Tarımda Yeni Üretim Planlaması: Çiftçilerin Sorunları Devam Ediyor
Tarımda 2027’den itibaren uygulanacak yeni üretim planlaması kuralları çiftçilerin pazarlama sorunlarını çözmeyi hedefliyor.
Çiftçilerin en büyük sorunu günümüzde pazarlama zorluklarıdır. Ürettiklerini satmakta güçlük çekiyorlar ve satış yaptıklarında maliyetlerin altında kalmak zorunda kalıyorlar. Hükümetin belirlediği alım fiyatları bile birçok üründe enflasyon ve artan girdi fiyatlarının gerisinde kalıyor.
Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamalara göre, 2027 üretim yılından itibaren bakanlık tarafından belirlenen havza ürün deseni listesinde yer alan ve münavebe kurallarına uygun ürünlerin üretimine izin verilecek, diğer ürünlere ise izin verilmeyecek.
2027 yılından itibaren tarımsal üretim planlamasında daha katı kurallar uygulanacağı belirtiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıda, 2027-2029 dönemine ait bitkisel üretim planlamasıyla ilgili önemli kararlar alındı. Bu çerçevede, il planlama kurullarının önerdiği üretim planları doğrultusunda yalnızca havza ürün deseni listesinde yer alan ve münavebe kurallarına uygun ürünler için üretim izni verilecek.
Toplantının detaylarına geçmeden önce, üretim planlaması ile ilgili bazı bilgileri hatırlamakta fayda var.
Üretim planlaması ve destekler 3 yıllık olarak açıklanacak
Tarımda üretim planlaması ile ilgili ilk yasal düzenlemeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 23 Mart 2023 tarihinde kabul edilerek 5 Nisan 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu düzenleme ile 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 7. maddesinde değişiklik yapıldı.
Torba yasa ile tarımsal üretimin planlanması, gıda güvencesinin sağlanması, verimliliğin artırılması, çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen ürün veya ürün gruplarının üretimine başlanmadan önce Bakanlıktan izin alınması zorunluluğu getirildi.
Yasa değişikliğinden sonra Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik” 14 Eylül 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ayrıca, 22 yıl aradan sonra tarım sayımı için Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) arasında protokol imzalandı.
Üretim planlaması için gerekli yasal düzenlemelerin tamamlanmasının ardından tarım desteklerinde de önemli değişiklikler yapıldı. Destekleme modeli değiştirilerek katsayı sistemine geçildi ve destekler 3 yıllık olarak açıklandı.
2024-2026 dönemini kapsayan hayvancılık destekleri 26 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de, bitkisel üretim destekleri ise 2025-2027 dönemini kapsayan kararname ile 29 Ağustos 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yıllık asgari ve azami üretim miktarları belirlendi
Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu, 2027-2029 dönemi bitkisel üretim planlaması ile ilgili yaptığı toplantıda önemli kararlar aldı. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, 2027-2029 yıllarını kapsayan bitkisel üretim planlaması görüşüldü.
Toplantı sonrasında Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, il planlama kurulları tarafından önerilen 3 yıllık bitkisel üretim planlarının, ülke ihtiyaçları ve stratejik planlar çerçevesinde değerlendirildiği belirtildi. 2027-2029 dönemini kapsayan bitkisel üretim planlaması doğrultusunda havza ürün deseni ile planlama kapsamındaki ürün ve ürün gruplarının yıllık asgari ve azami üretim miktarları belirlendi.
Planlama yönetmeliği 2027’den itibaren daha kararlı uygulanacak
Açıklamalara göre, 2027 üretim yılından itibaren bakanlık tarafından belirlenen havza ürün deseni listesinde yer alan ve münavebe kurallarına uygun ürünlerin üretimine izin verilecek, diğer ürünlere izin verilmeyecek. Örneğin Adana’nın Çukurova ilçesinde 2026 yılı havza ürün deseni listesinde yer alan ürünler arasında arpa, yağlık ayçiçeği, buğday, dane mısır, nohut, pamuk, soya ve yem bitkileri bulunmaktadır. Bu ürünler 2027 listesinde de yer alırsa, planlama kapsamındaki 13 stratejik üründen bu 7 tanesine üretim izni verilecek.
