IC Holding, Tedarik Zincirini Stratejik Bir Alan Olarak Yeniden Tanımlıyor
IC Holding, tedarik zincirini maliyet odaklı bir süreçten stratejik bir alana dönüştürüyor.
IC Holding, “Sürdürülebilirlik Günü” etkinliği çerçevesinde tedarik zincirini yalnızca maliyet ve verimlilik açısından değil, aynı zamanda risk yönetimi, sosyal etki ve uzun vadeli değer üretimi perspektifinden ele alarak stratejik bir alan olarak yeniden tanımladı.
İnşaat, enerji, altyapı, turizm, sanayi ve gayrimenkul gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren IC Holding, bu etkinlikte tedarikçiler, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. İbrahim Çeçen Vakfı ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen bu etkinlikte, tedarik zincirinde maliyet ve hız odaklı yaklaşımdan, risk, sorumluluk ve etki yönetiminin ön planda olduğu yeni bir döneme geçiş süreci ele alındı.
IC Holding, tedarik zincirini yalnızca bir tedarik süreci olarak değil, şirketin dayanıklılığını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen bir yapı olarak yeniden çerçeveliyor. Bu kapsamda, sürdürülebilirliği sadece bir söylem olarak bırakmayıp, satın alma platformuna entegre ettiği sürdürülebilirlik modülü ile tedarikçi verilerinin sistematik bir şekilde toplandığı, risklerin ölçüldüğü ve gelişimin düzenli olarak takip edildiği dijital bir altyapı oluşturdu. Böylece tedarik zinciri, ölçülebilir, izlenebilir ve geliştirilebilir bir yönetim alanına dönüşüyor.
IC Holding’in sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir boyutunu sosyal etki oluşturuyor. Şirket, tedarik zincirini yalnızca ürün ve hizmet akışının yönetildiği bir yapı olarak değil, insan odaklı bir sistem olarak değerlendiriyor. Bu doğrultuda, eğitimden istihdama kadar uzanan programlarla tedarik zincirine nitelikli ve kapsayıcı bir insan kaynağının entegre edilmesi hedefleniyor.
Etkinlikte, IC Holding CEO’su Can Çaka, İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Çeçen ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Sürdürülebilir Kalkınma 2030 Hedefleri İhtisas Komitesi Başkan Vekili Prof. Dr. Barış Alpaslan’ın açılış konuşmalarının ardından, IC Holding’in sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi konusundaki yaklaşımı ve uygulamaları hakkında bilgi verildi.
Can Çaka: Sürdürülebilirliği İş Yapış Biçimimizin Merkezine Alıyoruz
Can Çaka, sürdürülebilirlik konusunun zorlu küresel koşullar içinde daha da önemli hale geldiğine vurgu yaparak, “Bu kadar belirsizlik içinde geleceği tanımlamak ve sürdürülebilir bir şekilde inşa etmek hem bireyler hem şirketler hem de ülkeler için zorlu bir süreç. Ancak bu nedenle, sürdürülebilirliği konuşmanın ötesine geçerek iş yapış biçimimizin merkezine alıyoruz. Tedarikçilerimiz ve tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ettiğimiz geniş bir ekosistem içinde değer üretiyoruz. Sürdürülebilirliği, birlikte ölçülen ve yönetilen bir alan olarak ele alıyoruz” dedi. 2025 yılına yönelik çalışmaların başlangıç olduğunu belirten Çaka, 2026’da bu yapıyı daha da genişleteceklerini ifade etti.
Günseli Çeçen: Tedarik Zinciri Sınıfta Başlar
İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Çeçen, “Yerküremiz için gerçekten somut adımlar atıyor muyuz?” sorusunun önemine değinerek, tedarik zincirinin eğitimle başladığını belirtti. Çeçen, “Bir çocuğun eğitime erişimi, bir gencin fırsatlara ulaşması ve bir kadının ekonomik yaşama katılması bu zincirin en kritik halkasını oluşturuyor. Bu nedenle sürdürülebilirliği yalnızca çevresel ya da operasyonel bir konu olarak değil; aynı zamanda güçlü bir insan kaynağı, kapsayıcı bir gelişim ve uzun vadeli toplumsal dayanıklılık meselesi olarak görüyoruz” dedi.
Prof. Dr. Barış Alpaslan: Sürdürülebilirlik Bir Bağlantılar Sistemidir
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Sürdürülebilir Kalkınma 2030 Hedefleri İhtisas Komitesi Başkan Vekili Prof. Dr. Barış Alpaslan, sürdürülebilir kalkınmanın ancak sistemler ve insan odağının birlikte ele alınmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Alpaslan, “Bugün geldiğimiz noktada biliyoruz ki bu iki unsurdan biri eksik olduğunda sürdürülebilirlik mümkün değil. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları da dönüşümün yalnızca neyi değiştirdiğimizle değil, bunu nasıl birlikte başardığımızla ilgili olduğunu ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Tedarik zincirlerinin bu dönüşümde kritik bir rol oynadığını belirten Alpaslan, “Artık yalnızca maliyet ve verimlilikten değil; karbon ayak izi, insan hakları ve toplumsal kapsayıcılıktan da bahsediyoruz. Bu nedenle sürdürülebilir tedarik zinciri, sürdürülebilir kalkınmanın sahadaki en somut karşılığıdır” dedi.
Alpaslan, sürdürülebilirliğin bir alan değil, bir bağlantılar sistemi olduğunu belirterek, bu dönüşümün kamu, özel sektör, sivil toplum ve uluslararası kurumların iş birliğiyle mümkün olacağını vurguladı.
Panellerde Farklı Perspektifler Bir Araya Geldi
Etkinlikte düzenlenen panellerde sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. İlk panelde, “3 Perspektif – 1 Zincir / Tedarik Zincirinde Sosyal Etki: Eğitimden İstihdama” başlığı altında, UN Global Compact Sosyal Sürdürülebilirlik Müdürü Sevda Alkan, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ahmed Menevşeoğlu, ABİGEM Genel Müdürü Samet Fırat Soydemir, IC Holding İnsan ve Kültür Başkanı Nazire Ulusoy ile IC Holding Kurumsal İletişim ve Sosyal Etki Direktörü Aslı Ünlü yer aldı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Barış Alpaslan üstlendi. Panelde, tedarik zincirinin sosyal boyutu eğitim, fırsat eşitliği ve nitelikli insan kaynağı ekseninde değerlendirildi.
Günün ikinci panelinde ise sürdürülebilir tedarik zincirinin finans, strateji ve iş dünyası kesişimindeki rolü ele alındı. Deloitte Türkiye Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Murat Günaydın, Ziraat Bankası Proje Finansmanı ve Sürdürülebilirlik Bölüm Başkanı Utku Gündeş ile İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Proje Yöneticisi Elif Cüceoğlu’nun katıldığı panelin moderatörlüğünü IC İçtaş İnşaat Ticaret Direktörü Sertaç Akdemir üstlendi.




