İzmir’de Zeytin Sektörü Buluştu: Hedef Güçlü İhracat
İzmir’de yapılan uluslararası toplantıda zeytin ve zeytinyağı sektörünün geleceği tartışıldı. Hedef, güçlü ihracat ve markalaşma.
İzmir’de gerçekleştirilen uluslararası toplantıda zeytin ve zeytinyağı sektörünün geleceği ele alındı. Türkiye’nin bu alandaki güçlü üretim kapasitesine rağmen, ihracatın artırılması için katma değer, markalaşma ve Avrupa Birliği kontenjanları gibi konular ön plana çıktı.
İzmir’de düzenlenen ve zeytin ile zeytinyağı sektörünün geleceğine yön verecek stratejilerin tartışıldığı bu önemli buluşma, sektördeki tüm paydaşları bir araya getirdi. “Zeytinlikten Pazara” temasıyla üretimden tüketime kadar olan sürecin detaylı bir şekilde değerlendirildiği toplantıda, Türkiye’nin küresel pazardaki yeri, ihracat hedefleri ve sürdürülebilirlik konuları masaya yatırıldı. Kamu temsilcileri, sektör kuruluşları ve uluslararası uzmanların katılımıyla gerçekleşen bu organizasyon, mevcut başarıların yanı sıra sektördeki yapısal sorunları da kapsamlı bir şekilde ele aldı.
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tan, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen bu toplantının sektör açısından büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Tan, “Bu üst düzey toplantı, ülkemizin zeytin ve zeytinyağı alanında belirlediği hedeflerin ne kadar doğru ve başarılı olduğunu göstermesi açısından son derece kıymetli. UZZK olarak 20 yıl önce başladığımız bu yolda, zeytinin anavatanı olan Türkiye’yi hak ettiği konuma taşımayı hedefledik. O dönemde 96 milyon olan ağaç varlığımızı bugün 200 milyonun üzerine çıkardık. Bu artış yalnızca dikimle kalmadı, doğru bakım ve üretim politikalarıyla verime dönüştü. Nitekim 425 bin tonluk üretimle dünya ikinciliğine ulaşırken, sofralık zeytinde 700 bin ton seviyeleriyle dünya liderliği hedefimizi ortaya koyduk” dedi.
Tan, üretimin tek başına yeterli olmadığını belirterek, “Üretilen ürünün pazarlanması ve katma değere dönüştürülmesi en az üretim kadar önemlidir. Bu noktada ‘zeytinlikten pazara’ yaklaşımı son derece doğru bir başlık. Türkiye artık dökme ihracatın ötesine geçerek markalı, ambalajlı ve yüksek katma değerli ürünlerle uluslararası pazarlarda yer almayı hedefliyor. Ancak Avrupa Birliği ile olan kontenjan sınırlamaları gibi yapısal sorunların çözülmesi gerekiyor. Tüketim tarafında ise kişi başı tüketimi artırarak kısa vadede 400 bin tonluk iç pazar hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki süreçte doğru destek politikaları ve kararlı adımlarla sektörümüzün daha da güçleneceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Tan, Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı sektöründe üretimin yanı sıra ihracatta da katma değerli bir dönüşüm hedeflediğini belirtti. “Türkiye artık markalı ve ambalajlı ürünlerle ihracat pazarlarında daha güçlü yer almayı amaçlıyor. Ancak Avrupa Birliği’nin Tunus’a yıllık 56 bin 400 ton gümrük ve vergi muafiyetli kontenjan tanırken, Türkiye için bu miktarın yalnızca 100 ton seviyesinde kalması önemli bir dezavantaj oluşturuyor. Bu durumun ikili anlaşmalar çerçevesinde çözülmesi gerekiyor” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da, İzmir’de düzenlenen programın zeytin ve zeytinyağı sektörünün geleceği açısından önemli bir buluşma olduğunu vurguladı. Gürcan, “Ülkemiz, sahip olduğu köklü zeytincilik geleneği, güçlü üretim altyapısı ve yüksek potansiyeliyle bu alanda küresel ölçekte önemli bir aktördür. Nitekim Türkiye, sofralık zeytin üretiminde dünya birincisi, zeytinyağı üretiminde ise dünya ikincisi konumundadır. Ancak günümüzde rekabet yalnızca üretimle sınırlı kalmamakta; markalaşma, katma değerli üretim ve uluslararası pazarlarda güçlü bir konum elde etmek de en az üretim kadar belirleyici hale gelmektedir” dedi.




