Türk lirası mevduat payı için politikalar sürecek
Yeni OVP döneminde Türk lirası mevduat payının artırılması, vadesinin uzatılması ve yatırım ile ihracatın finansmana erişiminin güçlendirilmesi hedefleniyor.
2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program’a göre ekonomi yönetimi, yabancı para mevduatın cazibesini azaltırken Türk lirası mevduatın toplam içindeki payını yükseltmeye ve vadelerini uzatmaya yönelik uygulamaları sürdürecek. Cari işlemler dengesinin korunması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi amacıyla yatırım ve ihracat odaklı faaliyetlerin finansmana erişimi de iyileştirilecek.
Küresel belirsizlikler ve jeopolitik risklerin uluslararası finans piyasalarında oynaklığı artırdığı 2026 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, dezenflasyon sürecini desteklemek için makroihtiyati adımları devreye aldı. Bu politikalarla Türk lirasına geçiş teşvik edilirken kredi büyümesinin enflasyonla uyumlu seviyelerde kalması amaçlandı.
Yılın başında yabancı para kredilerdeki büyüme sınırı sıkılaştırıldı ve tüketici kredili mevduat hesaplarına yönelik limit artışlarına da sınır getirildi. Mart ayında, kredi büyümesine bağlı zorunlu karşılık uygulamasındaki istisnaların kapsamı daraltıldı. Mayıs sonunda ise ihtiyaç ve taşıt kredileri, kredili mevduat hesapları ile Türk lirası ticari kredilerdeki büyüme limitleri aşağı çekildi.
Yabancı para kredilerdeki sınırlamaların etkisiyle kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış yabancı para ticari kredi artışı, 28 Ağustos itibarıyla yüzde 11,2’ye geriledi. Ayrıca Türk lirası cinsinden yurt dışı repo işlemleriyle sağlanan fonlar ve yurt dışından kullanılan krediler için zorunlu karşılık oranları artırıldı.
Para politikası adımları kredi faizlerine de yansıdı. Fonlama maliyetlerindeki yükseliş, ticari ve bireysel kredi faizlerinde artışa yol açarken yabancı para kredi büyümesine getirilen sınırlamalar, ticari kredi kompozisyonunun Türk lirası lehine değişmesini sağladı. Sıkı finansal koşullar nedeniyle reel sektörün borçluluk ve finansal kaldıraç oranları tarihsel ortalamaların altında kaldı; yabancı para krediler ise daha çok büyük ölçekli şirketlerde yoğunlaştı.
Makroihtiyati düzenlemeler hanehalkı borçluluğunun dengelenmesine katkı sunarken bireysel kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarındaki büyüme yavaşladı. Hanehalkı varlıklarında Türk lirası mevduat öne çıkarken değerli metal fiyatlarındaki hızlı yükseliş, yabancı para mevduat içindeki kıymetli maden hesaplarının payını artırdı.
Bankacılık sektöründe takipteki alacakların toplam kredilere oranı, Temmuz 2026’da geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 2,2 seviyesinden yüzde 2,9’a yükseldi. Buna karşın oran, tarihsel ortalamasının altında kalmayı sürdürdü. Artışta KOBİ kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarındaki alacak bakiyelerinin yükselmesi etkili oldu.
Ocak 2026 itibarıyla kredi kartları ve ihtiyaç kredileri için yeniden yapılandırma imkanı sağlandı. Takipteki alacaklara ayrılan yüksek karşılıklar ile bankaların güçlü sermaye yapısı, finansal istikrar üzerindeki risklerin sınırlandırılmasına yardımcı oldu.
Bankacılık sektörünün istikrarlı kârlılığı sermaye yeterliliğini destekleyen başlıca unsur olmayı sürdürdü. Bununla birlikte sermaye yeterliliği rasyosu hesaplamasında kullanılan geçici esneklikler 2026’da sona erdirildi. Aralık 2025’te yüzde 19,7 olan sektörün sermaye yeterliliği rasyosu, Ocak 2026’da yüzde 16,8’e, Temmuz 2026’da ise yüzde 16,6’ya geriledi. Oran, Basel kriterlerindeki yüzde 8’lik yasal alt sınırın ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun yüzde 12’lik hedefinin üzerinde kaldı.
Kur Korumalı Mevduat’tan çıkış stratejisi kapsamında gerçek kişiler için yeni hesap açma ve yenileme işlemleri 23 Ağustos 2025’te sonlandırıldı. Bu tarihte 9,6 milyar dolar olan gerçek kişi KKM bakiyesi, Ağustos 2026’da tamamen sona erdi. Tüzel kişiler için aynı işlemler 15 Şubat 2025 itibarıyla durdurulurken tüzel kişi KKM bakiyesi, Ağustos 2025’teki 200 milyon dolar seviyesinden Aralık 2025’te sıfıra indi.
KKM bakiyesinin tasfiye edilmesiyle birlikte Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payı da yükseldi. Ağustos 2023’te toplam mevduatın yüzde 26,2’sine ulaşan KKM’nin sona ermesinin ardından bu oran, 28 Ağustos 2026 itibarıyla Türk lirası mevduat için yüzde 61,5 olarak kaydedildi.
Türk lirası yatırım araçları desteklenecek
OVP’de Türk lirası cinsinden yatırım araçlarının teşvik edilmesi ve kredi büyümesine ilişkin politikaların para politikasıyla uyumlu şekilde sürdürülmesi öngörülüyor. Yabancı para mevduatın cazibesini azaltmaya, Türk lirası mevduatın payını artırmaya ve mevduat vadelerini uzatmaya yönelik adımlar yeni program döneminde de uygulanacak.
Yatırım ve ihracat faaliyetlerinin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasıyla cari işlemler dengesinin ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi hedefleniyor. İç talebi dengelemek, enflasyon beklentilerini çıpalamak ve cari açığı azaltmak amacıyla bireysel krediler ile hedefli olmayan ticari kredilerde para politikası duruşunu destekleyen uygulamalar devam edecek.
Finansal sektör düzenlemeleri, uluslararası standartlar ve sektördeki yeni gelişmeler dikkate alınarak güncellenecek. Basel III Final olarak da adlandırılan Basel IV düzenlemelerine uyum kapsamında, Avrupa Birliği mevzuatı da gözetilerek bankaların kamuya açıklama yükümlülükleriyle ilgili değişiklikler yapılacak.
Tasarruf finansman şirketlerinin faaliyetlerinin sağlıklı biçimde yürütülmesi, dengeli büyümeleri ve müşterilerin haklarının korunması için yeni düzenlemeler hayata geçirilecek. Finansal sektördeki mevzuatın sadeleştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken bankaların aracılık faaliyetlerini daha etkin yürütmesi amaçlanacak.
Ayrıca bankaların kurumsal yönetim ilkeleri, iç sistemleri ve içsel sermaye değerlendirme süreçlerine ilişkin düzenlemeler uluslararası iyi uygulamalarla uyumlu hale getirilecek. Kalkınma bankacılığının yeniden yapılandırılması ve etkinliğinin artırılması için de mevzuat altyapısı ile organizasyon yapısı güçlendirilecek.




