BM, İklim Adaleti Kararını Tarihi Oylama ile Onayladı

BM, Uluslararası Adalet Divanı’nın iklim adaleti kararını onayladı. Türkiye, oylamada çekimser kaldı.

Birleşmiş Milletler, Uluslararası Adalet Divanı’nın geçen yıl aldığı iklim kriziyle ilgili tarihi kararı, büyük bir çoğunlukla onayladı. Oylamada, dünyanın en büyük fosil yakıt üreticisi ve sera gazı salıcısı ülkeleri ret oyu verirken, Türkiye ise çekimser kalan 28 ülke arasında yer aldı.

Uluslararası Adalet Divanı’nın, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede yasal yükümlülüklerini belirten danışma kararı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 141 oyla kabul edilirken, sadece sekiz ülke karşı oy kullandı. COP31 toplantısına ev sahipliği yapacak olan Türkiye, bu oylamada çekimser kalmayı tercih etti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, hükümetlerin vatandaşlarını giderek derinleşen iklim krizinden koruma sorumluluğunu vurguladı. Guterres, X platformunda paylaştığı mesajında, Genel Kurul’un, Uluslararası Adalet Divanı’nın iklim değişikliği ile ilgili danışma görüşünü destekleyen kararını kabul etmesini memnuniyetle karşıladığını belirtti. Bu kararın, uluslararası hukukun, iklim adaletinin ve devletlerin insanları koruma sorumluluğunun güçlü bir teyidi olduğunu ifade etti.

Vanuatu tarafından önerilen bu karar, Uluslararası Adalet Divanı’nın 2025’teki danışma görüşünü onaylıyor. Bu görüşte, devletlerin fosil yakıt kullanımını azaltma ve küresel ısınma ile mücadele etme yükümlülükleri olduğu belirtiliyor. Mahkemenin danışma görüşü bağlayıcı olmasa da, dünya genelindeki iklim davalarında referans alınmaya başlandı ve hakimler bu görüşü kararlarında kullanıyor.

Oylamada Suudi Arabistan ve ABD gibi ülkeler karşı oy kullanırken, Türkiye ve Hindistan gibi ülkeler çekimser kaldı. Petrol üreticisi Katar ve Nijerya da çekimser kalan ülkeler arasında yer aldı. Avustralya, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık ise kararı destekleyen ülkeler arasında bulunuyor. ABD’nin BM nezdindeki büyükelçi yardımcısı Tammy Bruce, karar taslağının fosil yakıtlarla ilgili uygunsuz siyasi talepler içerdiğini ifade etti.

Oylama öncesinde Vanuatu’nun BM Daimi Temsilcisi Odo Tevi, bu meselenin önemine dikkat çekerek, zararların gerçek olduğunu ve toplulukların kuraklık ve kötü tarımsal hasatlar gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Vanuatu İklim Değişikliği Bakanı Ralph Regenvanu ise mevcut jeopolitik ortamda hukukun üstünlüğüne bağlılığın her zamankinden daha önemli olduğunu belirtti ve iklim değişikliğinin bu bağlamda bir istisna olmadığını ifade etti.

Pasifik ülkeleri, yüzyıllardır anavatanlarının yok oluşunu izliyor. Tuvalu’da, deniz seviyesinin yalnızca 2 metre yükseklikte olduğu bölgede, nüfusun üçte biri iklim göçü vizesi almak için Avustralya’ya başvurmuş durumda. Ancak her yıl sadece sınırlı sayıda kişi kabul ediliyor. 2100 yılına gelindiğinde, bu ülkenin büyük bir kısmının yüksek gelgit dönemlerinde sular altında kalması bekleniyor.

2015 yılında kabul edilen Paris Anlaşması, küresel ısınmayı sanayi öncesi döneme göre 1,5 derece ile sınırlama hedefini belirlemişti. Ancak bilim insanları, en iyimser senaryoların bile bu sıcaklık eşiğinin aşılacağını öngörüyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu