Volvo R100E, Allison şanzımanla taş ocağında verimli
Volvo R100E ve Allison 9610 ORS şanzımanı, Deisl-Beton’un zorlu taş ocağı koşullarında taşıma kapasitesini artırırken maliyetleri düşürdü.
Avusturya merkezli mineral yapı malzemeleri üreticisi Deisl-Beton GmbH, 70 yılı aşkın süredir Salzburg yakınlarındaki Sulzau taş ocağında faaliyet gösteriyor. Bölgede çıkarılan kireç taşı ve dolomit; taş, asfalt ve beton üretiminin yanı sıra farklı inşaat projelerinde ham madde olarak değerlendiriliyor. Yıllık kaya taşıma miktarının 600 bin tona ulaştığı işletmede, Allison 9610 Off Road Series (ORS) tam otomatik şanzımanla donatılmış Volvo R100E rijit şasili damperli kamyon görev yapıyor.
Salzburger Kalkhochalpen bölgesinde, 2.000 metreyi aşan rakımlarda sürdürülen çalışmalar; dar ve taşlı yollar, dik rampalar ve ağır yükler nedeniyle ekipmanlardan yüksek çekiş gücü ve güvenilirlik bekliyor. Kullanım ömrünün sonuna yaklaşan Terex TR70’in yerine yeni bir araç arayan Deisl-Beton, Avusturya’da Allison 9610 ORS şanzıman kullanan ilk Volvo R100E modellerinden birini tercih etti.
Deisl-Beton Genel Müdürü Christopher Deisl, araç seçiminde kapasite, dayanıklılık ve kullanım kolaylığını temel kriterler olarak belirlediklerini söyledi. Daha önce Allison şanzımanlardan olumlu sonuç aldıklarını aktaran Deisl, bu deneyimin yeni damperli kamyon tercihinde etkili olduğunu ifade etti.
Volvo’nun Avusturya’daki bayisi Ascendum’un desteğiyle İsveç’te düşük kullanım süresine sahip bir Volvo R100E bulundu ve araç Avusturya’ya getirildi. 64 metreküplük damper hacmine sahip kamyon, önceki Terex TR70’e göre yaklaşık yüzde 30 daha fazla taşıma kapasitesi sunuyor.
783 kW gücündeki Cummins QST30 motorla çalışan Volvo R100E, tek seferde 100 metrik ton yük taşıyor. Yaklaşık 1 kilometrelik güzergâhta ekskavatör ile kırma tesisi arasında çalışan araç, bir vardiyada 80 ila 100 kilometre yol yapıyor ve saatte dört ila beş gidiş-dönüş seferi gerçekleştiriyor.
11 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğinde ve 5 metre yüksekliğinde olan model, iki akslı tasarımı sayesinde 13 metrelik dönüş çapına ulaşıyor. Bu özellik, taş ocağının sınırlı alanlarında manevra kabiliyetini artırırken düşük yuvarlanma direnci de lastik aşınmasının azaltılmasına yardımcı oluyor.
Christopher Deisl, yeni aracın daha kısa sürede daha fazla malzeme taşıdığını belirterek operasyonel verimlilikte belirgin iyileşme sağlandığını dile getirdi. Deisl’e göre artan kapasite, hem damperli kamyonun hem de makine operatörlerinin çalışma süresini azaltırken ton başına taşıma maliyetlerini de önceki araca kıyasla aşağı çekti.
Gerekli malzemenin daha kısa sürede taşınabilmesinin sürücülerin çalışma saatlerini de düşürdüğünü belirten Deisl, sürücü bulmanın zorlaştığı bir dönemde bu avantajın önem taşıdığını vurguladı.
Volvo R100E’nin operatörü Rupert Wieland ise uzun yıllar kamyon şoförlüğü yaptıktan sonra emeklilik planları kurduğu sırada bu aracı kullanması için teklif aldığını anlattı. 1.000 beygirin üzerindeki motor gücüyle tam otomatik şanzımanın birleşiminin kendisini çalışmaya devam etmeye ikna ettiğini belirten Wieland, R100E’nin kullanımını özel bir deneyim olarak nitelendirdi.
Wieland, Allison tam otomatik şanzımanın özellikle dik eğimlerde sürüşü kolaylaştırdığını söyledi. Vites geçişlerinin kesintisiz gerçekleştiğini belirten operatör, geri kayma ya da vites değişimi sırasında güç aktarımının kesilmediğini ve bu durumun zorlu saha koşullarında güven hissini artırdığını ifade etti.
Volvo R100E’de kullanılan Allison 9610 ORS, ağır hizmet ve arazi uygulamalarına yönelik özellikleriyle öne çıkıyor. Kesintisiz Güç Teknolojisi, tork konvertörü üzerinden motor gücünü tekerleklere aktararak vites değişimleri sırasında çekişin korunmasını sağlıyor. İki kademeli geri vites, entegre Trim Boost sistemi ve optimize edilmiş vites oranları da değişken arazi koşullarında araç kontrolünü destekliyor.
Şanzıman, vites küçültme işlemlerini otomatik biçimde yönetirken hidrolik retarder özellikle inişlerde hız kontrolüne katkı sunuyor ve servis frenlerine duyulan ihtiyacı azaltıyor. Çalışma stratejisi yük durumuna göre değişen sistem, araç boşken daha düşük vites değiştirme noktalarıyla yakıt tüketimini sınırlamayı, yüklüyken ise gücü tam olarak aktarmayı hedefliyor.
Sulzau taş ocağının uzak bir dağ vadisinde yer alması, plansız duruşları Deisl-Beton açısından önemli bir operasyon riski haline getiriyor. Christopher Deisl, araçların yalnızca rutin bakım ve kontroller sırasında hizmet dışı kalmasını istediklerini belirterek Allison şanzımanın plansız duruşların azaltılmasına katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi.
Şirket, en az 20 yıl kullanılabilecek dayanıklı bir iş makinesi hedefliyor. Deisl, güvenilir motor ve aktarma organlarına sahip Allison ağır hizmet tipi ORS şanzımanın bu beklentileri karşılayacağı görüşünü paylaştı.
Ascendum Satış Temsilcisi Lukas Exenberger de Deisl-Beton’un çalışma koşulları dikkate alınarak Volvo R100E’nin Allison 9610 ORS şanzımanla eşleştirildiğini belirtti. Exenberger, tam otomatik şanzımanların manuel ve otomatikleştirilmiş manuel seçeneklere kıyasla daha düşük bakım ihtiyacı ve daha uzun kullanım ömrü sunabildiğini ifade etti.
Aracın güçlendirilmiş aktarma sisteminin yüksek tork ve çekiş gücü sağladığını aktaran Exenberger, bunun sefer sürelerinin kısalmasına yardımcı olduğunu söyledi. Dik eğimler, ağır yükler ve taşlı yolların bulunduğu Sulzau taş ocağında Volvo R100E, yüksek taşıma kapasitesi ve kesintisiz güç aktarımıyla malzeme akışını desteklerken çalışma süreleri ile ton başına maliyetlerin azaltılmasına katkı sağlıyor.




