Kapsam Dışı Ürünlerde TSE Zorunluluğu İthalatı Olumsuz Etkiliyor

Kapsam dışı ürünlerde TSE başvurusu zorunluluğu, ithalat süreçlerinde gecikmelere ve maliyet artışlarına neden oluyor.

VEYSEL AĞDAR

İran’a yönelik saldırıların ardından dış ticaret sektörü alarma geçerken, ithalat süreçlerinde yeni bir sorun gündeme geldi. 1 Ocak 2026’dan itibaren kapsam dışı ürünler için Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi (TAREKS) başvurusu zorunlu hale geldi. Bu durum, ticaretin hızını keserek gecikmelere ve maliyet artışlarına yol açtı. Bulut Gümrük Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Bulut, TAREKS’in güvenli ve hızlı ticaret hedefiyle yola çıktığını ancak uygulamanın amacından saptığını belirtti. Bulut, “Gümrüklerde 1 Ocak 2026 itibarıyla kademeli olarak, 28 Şubat 2026’dan itibaren ise tamamen devreye alınacak olan uygulama ile kapsam dışı ürünlerde otomatik beyan dönemi sona erdi. Artık teknik olarak denetime tabi olmayan ürünler için bile TSE’ye başvuru yapılması ve ‘kapsam dışı uygunluk’ yazısı talep edilmesi gerekiyor” dedi.

Bu yeni uygulamanın ithalat süreçlerinde ciddi gecikmelere ve maliyet artışlarına neden olduğunu vurgulayan Bulut, sorunun temelinde GTİP bazlı işlem yapılmasının yattığını ifade etti. Örneğin, metal bir kedi mama kabı ile düdüklü tencerenin aynı GTİP pozisyonunda (73.26) yer aldığını belirten Bulut, düdüklü tencerenin basınçlı kap olarak denetime tabi olduğunu, ancak mama kabının bu kapsama girmediğini söyledi. Uygulamanın yalnızca mutfak eşyalarıyla sınırlı olmadığını, kauçuk borular, basınçlı borular, normal yalıtım boruları gibi birçok ürünün de aynı GTİP altında yer almasına rağmen TSE’ye ayrı ayrı başvuru yapılması gerektiğini açıkladı.

Yeni düzenlemeyle birlikte, kapsam dışı olduğu açık olan ürünler için sistem üzerinden “kapsam dışı kod numarası” girerek işlemi tamamlayabilme imkanı ortadan kalktı. Bulut, “Artık ithalatçılar, ürün kapsam dışı olsa bile TSE’ye başvuru yapmak ve uygunluk yazısını beklemek zorunda. Kapsam dışı başvurularında bekleme süresi 2 ila 3 haftayı bulabiliyor. Bu süreçte ürünler limanda beklemek zorunda kalıyor ve sürenin ne zaman tamamlanacağı belirsizliğini koruyor” dedi. Özellikle Avrupa’dan gelen yüklerde bile yeni uygulama nedeniyle gecikmeler yaşandığını ifade etti.

Denetimlerin gerekliliğine karşı olmadıklarını belirten Bulut, CE işareti ve teknik uygunluk kontrollerinin insan sağlığı, çevre ve güvenlik açısından önemli olduğunu vurguladı. Ancak, teknik olarak kapsam dışı olduğu açık olan ürünlerde otomatik veya hızlandırılmış bir mekanizma kurulması gerektiğini savundu. Yaşanan gecikmelerin yalnızca mevzuattan değil, uygulamadaki kapasite yetersizliğinden de kaynaklandığını belirten Bulut, inceleme birimlerinde dosya sayısının sürekli arttığını, kapsam dışı ürünler için başvuru zorunluluğunun iş yükünü ciddi şekilde artırdığını ifade etti. Aksi takdirde, risk esaslı sistemin düşük riskli ürünleri hızlandırmak yerine tüm dosyaları aynı bekleme sürecine sokarak ticaretin hızını düşürdüğünü söyledi. Yeni uygulamanın önümüzdeki haftalarda daha fazla şikâyete yol açabileceğini ve özellikle küçük ve orta ölçekli ithalatçılar üzerinde finansal baskıyı artıracağını belirtti.

Bekleme süresinin ithalatçı firmalar için yalnızca zaman kaybı anlamına gelmediğini de vurgulayan Bulut, “Firmaların limanlarda ardiye maliyetleri artıyor, demuraj bedelleri oluşuyor, nakit akışı bozuluyor. Ayrıca her bir ürün kalemi için TSE’ye ayrı başvuru yapılması gerekiyor. Her başvuru için ücret ödenirken, gümrük müşavirliği hizmet bedeli de satır bazında artıyor. Bu durum, özellikle çok kalemli ithalat yapan firmalarda maliyetleri katlıyor” dedi.

Ankara, Bursa, İstanbul, İzmir ve Mersin’de faaliyet gösteren gümrük müşavirleri dernekleri, kapsam dışı uygulamasına ilişkin yaşanan sorunları 3 Mart’ta Ticaret Bakanlığı’na iletti. Beş ilin dernek başkanları; Atilla Şahin, Orhan Kattaş, Serdar Keskin, Taşkın Dalay ve Cebrail Orman imzasıyla Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda, uygulamanın sahada ciddi operasyonel aksamalara ve maliyet artışlarına yol açtığı vurgulandı. Ortak metinde, kapsam dışı bırakılan işlemlere ilişkin belirsizliklerin hem müşavirleri hem de dış ticaret firmalarını zor durumda bıraktığı ifade edilerek, uygulamanın yeniden değerlendirilmesi talep edildi. Yazıda ayrıca, farklı gümrük idarelerinde uygulama birliğinin sağlanamadığı ve bunun da ek mağduriyet yarattığına dikkat çekildi. Dernekler, düzenlemenin gözden geçirilerek sahadaki uygulama sorunlarının giderilmesini ve sektör temsilcileriyle istişare edilerek yeni bir çerçeve oluşturulmasını istedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu