Trump’ın Açıklaması: Offshore Rüzgar Enerjisi Güvenlik Tehdidi mi?

Trump yönetiminin offshore rüzgar enerjisi projelerine yönelik güvenlik endişeleri, uzmanlar tarafından eleştiriliyor.

Trump yönetimi, geçen yılın sonlarında inşaat halindeki beş offshore rüzgar projesine yönelik çalışma durdurma emirleri verdiğinde, bu kararın gerekçesi olarak türbinlerin ulusal güvenliği tehlikeye atabileceğini öne sürdü.

Uzmanlar, bu iddianın hemen ardından eleştirilere maruz kaldı. Özellikle, bu açıklamanın, Başkan Donald Trump’ın offshore rüzgar endüstrisine yönelik uzun süreli düşmanlığının ardından gelmesi dikkat çekiciydi. Ayrıca, Savunma Bakanlığı’nın offshore rüzgar projelerini değerlendirme uygulamasının standart bir prosedür olduğu ve inşaat halindeki her projenin titizlikle incelendiği belirtildi.

Şimdi bazı askeri uzmanlar, offshore rüzgarın sadece bir tehdit oluşturmadığını, aynı zamanda güvenliği artırabileceğini savunuyor.

Boston’daki Ulusal Muhafazakâr Enerji Zirvesi’nde, emekli Hava Kuvvetleri albayı ve yenilenebilir enerji danışmanlığı yapan Dare Strategies’in CEO’su Dave Belote, “Offshore rüzgar, ulusal güvenlik tehdidi değil; ulusal güvenlik açısından bir zorunluluktur” dedi.

Belote, Trump yönetiminin ulusal güvenlik gerekçesinin tamamen yanlış olduğunu ifade eden askeri geçmişe sahip enerji uzmanları panelinin bir üyesiydi.

Mahkemeler, Trump’ın çalışma durdurma emirlerine karşı tek sesle karar vererek, beş offshore rüzgar projesinin yeniden inşaatına izin verdi. Üç proje şu anda enerji şebekesine güç sağlıyor. Mahkemelerin, Trump yönetiminin benzer gerekçeleri kullanarak 150’den fazla kara tabanlı rüzgar projesinin izinlerini durdurma girişimlerine de karşı karar vermesi bekleniyor.

Uzmanlar, offshore rüzgarın ulusal güvenlik açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.

Örneğin, yakın gelecekte ABD ordusunun, hızla inşa edilen offshore rüzgar projelerinin bulunduğu Çin açıklarında rüzgar türbinleriyle karşılaşması muhtemel. Panel, Amerikan rüzgar çiftliklerinin, radar operatörlerinin dönen kanatları diğer nesnelerden ayırt etmeyi öğrenebileceği ve denizaltı mürettebatlarının türbin temellerinin oluşturduğu su altı engelleri arasında navigasyon pratiği yapabileceği hayati eğitim alanları olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Emekli Deniz Kuvvetleri komutanı ve temiz enerji ile enerji güvenliğinin güçlü bir savunucusu olan Kirk Lippold, “Bunu elde etmenin yolu, öncelikle bu tür bir ortamda pratik yapmaktır” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu