Gümüş Yeniden Parlıyor: İran İyimserliği Piyasalara Yansıdı

İran ile ABD arasındaki olası anlaşma, gümüş fiyatlarını yükseltti ve piyasalarda iyimser bir hava oluşturdu.

ABD ve İran arasındaki gerilimin sona ermesi ihtimali, küresel piyasalarda önemli bir rahatlama sağladı. Petrol fiyatlarının düşmesi ve doların değer kaybetmesiyle birlikte hisse senedi piyasaları da yükselişe geçti. Ancak, gümüş ve altın fiyatlarındaki artış dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı. Gümüş, yaklaşık %6 oranında bir artışla kritik teknik seviyelere ulaşırken, yatırımcıların fiziksel varlıklara yöneldiği gözlemleniyor. Türkiye piyasaları da bu küresel iyimserliğe ayak uydururken, enerji fiyatlarının hala yüksek seviyelerde kalması enflasyon ve cari açık açısından risk teşkil ediyor.

İran’ın ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik teklifi üzerine gelen olumlu haberler, uluslararası mali piyasalarda önemli bir rahatlama yarattı. Tarafların, çatışmayı resmi olarak sona erdirecek bir mutabakat metni üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Olası anlaşmanın, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılması ve nükleer programına sınırlamalar getirilmesi gibi başlıkları içereceği belirtiliyor. Bu gelişmeler, jeopolitik tansiyonun azalacağına dair beklentileri artırarak risk iştahını yükseltti.

Brent petrolün varil fiyatı, jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte %10’dan fazla düşerek 96 dolar seviyesine geriledi. Böylece petrol, son iki haftanın en düşük seviyesini gördü. Asya’nın referans jet yakıtı olan Singapur jet kerosen fiyatları da son iki ayın en düşük seviyelerine inmiş durumda. Enerji fiyatlarındaki düşüşle birlikte dolar endeksi de zayıflamaya devam etti. Güvenli liman talebinin azalmasıyla DXY endeksi 97 seviyelerine gerilerken, Euro/dolar paritesi 1,18’i, Sterlin ise 1,36 seviyesini test etti. ABD tahvil faizleri de düşüş gösterdi ve 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 10 baz puan gerileyerek %4,45 seviyesine yaklaştı.

Piyasalardaki en dikkat çekici hareketlerden biri değerli metallerde yaşandı. Savaş döneminde nakit ihtiyacı nedeniyle sert satış baskısı altında kalan altın ve gümüş, şimdi güçlü alımlarla karşılaşıyor. Özellikle gümüş fiyatları, %6’lık bir artışla 78 dolar seviyesine yakın bir kapanış yaptı ve teknik olarak önemli bir kırılma sinyali verdi. Altının ons fiyatı da yeniden 4.700 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Uzmanlar, doların uzun vadede değer kaybetmeye devam edeceği, enflasyon baskılarının artacağı ve bütçe açıklarının büyüyeceği beklentisiyle yatırımcıların fiziksel varlıklara yönelmeye devam edeceğini öngörüyor.

Küresel borç stoku, Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre, ilk çeyrek sonunda 353 trilyon dolara ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Uzmanlar, doların küresel sistemdeki ağırlığının sorgulanmaya başladığı ve bütçe açıklarının büyüdüğü bir ortamda yatırımcıların güvenli liman arayışının süreceğini düşünüyor. Bu durumun, değerli metallere olan ilgiyi orta vadede güçlü tutabileceği ifade ediliyor.

Küresel risk iştahındaki toparlanma, Asya borsalarına da olumlu yansıdı. Japonya borsası Nikkei endeksi, yapay zeka hisselerindeki yükseliş ve İran iyimserliği sayesinde %6 artışla 63 bin seviyesini test etti. Güney Kore borsası, önceki günkü %6,5’lik artışın ardından yatay bir seyir izlerken, Tayvan borsası teknoloji şirketlerinden gelen güçlü bilançoların desteğiyle %2 yükselerek yeni bir rekor kırdı. MSCI Asya Pasifik endeksi ise hafta başından bu yana %7 artış gösterdi.

Türkiye’de ise petrol fiyatları geri çekilmiş olmasına rağmen, Brent petrol hâlâ savaş öncesine göre yaklaşık %40 daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Bu durum, Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkeler için ciddi riskler barındırıyor. Analistlere göre, petrol fiyatlarındaki her %10’luk artış, Türkiye’nin manşet enflasyonuna yaklaşık 1,1 puan ek baskı yaratıyor. Ayrıca enerji maliyetlerindeki yükselişin cari açığı büyütmesi, enflasyonu yukarı çekmesi ve üretim maliyetlerini artırması bekleniyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile enerji altyapısındaki hasar ve stoklama eğilimleri nedeniyle enerji piyasasında normalleşmenin kolay olmayacağı görüşünde.

Türk mali piyasaları da küresel iyimserliğe ayak uydurdu. CHP Kurultay Davası’nda yeni bir karar çıkmaması, piyasalarda rahatlama sağladı. BIST100 endeksi günü yaklaşık %3 artışla tarihi zirvede tamamlarken, bankacılık hisselerindeki yükseliş %4,4 oldu. CDS risk primi ise 247 baz puandan 233 baz puana geriledi. Ancak tahvil piyasasında temkinli bir görünüm devam ediyor; iki yıllık gösterge tahvil faizi hâlâ %41 seviyesinin üzerinde işlem görüyor. USD/TRY kuru ise kontrollü bir seyirle 45,25 seviyesine yaklaştı.

Küresel piyasalarda yeni bir odak ise ABD tarım dışı istihdam verisi oldu. Reuters anketine göre, ABD’de Nisan ayında istihdam artışının 62 bin kişi seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu veri, Fed’in faiz politikası açısından kritik bir öneme sahip. Ayrıca, Japon yeni cephesindeki hareketlilik de dikkat çekiyor; USD/JPY paritesinin 155 seviyesine yükselmesi, Japonya’nın piyasaya müdahale edebileceği beklentilerini artırdı. Uzmanlar, Japon yeninin ancak daha agresif faiz artırımları ve enerji fiyatlarında belirgin bir düşüş olması halinde kalıcı olarak toparlanabileceğini belirtiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu