Karadeniz’deki Güvenlik Sorunları İhracatı Tehdit Ediyor

Karadeniz’deki artan güvenlik endişeleri, Türk ihracatçıların gemi bulmasını zorlaştırıyor ve ekonomik etkileri gündeme getiriyor.

Karadeniz’deki güvenlik riskleri, Türk ihracatçılar için ciddi bir tehdit oluşturmaya başladı. Armatörlerin Rusya ve Ukrayna limanlarına sefer yapma isteksizliği, yük taşıyacak gemi bulma konusunda ihracatçılara zorluklar yaşatıyor. Sektör temsilcileri, bu durumun hammadde tedarikinde aksaklıklara yol açarak üretim maliyetlerini artırabileceğini ve enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğini belirtiyor.

Rusya-Ukrayna savaşında ticaret gemilerine yönelik saldırıların artması, Türk armatörlük şirketi Medkon’a ait bir geminin insansız hava aracı (İHA) saldırısına uğramasıyla daha da endişe verici bir hal aldı. Güvenlik kaygıları nedeniyle birçok armatör, bu limanlara sefer düzenlemekten kaçınırken, ihracatçılar da yüklerini taşıyacak gemi bulmakta zorlanıyor.

Karadeniz ve Akdeniz’de normal dönemlere kıyasla çok daha fazla sayıda geminin yük beklediği ifade ediliyor. Ancak güvenlik endişeleri nedeniyle taşımaların yavaşlaması, özellikle tahıl, kömür ve sanayi hammaddeleri taşımalarında aksaklıklara yol açıyor. Bu durum, hem üretimi hem de iç piyasadaki fiyatları olumsuz etkileyebilir.

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) temsilcileri, Türk bayraklı ticaret gemilerine yönelik saldırıları yakından takip ettiklerini belirtti. Dışişleri Bakanlığı ile irtibat kurarak, çatışmanın tarafları ve uluslararası kuruluşlar nezdinde gerekli diplomatik girişimlerin başlatılmasını talep ettiklerini vurguladılar. Sürecin yetkili makamlarla koordineli bir şekilde izleneceği ifade edildi.

KOSDER Onursal Başkanı Salih Zeki Çakır, Karadeniz’de 3 bin-12 bin DWT aralığında 759 minibulker gemisinin bulunduğunu ve bunlardan 312’sinin yüksüz durumda olduğunu açıkladı. Çakır, bu gemilerin önemli bir kısmının yük beklediğini belirterek, piyasada daha önce görülmemiş kadar fazla spot gemi pozisyonu oluştuğunu ifade etti. Bu durumun yalnızca Karadeniz ile sınırlı kalmadığını, Akdeniz’de de hissedildiğini vurguladı.

Çakır, güvenlik endişeleri nedeniyle gemilerin yük almaktan kaçındığını ve bu durumun ham madde tedarikinde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Sektör temsilcileri, Rusya ve Ukrayna’dan yapılan tahıl, kömür, demir-çelik ve diğer sanayi hammaddelerinin taşınmasındaki gecikmelerin üretim maliyetlerini artıracağını ve enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturacağını vurguladı.

Koster armatörü Hakan Çendik, uluslararası kamuoyuna acil çağrıda bulunarak, deniz taşımacılığının küresel ticaret için hayati öneme sahip olduğunu, denizcilerin ise bu zorlu görevi özveriyle yerine getirdiğini ifade etti. Ticaret gemilerine yönelik saldırıların yalnızca gemileri değil, küresel tedarik zincirini ve milyonlarca insanın yaşamını tehdit ettiğini belirtti. Çendik, uluslararası kuruluşlar ve hükümetlerin eş zamanlı olarak diplomatik ve güvenlik adımları atması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin dış ticaret rakamları, Karadeniz hattının önemini gözler önüne seriyor. Bu yılın ilk beş ayında Rusya’dan yapılan ithalat 17,3 milyar dolara ulaşırken, Ukrayna’dan yapılan ithalat 1,2 milyar doları geçti. TİM verilerine göre, Ocak-Haziran döneminde Rusya’ya yapılan ihracat yaklaşık 2,7 milyar dolar, Ukrayna’ya ise 2,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Haziran ayına ait ithalat verileri henüz açıklanmadı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Karadeniz’deki artan savaşın sivil ticari gemileri ve lojistik koridorları doğrudan hedef aldığını belirterek, bu durumun bölgeye yönelik ihracat için önemli bir risk oluşturduğunu ifade etti. Gültepe, “Kuzeydeki komşularımızla ticaretimizin güvenliği, Karadeniz’in güvenliğine bağlı. Rusya’ya gerçekleştirdiğimiz ihracatın yüzde 57,4’ü, Ukrayna’ya olan ihracatımızın ise yüzde 35’i deniz yoluyla taşınıyor. Tonaj bazında bakıldığında ise Rusya’ya ihracatımızın yüzde 81’i, Ukrayna’ya olan ihracatımızın yüzde 67’si deniz yoluyla sevk ediliyor. Dolayısıyla Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinde yaşanan her aksama, ihracatımızı doğrudan etkiliyor,” dedi.

Gültepe, ticari gemilere yönelik İHA saldırıları nedeniyle armatörlerin bölgeye gitmek istememesinin ve yüzlerce geminin açıkta beklemesinin, küresel bir tedarik sorununun habercisi olduğunu da sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu