’dan ayrılmadan önce gazetecilere konuşan Trump, İran’dan “çok makul ve sağlam bulduğu bazı kişilerle” görüştüklerini ifade etti. “Onlar da anlaşma yapmak istiyorlar. Muhtemelen telefonla görüşeceğiz. Bence İsrail, barış anlaşmasından oldukça memnun olacaktır. Yakın zamanda görüştük. İsrail için de bir barış istiyoruz. Benim hayatım anlaşmalar üzerine kurulu. Bunun yakında olacağına inanıyorum,” dedi. Trump, İran’ın nükleer silah üretmeme konusunda bir anlaşma yapmaya hazır olduğunu da belirtti. Eğer bir anlaşma sağlanırsa, zenginleştirilmiş uranyumu kendilerinin alacaklarını ifade etti.
Trump, canlı yayında yaptığı açıklamalarda, “İran da biz de anlaşma istiyoruz. Hayatımın en büyük anlaşması olacak. Önemli konularda anlaşma sağladık. Ben sistemde mümkün olduğunca fazla petrolün dönmesini istiyorum. Buradaki durum Ukrayna’dan çok farklı çünkü nükleer silahlara baktığınızda birçok fark görebilirsiniz. 47 yıldır kötü davranan bir ülkeden bahsediyoruz. Dünyanın dört bir yanında ölümlere sebep oluyorlar. Orta Doğu’ya hükmetmek istediler. Nükleer silahla bunu yapmaları çok daha kolay olacaktı. Joe Kent, İran’ın büyük bir tehdit olmadığını söylemişti. Bu doğru değil. Onları vurduk, çok da iyi vurduk ancak bu, onların yeniden silah üretmeye çalışmayacağı anlamına gelmiyor. Eğer B-2 bombardıman uçaklarıyla nükleer tesislerini yok etmeseydik, iki hafta içinde nükleer silahları olacaktı. Bunu İsrail’de ve Orta Doğu’da kullanacaklardı. Birçok kaynaklarını yok ettik. Donanma, hava kuvvetleri ve radarlarını yok ettik. İletişim merkezlerini de yok ettiğimiz için bizimle iletişimleri çok zor oldu,” şeklinde konuştu.
Mücteba Hamaney ile İlgili Açıklamalar
Trump, “Hamaney öldürüldü. Hamaney’in oğluna ulaşılamıyor, biliyorsunuz kendisiyle ilgili bir durum olduğu aşikar. Mücteba Hamaney’in ölmesini istemem. Hürmüz’ü belki Ayetullah ve ben ortak kontrol ederiz. Nükleer silahları olmayacak, birinci kuralımız bu. Hatta ikinci ve üçüncü kuralımız da bu. Burada ciddi bir rejim değişimi görmek istiyoruz. Rejimdeki herkes öldürüldü. Bir rejim değişimi doğal olarak zorunlu olacak. Ben bunun adil olduğunu düşünüyorum. Venezuela’ya bakın, yaptıklarımız ne kadar güzel çalıştı. Şu anki Venezuela Devlet Başkanı ile de aramız çok iyi. Belki İran’da da böyle birini bulabiliriz. Bir anlaşma yapma konusunda çok büyük bir şansımız var. Bir iddiada bulunmuyorum çünkü sonra bana dönüp ‘Böyle demiştiniz’ diyeceksiniz. Bir tahminde bulunacak olsam 4 hafta derdim,” dedi.
İran’dan Yalanlama
Öte yandan, İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili, Trump’ın İran ile “Orta Doğu’daki düşmanlıkları çözmek için çok verimli görüşmeler” yaptıklarına dair iddiasını yalanladı. Yetkili, Washington yönetimiyle hiçbir müzakerenin yapılmadığını ve Trump’ın açıklamalarının enerji piyasalarının kötü durumunu düzeltmeye yönelik bir “psikolojik operasyon” olduğunu savundu.




