Azak Denizi’nde Türk Gemisine Drone Saldırısı: 5 Can Kaybı

Azak Denizi’nde Türk gemisi drone saldırısına uğradı, 5 denizci hayatını kaybetti. Olayın detayları ve uluslararası etkileri inceleniyor.

Azak Denizi’nin Taganrog Körfezi’nde 5 Haziran 2026 gecesi, balast seferindeki iki kuru yük gemisi olan “Natra” ve “Zircon”, insansız hava araçları tarafından hedef alındı. Saldırılar sonucunda beş denizci yaşamını yitirdi. Vurulan gemilerden birinin işletmeciliğini İstanbul merkezli bir Türk şirketinin yürütmesi, olayın Türk denizciliği açısından önemini artırdı.

İlk saldırı, yerel saatle 00.45’te “Natra” gemisine gerçekleştirildi. Geminin üzerine dört İHA isabet etti ve çıkan yangın, mürettebatın çabalarıyla kontrol altına alındı; ancak iki denizci olay yerinde hayatını kaybetti. Belize bayrağına sahip olan gemide toplam 12 kişilik bir mürettebat bulunuyordu. “Natra”, ağır hasar almasına rağmen su üstünde kalmayı başardı, fakat kendi gücüyle hareket edemediği için bölgeye iki römorkör gönderildi.

İkinci saldırı ise saat 01.55’te “Zircon” gemisine yapıldı. Geminin üst yapısına isabet eden dört İHA, üç denizcinin ölümüne neden oldu. Yangının kontrol altına alınamaması sonucu mürettebat, gemiyi can filikalarıyla terk etmek zorunda kaldı. “Zircon” terk edildiği sırada hala alevler içindeydi. Hayatta kalan denizciler, o sırada bölgeden geçmekte olan üç gemi tarafından kurtarıldı ve güvenli bir şekilde Rusya’nın Yeysk Limanı’na ulaştırıldı.

Olayın ardından yapılan incelemelerde, “Natra” gemisinin işletmecisinin İstanbul Tuzla’da kayıtlı NATRA SHIPPING CO LTD olduğu belirlendi. Geminin işletme ve ticari yönetimi ise 13 Mart 2026’dan bu yana İstanbul Kadıköy merkezli EFEM Gemi Kiralama tarafından üstlenilmektedir. Bu durum, olayın hukuki ve ticari boyutları açısından önemli sorular doğuruyor.

Her iki gemide görev yapan denizcilerin tamamının Azerbaycan vatandaşı olduğu öğrenildi. Azerbaycanlı resmi kaynaklar, gemiadamlarının özel sektörde sözleşmeli olarak çalıştığını ve gemilerin yabancı bayrak taşıdığını vurguladı. İlk bilgilere göre, “Natra”da hayatını kaybeden denizcilerin kaptan ve ikinci kaptan olduğu iddia ediliyor; ancak bu konuda resmi bir teyit henüz yapılmadı.

Olayın hemen ardından, aynı gece üçüncü bir geminin, Rusya bayraklı “Bavly” adlı akaryakıt tankerinin de hasar gördüğü ve bir denizcinin hayatını kaybettiği yönünde iddialar ortaya atıldı. Ancak resmi rapor yalnızca “Natra” ve “Zircon” gemilerini doğrulamaktadır.

Her iki geminin de Türkiye’den hareket ederek Rusya’nın Rostov-na-Donu limanına tahıl yüklemek üzere gittiği göz önüne alındığında, saldırının arka planı daha da karmaşıklaşıyor. Ukrayna, Rusya’nın deniz yoluyla yürüttüğü tahıl ve akaryakıt ihracatını hedef alarak bu tür saldırıları artırmış durumda. Son aylarda, Azak Denizi ve Karadeniz bölgesinde ticari gemilere yönelik birçok saldırı gerçekleşti.

Azak Denizi, Rusya’nın tahıl, kömür ve akaryakıt ihracatının merkezini oluşturuyor. Bu bölgedeki dar ve sığ coğrafya, ticari gemilerin manevra kabiliyetini kısıtlayarak insansız hava ve deniz araçlarına karşı daha savunmasız hale getiriyor. Sivil gemilerin askeri hedeflerle aynı su yollarını paylaşması, yan hasar riskini artırıyor.

Türk denizciliği, bu tür saldırılardan daha önce de etkilenmişti. 26 Mart 2026’da Türk ham petrol tankeri “Altura”, Novorossiysk’ten ayrıldıktan sonra insansız bir araçla vurulmuştu. Dışişleri Bakanlığı, Türk sahipli gemilere yönelik saldırıları kınamış ve sivil denizciliğin hedef alınmasından duyduğu kaygıyı dile getirmişti. 5 Haziran’daki saldırı, bu endişelerin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Bu olay, sivil denizcilerin güvenliği ve uluslararası deniz hukuku açısından önemli tartışmalara yol açacak. Saldırının sorumluluğunu üstlenen bir taraf henüz bulunmamakta. Olayla ilgili bilgiler gelmeye devam ediyor ve hayatını kaybeden denizcilerin kimlikleri, kurtarma operasyonlarının durumu ve üçüncü gemi iddiaları hakkında resmi açıklamalar bekleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu