Navlun Fiyatları Artık Saatlik Olarak Değişiyor
Küresel lojistikte navlun fiyatları, dinamik fiyatlandırma ile saatlik olarak değişim göstermeye başladı.
Aysel YÜCEL
Küresel lojistik alanında, pandeminin tetiklediği dinamik fiyatlandırma dönemi, artan jeopolitik riskler ve yapay zeka destekli sistemlerin etkisiyle tahmin edilemez bir hale geldi. Artık navlun fiyatları günler değil, saatler içinde değişiyor.
Havayolu taşımacılığında uzun süredir uygulanan sabit tarifeler büyük ölçüde sona ererken, kargo taşımacılığı anlık doluluk oranlarına göre fiyatlandırılmaya başlandı. Denizyolunda da benzer bir değişim yaşanıyor; armatörler, uzun vadeli sözleşmeler yerine gemi bazlı anlık fiyatlandırmayı tercih ediyor. Sektör temsilcileri, öngörülebilirliğin kaybolmasının tedarik zincirini olumsuz etkilediğini vurguluyor ve ulusal lojistik kapasitesinin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Asset GLI Hava Kargo Operasyon Yöneticisi Burak Ecevit, meslek hayatında ilk kez saatlik navlun fiyatlandırmasıyla karşılaştığını belirterek, “Eskiden hava yollarının aylık tarifeleri vardı. Artık tamamen spot sisteme geçildi. Fiyat teklifleri iki saat geçerli oluyor. Bu sürede kapasite dolarsa, aynı uçuş için yeni bir fiyat belirleniyor. Kargo taşımacılığı artık uçak bileti mantığıyla fiyatlandırılıyor” dedi.
Denizyolunda ise armatörlerin uzun vadeli sözleşmeler yerine gemi bazlı fiyatlandırmayı tercih etmesi, aynı hatta hareket eden gemiler arasında bile önemli navlun farklarının oluşmasına neden oldu.
Sektör temsilcilerine göre, ihracatçılar yüklerini gemiye yükledikten sonra bile beklenmedik maliyetlerle karşılaşabiliyor. Yakıt, savaş riski, yoğun sezon veya liman sıkışıklığı gibi nedenlerle ek ücretler sonradan faturaya yansıtılabiliyor. Bu durum, ihracatçıların anlaştıkları navlun bedelinin üzerinde maliyet ödemek zorunda kalmalarına yol açıyor.
Asset GLI Denizyolu Operasyon Müdürü Ali Ertem Kaymanlı, özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika hatlarında armatörlerin artık sözleşme yapmak istemediğini belirterek, “Neredeyse tamamen gemi bazlı fiyatlama dönemine geçildi. Bu hafta aldığınız fiyatı gelecek hafta kullanmanız mümkün olmuyor. Yoldaki yüklerimize dahi ilave maliyetler geldi ve bunları müşterilerimizle yeniden görüşmek zorunda kaldık” dedi. Kaymanlı, ihracatçının 5 bin dolara taşıma anlaşması yaptığı yük için yolculuk sırasında liman yoğunluğu, yakıt veya güvenlik gerekçesiyle ek navlun faturasıyla karşılaşabileceğini ve bunun maliyet hesaplamalarını zorlaştırdığını ifade etti.
Cardinal Global Logistics Türkiye Genel Müdürü Mehmet Serkan Erdem, fiyatlardaki dönüşümde yapay zeka destekli sistemlerin de etkili olduğunu belirtti. Havayolları ve büyük konteyner hatlarının uzun süredir bu tür altyapılara yatırım yaptığını aktaran Erdem, “Uçak ya da gemi boşsa fiyat düşüyor, talep ve doluluk arttığında sistem fiyatı otomatik olarak yükseltiyor. Yapay zeka artık lojistikte fiyatlamayı yönetiyor. Yakında saatlik değil, dakikalık fiyat değişimlerini konuşacağız” değerlendirmesinde bulundu. Sektör kaynakları, özellikle küresel ölçekte faaliyet gösteren büyük armatörlerin spot piyasaya ağırlık vermesiyle klasik yıllık navlun sözleşmelerinin işlevini büyük ölçüde yitirdiğini belirtiyor.
Forwarder sektöründen bir yönetici, yaşadıkları bir örnekle sorunun boyutunu ortaya koydu. Mart ayında Katar’a gönderilen konteynerler için dört ay sonra 6 bin 500 euro tutarında “acil yakıt ek ücreti” faturası geldiğini belirten sektör temsilcisi, maliyet artışlarının anlaşılabilir olduğunu ancak geriye dönük fiyatlandırmanın ihracatçılar için ciddi bir belirsizlik yarattığını ifade etti.
Küresel kartellerin agresif fiyat politikalarına karşı Türk ihracatçısını koruyacak en önemli unsurun yerli armatörler ve yerli havayolu şirketleri olduğunu belirten temsilciler, ulusal lojistik kapasitesinin desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, kamuoyunda tartışılan geriye dönük ek navlun faturalarının belirli hukuki şartlar altında uygulanabileceğini söyledi. Engin, savaş riski, güvenlik tedbirleri veya sefer sırasında ortaya çıkan olağanüstü operasyonel maliyetlerin, taşıma sözleşmesi veya konşimentoda buna ilişkin hüküm bulunması halinde yük sahibine yansıtılmasının uluslararası taşımacılıkta hukuken mümkün olduğunu belirtti. Türk Ticaret Kanunu’nun 1196’ncı maddesine işaret eden Engin, özellikle konteyner taşımalarında standart konşimento hükümlerinin bağlayıcı olduğunu, bu nedenle savaş riski, güvenlik veya acil durum ek ücretlerinin sonradan talep edilebildiğini ifade etti.
Engin, pandemi döneminde küresel ölçekte yaygınlaşan dinamik fiyatlandırma sisteminin jeopolitik riskler ve bölgesel krizlerle birlikte bugün çok daha yoğun bir şekilde uygulandığını vurgulayarak, yük sahiplerinin taşıma sözleşmeleri ile konşimento hükümlerini dikkatle incelemesinin önemine dikkat çekti.
Drewry Dünya Konteyner Endeksi (WCI), Asya-Avrupa hattındaki kapasite kısıtlamaları ve boş seferlerin etkisiyle 40’lık konteyner başına navlun fiyatının 4.639 dolara yükselerek Eylül 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştığını bildirdi. Konteyner navlunundaki yıllık artış yüzde 75’e yaklaştı. Asya-Avrupa ticaret rotasında, spot navlun ücretleri bu hafta da artmaya devam ediyor.
Şanghay’dan Rotterdam’a olan spot navlun, yüzde 5 artışla 40’lık konteyner başına 4.933 dolara yükseldi. Hava kargoda da fiyat dalgalanmaları sürüyor. WorldACD Market Data’nın en son verilerine göre, haziran ayında küresel tonajlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9 artış gösterdi. Haziranda Orta Doğu ve Körfez pazarlarına kapasitenin geri dönmeye devam etmesine rağmen, dünya genelindeki hava kargo navlunu haziran ayında yüksek seviyelerde kaldı.
Haziran ayı ve ikinci çeyrek genelinde ortalama piyasa fiyatları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 33 daha yüksek gerçekleşti. İkinci çeyrekteki ortalama ücretler, birinci çeyrekteki ortalama seviyenin de yüzde 28 üzerinde seyretti. Haziran ayında kilo başına 3,71 dolar olan dünya genelindeki ortalama spot fiyatlar, geçen yıla göre yüzde 43 artış kaydetti.




