Türkiye’ye Saygın Bir Büyükelçi Atanmalı; Durum İçler Acısı
Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerde büyükelçi ataması tartışmalı bir hal aldı. Tom Barrack’ın durumu eleştiriliyor.
Tom Barrack’ın Türkiye ve Amerika’nın ilişkilerini geliştirmek üzere atandığı iddia ediliyor; ancak bu durum oldukça tartışmalı. Aksine, Barrack, Türkiye’de Amerikan karşıtlığını artıran bir rol üstlenmiş durumda.
Türkiye Cumhurbaşkanı, Trump ile olan iyi ilişkisini korumak adına Barrack’ı Trump’a şikayet etmemekte ısrar ediyor. Eğer daha az Amerika yanlısı bir hükümet iş başında olsaydı, Barrack belki de istenmeyen kişi ilan edilirdi.
Büyükelçiler, günümüzde çeşitli ayrıcalıklara sahip. Tutuklanmamak gibi birçok konuda koruma altındalar. Ancak, ev sahibi ülkelerin, büyükelçilerin iç işlere karışmamalarını bekledikleri de bir gerçek. Eğer bir ülke, başka bir ülkenin büyükelçisinin görevini yerine getirmediğine inanırsa, onu persona non grata ilan edebilir. Bu işlem genellikle 24 ila 48 saat içinde gerçekleşir.
Büyükelçilerin davranışları, ülkeler arasındaki ilişkilerin gücüne bağlı olarak değişiyor. Müttefik bir ülkenin büyükelçisini istenmeyen kişi ilan etmek, diplomatik ilişkileri zedeleyebilir. Bu nedenle, çoğu zaman sorunlar özel görüşmelerle çözülmeye çalışılıyor. Ancak, bazı durumlarda büyükelçiler, temsil ettikleri ülkelerin iç işlerine müdahale edebiliyorlar.
Birçok ülke, büyükelçilik görevini profesyonel diplomatlardan oluşan bir kadro ile yürütmeyi tercih ediyor. Genç diplomatlar, liyakat esasına göre terfi ettirilirken, bazı ülkelerde başka alanlarda tanınmış kişiler de büyükelçi olarak atanabiliyor. Türkiye’nin ilk dönemlerinde, deneyimli diplomat eksikliği nedeniyle bu tür atamalar yapılmıştı.
Büyükelçi atamaları, ev sahibi ülkenin rızasına bağlıdır. Eğer atanacak kişi, gideceği ülke hakkında olumsuz yorumlar yapmışsa, ev sahibi ülkenin bu kişiye agreman vermemesi olağandır. Geçmişte, Reagan yönetiminin Trinidad-Tobago’ya uygun olmayan bir aday önermesi gibi durumlar yaşanmıştır.
Günümüzde, siyasal gücün kişiselleşmesi ve diplomatik geçmişi olmayan kişilerin büyükelçi olarak atanması yaygınlaşmaktadır. Hem Amerika’da hem de Türkiye’de bu eğilim gözlemleniyor. Tom Barrack, Trump’ın kampanyasına bağışta bulunmuş biri olarak Türkiye’ye büyükelçi olarak atanmıştır. Ancak, diplomasi konusunda deneyimsiz olduğu biliniyor.
Barrack’ın Yanlış Anlayışları
Trump’ın dış politikaya olan ilgisizliği bilinirken, Barrack, Orta Doğu uzmanı olarak ortaya çıkmıştır. Kısıtlı bilgi birikimi ile Türkiye’ye nasihat verme cüretini göstermektedir. Barrack, Osmanlı döneminde bölgedeki barışın önemine vurgu yaparken, milliyetçilik akımının bölgeyi nasıl etkilediğini göz ardı etmektedir. Türk halkının geçmişe özlem duymadığı ve Arapların Türklere karşı duyduğu hayranlığın az olduğu gerçeği de göz ardı edilmektedir.
Barrack, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun değerlerine hakaret ettiğinin farkında bile değil. Görevi Amerika ve Türkiye arasındaki ilişkileri güçlendirmekse, bu konuda başarılı olduğu tartışmalıdır. Aksine, ülkedeki Amerikan karşıtlığını artırmakta önemli bir rol oynamaktadır.
<pTürkiye Cumhurbaşkanı, Trump ile olan ilişkilerini korumak adına Barrack'ı eleştirmekten kaçınıyor. Ancak, müttefik bir ülke olarak, Trump'tan Barrack'ı geri çekmesini ve yerine daha saygın bir diplomat atanmasını talep etmekte fayda var. Şu anki durum, işler açısından pek iç açıcı değil.




