Küresel Siyasi Ortam İklim Finansmanını Zorluyor
Küresel siyasi ortam, iklim finansmanını zorlaştırarak eylemleri yavaşlatıyor. Bill Hare, bu durumu ele aldı.
Climate Analytics Üst Yöneticisi Bill Hare, iklim değişikliğiyle mücadelede trilyonlarca doların fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye aktarılması gerektiğini belirtti. Ancak mevcut küresel siyasi atmosferin, bu finansmanı zorlaştırarak iklim eylemlerini yavaşlattığını ifade etti.
Brezilya’nın Belem kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı (COP30) sırasında AA muhabirine konuşan Hare, bilimsel değerlendirmelerin mevcut emisyon azaltım hedeflerinin yetersiz kaldığını gösterdiğini dile getirdi.
Dünyanın büyük bir emisyon açığı ile karşı karşıya olduğunu vurgulayan Hare, bu açığın son 4-5 yılda kapanmadığını ve Paris Anlaşması’na taraf ülkelerin belirlediği 2035 hedeflerinin durumu daha da kötüleştirdiğini belirtti. Hare, bu tablo karşısında ne yapılması gerektiğinin önemine dikkat çekerek, hükümetlerin üzerinde anlaşabileceği önemli konuların olduğunu ifade etti.
2023 yılında Paris Anlaşması’nın ilk küresel durum değerlendirmesi üzerinde anlaşmaya varıldığını hatırlatan Hare, ülkelerin alabileceği enerji önlemlerinin belirlendiğini söyledi. Yenilenebilir enerjinin artırılması, enerji verimliliğinin yükseltilmesi ve metan emisyonlarının azaltılması gibi adımların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Hare, ülkelerin daha iddialı ulusal katkı beyanlarında bulunmamasının, yapısal değil siyasi engellerden kaynaklandığını belirtti. Yenilenebilir enerjinin ve elektrikli araçların maliyetinin düştüğünü, ancak siyasi irade eksikliği ve fosil yakıt şirketlerinin baskısının eylemleri yavaşlattığını ifade etti. Bu durumun sadece tek bir ülkeye özgü olmadığını, ABD’deki Trump döneminde yaşanan sorunların da benzer olduğunu belirtti.
Hare, iklim değişikliğiyle mücadelede siyasi cesaretin önemine değinerek, politikacıların halklarının iyiliği için çıkar gruplarına karşı durmaları gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde, insanların aşırı sıcaklar ve doğal felaketler gibi yıkıcı sonuçlarla karşılaşacaklarını söyledi.
Enerji dönüşümünün sağlanması için trilyonlarca dolara ihtiyaç olduğunu ancak bunun yeni bir yük olmadığını belirten Hare, bu harcamaların zaten yapılması gerektiğini ifade etti. Burada önemli olanın, bu yatırımların fosil yakıtlardan yenilenebilir kaynaklara yönlendirilmesi olduğunu söyledi.
Yenilenebilir enerji yatırımlarının fosil yakıtlardan daha fazla olduğunu, ancak dönüşümün yeterince hızlı ilerlemediğini dile getiren Hare, finans sisteminin yenilenebilir enerji yatırımlarına erişimi kolaylaştırması gerektiğini vurguladı. Yoksul ülkelerin yenilenebilir enerjiye yatırım yapabilmesi için destek sağlanması gerektiğini de ekledi.
Finansal sistemdeki sorunların tek başına çözülemeyeceğini belirten Hare, politikacıların ulusal kalkınma bankalarını ve çok taraflı kalkınma bankalarını doğru yönlendirecek kararlar alabileceğini ifade etti. Bu kararların temiz teknolojiye yapılan yatırımları artırabileceğini söyledi.
Hare, COP30’da iklim finansmanı konusunda ilerleme sağlanma ihtimaline dair iyimser olmadığını belirterek, mevcut siyasi ortamın zorluklarını vurguladı. Jeopolitik krizlerin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve ABD ile Çin arasındaki gerilimlerin iklim müzakereleri üzerindeki olumsuz etkisini dile getirdi. Siyasi liderlerin, iklim değişikliği ile ilgilenmezlerse daha büyük sorunlarla karşılaşacaklarını görebilmesi gerektiğini ifade etti.




