COP31 Başkanı Kurum: Türkiye Yeni Uzlaşma Zeminini İnşa Edecek

COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye’nin yeni bir uzlaşma zemini inşa edeceğini vurguladı.

Dünyanın iki ana blok olarak “fosil blok” ve “yeşil blok” şeklinde ayrıldığını belirten COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye’nin bu süreçte sistem mimarı olarak yeni bir uzlaşma zemini kurarak kendi konumunu güçlendireceğini ifade etti.

Bilkent Otel’de gerçekleştirilen COP31 Sivil Toplum Kuruluşları (STK) İstişare Toplantısı’nda konuşan Kurum, COP31’in ev sahipliğini üstlenme sürecinin zorlu diplomatik müzakereler sonucunda gerçekleştiğini söyledi. Türkiye’nin bu organizasyona talip olmasının arkasında, ülkenin iklim alanındaki gücü ve potansiyeline olan inanç yattığını dile getiren Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın atamasıyla COP31 Başkanı olarak göreve başladıktan sonra kurumsal kapasiteyi güçlendirmek için çalışmalara hız verdiklerini aktardı.

Kurum, COP31 Başkanlık Ofisi’ni kurduklarını ve organizasyon yapısını belirlediklerini hatırlatarak, Antalya’daki EXPO alanını tasarladıklarını ve saha çalışmalarına başladıklarını belirtti. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da düzenlenen önemli bir hazırlık toplantısında, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası ile Avustralyalı müzakereciler ve önceki dönem COP Başkanlarıyla birlikte stratejik bir misyon oluşturduklarını ifade etti.

Kurum, COP31 için ortak bir vizyon oluşturma çabası içinde olduklarını ve artık somut hedeflerin belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin COP31 sürecini üç temel değer üzerine inşa ettiğini belirten Kurum, bu değerlerin diyalog, uzlaşı ve aksiyon olduğunu söyledi. İklim krizinin yeni bir aşamaya geçtiğini vurgulayan Kurum, artık hedef belirlemenin ötesine geçilmesi gerektiğini ve belirlenen hedeflerin hayata geçirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.

Kurum, yaklaşımın diyaloğa, uzlaşıya ve eyleme dayalı olacağını belirterek, “Artık söz değil, eylem zamanı” diyerek uygulamaya geçme çağrısında bulundu. COP31’i yalnızca bir diplomatik toplantı olarak görmediklerini, bunun uygulamanın hızlandığı ve güvenin yeniden tesis edildiği bir dönüm noktası olacağını söyledi.

STK’lerden yüksek beklentileri olduğunu dile getiren Kurum, bu süreçlerin başarısının STK’lerin katkısına bağlı olduğunu ifade etti. Dünyanın COP31’den büyük beklentiler içinde olduğunu hatırlatan Kurum, bu durumun yalnızca COP31 Başkanlığı’nın değil, tüm paydaşların sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Kurum, jeopolitik fay hatlarının yeniden hareketlendiğini, ülkeler arasında enerji ve dijital egemenlik gibi konularda rekabetin arttığını belirtti. Ayrıca, demografik değişimlerin, göç dalgalarının ve gıda güvenliği sorunlarının giderek büyüdüğünü, finansal belirsizliklerin yeni bir finansal yapının doğmasına neden olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu süreçte iklim adaleti ve adil geçiş gibi konularda kalkınma arayışındaki ülkelerin sesi olacağını vurguladı.

Kurum, COP31 kapsamında Antalya’ya özgü kararlar almak istediklerini belirterek, Türkiye’nin küresel iklim mimarisini siyaset üstü bir yaklaşımla inşa edeceğini söyledi. COP31’in yalnızca bir konferans değil, iklim eyleminde bir dönüm noktası olmasını hedeflediklerini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu