İş Hayatında Kadın-Erkek Eşitsizliği Devam Ediyor

Kariyer.net’in araştırmasına göre, iş hayatında kadın-erkek eşitsizliği sürüyor. Kadınların liderlik pozisyonlarına katılımı artarken, algılar değişmiyor.

Kariyer.net, iş hayatındaki cinsiyet eşitsizliklerini görünür kılmak amacıyla gerçekleştirdiği “Adını Koyalım” araştırmasının 2026 sonuçlarını açıkladı. Şirketin CMO’su Ezgi Kargan, topladıkları büyük veriyi toplumsal fayda sağlamak için kullanmaya ve cinsiyet eşitsizliğini görünür hale getirmeye devam edeceklerini belirtti.

Yapılan araştırma, 2024 yılıyla karşılaştırıldığında kadınların bireysel öz güveninin arttığını, ancak sistematik eşitsizlik algısının aynı hızda değişmediğini ortaya koyuyor. İş gücüne katılım oranları, erkeklerin kadınlara göre daha fazla temsil edildiğini gösteriyor; zira adayların yüzde 70’i erkek, yüzde 30’u kadınlardan oluşuyor. Bu durum, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileriyle de paralellik arz ediyor. Ancak bazı meslek gruplarında kadınların temsil oranının daha yüksek olduğu gözlemleniyor. Örneğin, tıp ve sağlık alanında kadın aday oranı yüzde 64, reklamcılıkta yüzde 60, insan kaynakları, hukuk ve eğitimde ise yüzde 55 olarak kaydedilmiştir.

Kadınların liderlik pozisyonlarına aday olma konusundaki çekingenliğinin azaldığı görülüyor. 2024’teki verilere göre, “Kariyerimde bir üst basamak için aday olurken bir erkeğe göre daha çekingen davranabiliyorum” diyen kadınların oranı 4 puan düşerek 2026’da yüzde 13’e geriledi. Benzer şekilde, “Bilmediğim ve yetkinliğimin olmadığı konularda düşünmeden konuşmamın kariyerimi olumsuz etkilediğine inanıyorum” diyen kadınların oranı da 5 puan düşerek yüzde 21’e indi. Bu sonuçlar, kadınların kariyer süreçlerinde daha fazla öz güven kazandıklarını gösteriyor.

Üst yönetimdeki kadın temsilinin ise yetersiz olduğu gözlemleniyor. Her 10 üst düzey yöneticiden yalnızca 2’sinin kadın olduğu ortaya çıkarken, bu oran 2024’te 3 kadın olarak kaydedilmişti. Bu durum, kadınların kariyer yolculuklarında daha cesur adımlar atmasına rağmen, üst yönetimdeki temsilin aynı hızda ilerlemediğini gösteriyor.

İş hayatındaki eşitsizliklere dair kadın ve erkek arasındaki algı farklılıkları da derinleşiyor. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 41’i, aynı pozisyondaki erkeklerden daha az ücret aldığını düşünürken, erkeklerin bu ifadeye katılım oranı yalnızca yüzde 14 olarak belirlenmiştir. Bu durum, ücret eşitsizliği konusundaki algı uçurumunun giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor.

Algıdaki bu farklılık, terfi süreçlerine yönelik değerlendirmelerde de kendini gösteriyor. Kadınların neredeyse yarısı, kariyerlerinde yükselebilmek için erkeklere göre daha fazla çaba sarf etmek zorunda olduklarını düşünüyor. Erkeklerin bu ifadeye katılım oranı ise yalnızca yüzde 16’dır. Bu durum, kadınların terfi süreçlerinde daha fazla görünmez engel algıladığını ortaya koyuyor.

Araştırma, eşitsizliğin yalnızca ücret ve terfi ile sınırlı kalmadığını, günlük iş deneyimlerinde de hissedildiğini gösteriyor. Kadınların yaklaşık yüzde 40’ı, kendilerine sunulan yükselme fırsatlarının aynı seviyedeki erkeklere göre daha kısıtlı olduğunu düşünmektedir. Erkeklerin bu durumu algılama oranı ise yüzde 20 seviyesinde kalıyor.

Etiketlenme algısının da arttığı görülüyor. Kadınların yüzde 44’ü, “duygusal, fazla tepki veren, sinirli” gibi sıfatlarla etiketlendiğini belirtirken, erkeklerin bu durumu gözlemleme oranı yüzde 18 olarak kaydedilmiştir.

<p"Adını Koyalım" hareketi kapsamında Türkçeleştirilen kavramlardan biri olan "sembolik temsil" konusuna da dikkat çekildi. Kadınların yüzde 24'ü, toplantılarda veya iş ortamlarında çoğu zaman "tek kadın" olarak yer aldıklarını ifade ederken, erkeklerde bu durumun farkındalığı 2024'e göre 7 puan düşerek yüzde 15 seviyesinde kalmıştır. Ayrıca, kadınların yüzde 25'i, erkekler tarafından sözlerinin kesildiğini ve kendilerini ifade etme fırsatının verilmediğini belirtirken, erkeklerin bu konuda gözlem yapma oranı yalnızca yüzde 11'dir.

Bu etiketlenme ve fırsat eşitsizliği, kadınların psikolojik yükünü artırıyor. Kadınların yüzde 35’i, “kadınların erkeklerden daha fazla tükenmişlik hissine kapıldığını” düşünürken, erkeklerde bu görüşe katılım oranı 2026’da 3 puan azalarak yüzde 20’ye geriliyor.

Adını Koyalım hareketine geçen yıl 1500’den fazla isim önerisi ve 13 binden fazla oy ile yoğun bir katılım sağlanmıştı. Bu hareket kapsamında Türkçeleştirilen bazı ifadeler arasında “mansplaining” (erkeklerin kadınları küçümseyerek açıklama yapması), “only woman in the room” (odadaki tek kadın) ve “gaslighting” (düşünce karartması) yer alıyor. 2026 araştırma sonuçları, bu kavramların yalnızca teorik değil, iş hayatında yaygın biçimde deneyimlenen gerçek durumlara karşılık geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Kariyer.net Pazarlama ve Ürün Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Ezgi Kargan, Adını Koyalım hareketini başlatırken amaçlarının, iş hayatında hissedilen ancak çoğu zaman görünmeyen eşitsizlikleri verilerle ortaya koymak olduğunu belirtti. Kargan, bu yılki sonuçların kendilerine iki önemli gerçeği gösterdiğini vurgulayarak, “Kadınlar kariyer basamaklarına daha cesur adım atıyor ancak sistem aynı hızda dönüşmüyor. Ücret, terfi ve fırsat eşitsizliği konusunda kadınların ve erkeklerin algılarının arasındaki makasın açılması, iş dünyasında hala yapısal dönüşüme ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Kariyer.net olarak, sahip olduğumuz büyük veriyi toplumsal fayda yaratmak için kullanmaya ve cinsiyet eşitsizliğini görünür kılmaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu