Bosphorus Boat Show’da 8 Günde 30 Bin Ziyaretçi Hedefleniyor

Bosphorus Boat Show, 8 günde 30 bin ziyaretçi hedefliyor. Fuar, 75 bin metrekare alanda 500’den fazla markayı bir araya getiriyor.

Yat ve tekne tutkunlarını bir araya getiren Can-Am Bosphorus Boat Show, İstanbul’daki üçüncü edisyonuyla kapılarını açtı. Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) ile ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen bu etkinlik, denizcilik sektörünün en büyük organizasyonlarından biri olarak öne çıkıyor.

İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar, toplamda 75 bin metrekarelik bir alanı kapsıyor ve altı holü tamamen dolduruyor. 500’ün üzerinde marka ve 500’den fazla tekne sergilenen bu organizasyon, hem son kullanıcılar hem de sektör profesyonelleri için önemli bir buluşma noktası haline geldi.

ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan, fuarın büyüklüğüne dair yaptığı açıklamada, “Bu yıl fuarımız 75 bin metrekarelik bir alanda düzenleniyor. Altı holün tamamında 500’ün üzerinde marka ve 500’den fazla tekne yer alıyor. Tekne boyları 3 metre ile 30 metre arasında değişiyor ve fiyatlar 150 bin TL’den başlayıp 300 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor. Ayrıca tekne ekipmanları, aksesuarlar ve deniz oyuncakları da ziyaretçilerin ilgisini bekliyor.” ifadelerini kullandı.

Fuara cumartesi günü kapılarını açarak özellikle son kullanıcıları hedefleyen etkinlik, hafta sonları yoğun ilgi görüyor. Geçtiğimiz yıl 25 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan organizasyon, bu yılki hedefini daha da yukarı taşıyarak 8 gün boyunca 30 binin üzerinde ziyaretçi bekliyor. Soydan, “Geçtiğimiz yıl 25 binin üzerinde ziyaretçi ağırlamıştık. Bu yıl ise hedefimiz 30 bin ziyaretçi.” dedi.

Şubat ayında gerçekleştirilen Boat Show’un sezon öncesi düzenlenen tek fuar olduğuna dikkat çeken Soydan, organizasyonun uluslararası düzeydeki önemine de vurgu yaptı. “Sezon öncesi düzenlenen tek fuar aslında Şubat ayındaki Boat Show. Aynı zamanda sektörün en büyük fuarlarından biri, hatta dünyanın ikinci büyük fuarı. Teknesi olan ziyaretçiler ekipman ve aksesuar ihtiyaçlarını burada karşılayabiliyor. Tekne sahibi olmak isteyenler ise stok tekneleri satın alarak aynı sezon kullanmaya başlayabiliyor. Kısacası, her zevke, ihtiyaca ve bütçeye uygun tekneyi burada bulmak mümkün.” şeklinde konuştu.

Fuarın önemli bir diğer özelliği ise yerli üretimin güçlü bir şekilde temsil edilmesi oldu. Dünyanın önde gelen tekne markalarının Türkiye distribütörleri aracılığıyla katıldığı organizasyonda, yerli üreticiler de önemli bir paya sahip. Soydan, Türkiye’nin yat inşasındaki iddiasına şu sözlerle dikkat çekti: “Fuarımızda dünyanın en büyük tekne markaları yer alıyor ve bunlar Türkiye’deki distribütörleri aracılığıyla katılıyor. Bunun yanında güçlü bir yerli üretim tarafımız da var. Türkiye’de 3 metreden 80 metreye kadar, hatta daha büyük süper yatlar üretiliyor ve yat inşasında oldukça iddialıyız. Bu nedenle bu yıl fuarda yerlilik oranı yaklaşık %50. Tekne adedi bazında da benzer bir dağılım söz konusu. Örneğin, 250 yerli tekne varsa 250 yabancı tekne bulunuyor. Aynı durum aksesuar ve ekipman tarafı için de geçerli. Türkiye artık su yapıcıdan ana makineye kadar pek çok ürünü dünya pazarlarında rekabet edecek şekilde üretebiliyor.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu