Zivella, Sağlık Mekânlarının İhtiyaçlarına Yönelik Tasarımlar Sunuyor
Zivella, sağlık mekânlarının ihtiyaçlarına uygun tasarımlar sunarak sektördeki yerini güçlendiriyor. Abdurrahman Uzun ile yapılan söyleşi detayları.
Zivella Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Uzun:
Zivella, sağlık mekânlarının ihtiyaçlarına yönelik tasarımlar sunuyor.
Zivella’nın kuruluş hikayesini ve faaliyet alanlarını Abdurrahman Uzun ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide ele aldık. Tasarım serüvenimiz 25 yıl önce Rize’de başladı. 1999 yılında Mesut Mobilya adıyla ilk mağazamızı açtık. Zivella markası ise 2004 yılında Azerbaycan’da doğarak Bakü’de ikinci mağazamızı açmamızla hayat buldu. 2008’de İstanbul’da bir mağaza daha açtık ve 2012’de üretime geçtik. 2015 yılında markamızı yeniden şekillendirerek 2016’da ilk Zivella koleksiyonumuzu piyasaya sürdük. Takip eden yıllarda Ankara, Londra, İstanbul ve Taşkent’te yeni mağazalar açarak büyümeye devam ettik. Bugün, 250 kişilik ekibimizle ofis mobilyaları alanında tasarım ve üretim süreçlerimizi kendi bünyemizde yürütüyoruz. Tasarım felsefemizin merkezinde ‘yansıma’ kavramı yer alıyor; yaşamı, doğayı, kültürü ve insanı tasarımlarımıza yansıtarak özgün ürünler geliştiriyoruz.
Ofis mobilyaları alanında uzmanlaşmamız, tasarıma yaptığımız yatırımlar ve uzun vadeli tasarımcı iş birliklerimizle mümkün oldu. 2015’te Zivella’yı yeniden tasarlamaya karar verdiğimde, deneyimli tasarımcılardan öğrenirken genç yeteneklerin ekosisteme katılmasının önemini fark ettim. İlk koleksiyonumuzda dört genç tasarımcının ürünlerine yer verdik ve onlardan sonra gelen tasarımcılar Zivella’nın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bugün, 10 yıldır süregelen bir tasarımcı-üretici işbirliğimiz ve kendi tasarım ekibimiz mevcut. Bu çabalarımız, uluslararası ödüllerle de taçlandı; iF Design Awards’tan beş, A Design Awards’tan bir ödül kazandık.
Özellikle hastane mobilyaları konusunda önemli projelere imza attık. Sağlık yapıları, tasarımın en çok test edildiği alanlardan biri. Estetik, hijyen, dayanıklılık ve kullanıcı psikolojisi bu alanda belirleyici unsurlar. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde uyguladığımız projede, hastanenin ‘köşesizlik’ mimari konsepti doğrultusunda hijyenik ve toz oluşumunu engelleyen köşesiz tasarımlar geliştirdik. Bir diğer önemli projemiz ise İstanbul’daki Hisar Hastanesi Onkoloji Merkezi. Onkoloji birimi, hastaların en uzun süre kaldığı alanlardan biri olduğu için mekânın atmosferinin moral üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak bekleme ve tedavi alanlarının tasarımına özel önem verdik.
Yıllar içinde sağlık sektöründeki projelerimizden edindiğimiz en önemli ders, sağlık mekânlarında mobilyanın tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğudur. Silinebilir ve hijyenik yüzeyler, köşesiz formlar, iyileşmeyi destekleyen renkler ve doğru tasarlanmış bekleme alanları, hasta ve refakatçilerin o mekânda geçirdiği zamanı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle her sağlık projesine, ilgili taraflarla birlikte en baştan tasarlanan bir süreç olarak yaklaşıyoruz.
Hastanelere yönelik özel bir ‘medikal’ seri üretmiyoruz; mevcut koleksiyonlarımızı sağlık mekânlarının ihtiyaçlarıyla bir araya getiriyoruz. Ürün seçiminde hijyen, dayanıklılık ve psikolojik konfor temel kriterlerimiz. Silinebilir yüzeyler ve toz tutmayan köşesiz formlar hijyen sağlarken, yoğun kullanıma uygun kumaşlar ve mekanizmalar dayanıklılığı artırıyor. Ayrıca, kaygıyı azaltan ve ev sıcaklığı hissi veren renkler ve dokular, psikolojik konforu sağlıyor. Geniş renk seçeneklerimiz, sağlık kuruluşlarının kendi kimliklerini mekâna yansıtmasına olanak tanıyor. Ürünlerimiz arasında bekleme alanları için modüler oturma üniteleri, misafir koltukları, kanepeler, puflar ve sehpalar öne çıkıyor. Hekim odaları ve idari birimler için yönetici masaları, çalışma masaları ve ergonomik koltuklar sunuyoruz. Depolama ve tamamlayıcı ürünlerimiz arasında dolaplar, kesonlar, kitaplıklar ve askılıklar da yer alıyor.
Yeni ofis mobilyası trendleri üzerine yaptığımız araştırmalar, çalışma alanında ev hissi ve misafirperverliğin ön planda olduğunu gösteriyor. Geleceğin ofisinden konfor ve kişiselleştirme bekleyen katılımcıların oranı %64 iken, ev sıcaklığı ve otel konforunu ofise taşıyan yaklaşıma %86,2 oranında bir tercih var. Ergonomi ve akustik konfor ise %51,8 ile en çok tercih edilen özellikler arasında. Duyusal bağ kurulabilen ofisler, katılımcıların %94,6’sında verimlilik ve aidiyet açısından olumlu bir etki yaratıyor. Bu nedenle tasarımlarımızda ergonomi, esneklik ve sürdürülebilirliği bir arada ele alıyoruz. Atıkları azaltan ürünler tasarlamak için çaba gösteriyor, sorumlu ve yalın üretime öncelik veriyoruz. FSC CoC belgesi ile sorumlu orman yönetimi ilkelerine bağlı kalıyor, Greenstars sertifikamızla BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusundaki projelerimizi sürdürüyoruz. Müşterilerimize sunduğumuz seçenekler arasında %100 geri dönüştürülmüş kumaş ve geri dönüştürülmüş plastik de bulunuyor.
Dört kıtada 50’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Yurt dışında Azerbaycan (Bakü), Özbekistan (Taşkent) ve İngiltere (Londra) gibi ülkelerde kendi mağazalarımız bulunuyor. Türkiye’deki Ankara, Antalya, İstanbul, Konya ve Rize mağazalarımızla birlikte toplamda 9 mağazada tasarımlarımızı müşterilerimizle buluşturuyoruz. Hedefimiz mevcut pazarlarımızda derinleşmek.




