Petrol Arzında Toparlanma Süreci Kademeli Olacak
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler petrol arzında kademeli toparlanma sürecine işaret ediyor.
ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatlarının yeniden başlaması beklentilerini artırarak petrol fiyatlarında önemli bir düşüşe neden oldu. Ancak uzmanlar, bu toparlanma sürecinin kademeli ve uzun bir zaman alacağını vurguluyor. Sparta Commodities Kıdemli Petrol Piyasası Analisti Neil Crosby, Hürmüz Boğazı’ndan tam petrol akışının 1-2 hafta içinde yeniden başlamasının iyimser bir tahmin olduğunu belirtti.
28 Şubat’ta ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonucunda Hürmüz Boğazı’nın kapanması, bölgedeki petrol üretim ve ihracat akışlarını ciddi şekilde etkiledi. Bu durum, kaybedilen milyonlarca varillik arz ile birleşince petrol piyasasında dalgalanmalara yol açtı. Washington ile Tahran arasında yapılan ön anlaşma, petrol fiyatlarında belirgin bir geri çekilme yaşanmasına neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı, bir önceki gün kapanışına göre yaklaşık %5,6 düşerek 82,40 dolara gerilerken, WTI petrolün fiyatı da %6,1 azalarak 79,70 dolara düştü. Böylece petrol fiyatları, mart ayının başından bu yana en düşük seviyelerine ulaştı.
27 Şubat’ta Brent petrolün varil fiyatı 72,48 dolardan kapanmıştı. ABD ile İran arasında 8 Nisan’da sağlanan geçici ateşkes kararına rağmen müzakerelerin tıkanmasıyla Brent petrol, 30 Nisan’da 126,41 dolara çıkarak savaşın başlangıcından bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Bu anlaşma, sadece çatışmanın sona ermesini değil, aynı zamanda Hürmüz Boğazı’ndan sevkiyatların ne kadar sürede normale döneceği ve arz kayıplarının ne hızla telafi edileceği konusundaki beklentileri de gündeme getirdi.
Üç Aylık Sürede Günlük 10,3 Milyon Varil Üretim Kaybı
Savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin durması, küresel petrol piyasasında ciddi bir arz krizine yol açtı. Bu durum, Körfez bölgesindeki başlıca üretici ülkelerin petrol üretiminde önemli düşüşlerle sonuçlandı. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) verilerine göre, İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in toplam günlük ham petrol üretimi, şubatta yaklaşık 23,7 milyon varil iken, martta 15,5 milyon varile, nisanda 13,7 milyon varile ve mayısta 13,5 milyon varile geriledi. Bu düşüş, günlük yaklaşık 10,3 milyon varillik üretim kaybına işaret ediyor. Katar’daki hacim kaybı da eklendiğinde, toplam kayıplar daha da artıyor. Bu boyuttaki bir düşüş, yalnızca bölgesel değil, küresel petrol arz dengeleri açısından da önemli bir risk oluşturuyor.
Norveç merkezli Rystad Energy’nin raporuna göre, Hürmüz Boğazı’nın temmuz ortasında kademeli olarak yeniden açılması bekleniyor. Bu senaryoya göre, üretim ve ticaret akışlarındaki toparlanmanın ani bir artış yerine kademeli bir süreç izleyeceği öngörülüyor. Tankerlerin yeniden konumlandırılması, sürecin ilk engelini oluşturacak ve bu durum, Boğaz’ın yeniden açılmasının ardından 2-3 hafta içinde üretimdeki ilk toparlanmayı geciktirecek. Temmuz ayında, üretimi askıya alınan hacimlerin %10-15’inin geri kazanılması bekleniyor. Ağustos ve eylül aylarında daha güçlü bir toparlanma öngörülüyor. Kaybedilen hacimlerin yaklaşık %85’inin ekime kadar geri kazanılması beklenirken, tam normalleşmenin ise Irak ve Kuveyt’teki eski üretim sahalarındaki kısıtlamalar nedeniyle Ocak 2027’yi bulabileceği tahmin ediliyor.
Hürmüz Boğazı’nın Açılması Tam Normalleşme Anlamına Gelmiyor
Crystol Energy Üst Yöneticisi Carole Nakhle, anlaşmanın geçerliliğini koruması durumunda Hürmüz Boğazı’ndan sevkiyatların normale dönmesiyle jeopolitik risk priminin fiyatlardan kademeli olarak çıkabileceğini ve bu durumun fiyatlarda ek bir düşüşe yol açabileceğini ifade etti. Ancak Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının tam normalleşme anlamına gelmeyeceğine dikkat çekti. Gemi sahipleri, sigortacılar ve tüccarların, faaliyetlerin tamamen normale dönmesinden önce güvenlik riskinin ortadan kalktığına dair ikna edici bir güvence arayacaklarını belirtti.
Nakhle, bölgedeki üretimin toparlanma hızının kesintinin niteliğine bağlı olduğunu vurgulayarak, Hürmüz Boğazı’ndan yapılan sevkiyatların asıl sorun olması durumunda, deniz trafiği ve sigorta teminatı yeniden sağlandığında ihracatın hızlı bir şekilde yeniden başlayabileceğini belirtti. Ancak çatışma öncesi seviyelere dönüş, üretim ve ihracat altyapısında oluşan hasarın boyutuna bağlı olacaktır. Körfez Arap üreticileri, daha güçlü mali imkanlara ve teknolojiye erişimleri sayesinde toparlanmayı hızlandırma konusunda İran’a kıyasla daha avantajlı bir konumda bulunuyor.
Sparta Commodities Kıdemli Petrol Piyasası Analisti Neil Crosby, 19 Haziran’da Cenevre’de imzalanması beklenen nihai anlaşmanın, zor başlıkların ele alınacağı 60 günlük bir müzakere sürecini başlatacağını belirtti. Crosby, petrol piyasasının şu aşamada Hürmüz Boğazı’nın sorunsuz bir şekilde yeniden açılacağı beklentisini fiyatladığını ifade etti. Siyasi süreç sorunsuz ilerlese bile, Basra Körfezi’nde sıkışan gemilerin çıkması ve mayın temizliği gibi konuların zaman alabileceğini vurguladı. Crosby, Hürmüz Boğazı’ndan tam akışın 1-2 hafta içinde yeniden başlamasının iyimser bir tahmin olduğunu belirtti. Bir ay içinde %50’nin üzerine çıkmanın mümkün olabileceğini, ancak Körfez bölgesinde gemi tedarik zincirinin yeniden kurulmasının ve tüm yeniden başlatma süreçlerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesinin zor olacağını ifade etti.