Resmî Gazete’de 14 Eylül 2023 tarihinde yayımlanan “Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik”te üretimin izne bağlı olarak yapılacağı belirtiliyor. Alınan karar, 2027’den itibaren daha kararlı bir şekilde uygulanacak. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, alınan kararların 2027 üretim yılından itibaren uygulanması için Bakanlık makamına sunulacağı ifade ediliyor.
Suyu merkeze alan, iklim değişikliği ile uyumlu üretim modeli
Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu toplantısında, tarımsal üretim planlaması kapsamında suyu merkeze alan ve iklim değişikliği ile uyumlu bir üretim modelinin oluşturulması kararlaştırıldı. Açıklamada, ülke nüfusunun dengeli beslenebilmesi ve gıda arz güvencesinin sağlanması hedefleniyor.
Çiftçinin pazarlama sorunu çözülecek
Toplantı sonrası yapılan açıklamada, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının sağlanmasıyla birlikte üretimde verim ve kalitenin artırılması hedefleniyor. Bu planlama sayesinde, üreticilerin yaşadığı pazarlama sorunlarının önüne geçilerek refah düzeylerinin artırılması amaçlanıyor.
Kararlar sahadaki gerçeklerle örtüşmüyor
Açıklamada yer alan hedefler herkesin kabul edebileceği türden. Ancak uygulama ile söylenenler arasında büyük bir fark var. Çiftçilerin en büyük sorunu pazarlama zorluklarıdır. Ürettiklerini satmakta zorlanıyorlar ve hükümetin açıkladığı alım fiyatları birçok üründe enflasyonun gerisinde kalıyor. İhracat kısıtlamaları ve ithalat kararları üreticiyi zor durumda bırakıyor.
Örneğin, planlama kapsamındaki kuru soğanda geçen yıl üretici zarar ettiği için ekimden vazgeçti. Bu yıl fiyatlar artınca ithalat kapısı açıldı ve üretici yine kaybetti. 2024’te fiyatlar düşükken neden müdahale edilmedi? Üretici sürekli ithalatla dengelemeye çalışılıyor.
Planlama, sadece bakanlık bürokratlarının kararı ile olmaz
Sanayicinin ham madde temininde yaşadığı zorluklar da göz önüne alınmalı. Döviz kurunun baskı altında tutulması, sanayicinin rekabet gücünü kaybetmesine neden oluyor. İç piyasada artan fiyatların sorumlusu sanayici olarak görülüyor. Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu’nda yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratları bulunuyor; üretici, sanayici ve ihracatçı yok. Bu durum, alınan kararların sahada uygulanabilirliğini sorgulatıyor.
“Önce bizim insanımız, önce bizim çiftçimiz mi?”
Açıklamanın sonunda, “Ülkemizin tüm kaynakları en etkin şekilde üretime dönüştürülecek” deniliyor. Ancak çiftçi, ürününü satamadığında herkes sessiz kalıyor. İthalat kapıları açıldığında ise hemen müdahale ediliyor. Bu mudur “önce bizim çiftçimiz” anlayışı?
Alım gücünün düşmesi ve yüksek enflasyon nedeniyle tarım ve gıda ürünlerine erişim zorlaşıyor. Üreticiler, yetiştirdikleri ürünleri tüketemiyor. Özetle, üretimi planlamak önemli, ancak bu planlama üreticinin ve tüketicinin yararına olmalıdır. Günübirlik kararlarla kaynaklar heba edilmemelidir. Geçmişte yapılan hatalardan ders alınmalı ve geleceğe yönelik planlamalar buna göre yapılmalıdır.




