Kentsel Dönüşümde Hayalet Binalara Dikkat: Riskler Artıyor
Kentsel dönüşüm çalışmaları hızlansa da hayalet binalar ve riskli yapılar hala tehdit oluşturuyor.
Türkiye’de kentsel dönüşüm çalışmaları son yıllarda ivme kazanmış olsa da, dönüşüm ihtiyacının bulunduğu tüm yapılar henüz ele alınmamıştır. Özellikle İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli gibi büyük şehirlerde eski ve riskli yapı stoku ciddi bir sorun teşkil etmektedir.
Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan, mevcut durumun yeterli olmadığını belirterek, Türkiye’nin farklı bölgelerinde çeşitli yapılaşma sorunlarının mevcut olduğunu ifade etti.
Kentsel Dönüşüm İhtiyacı Büyük Şehirlerde Yoğunlaşıyor
Kılınçarslan, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandığını ancak mevcut rakamların ihtiyaç duyulan seviyeye ulaşmadığını vurguladı. İstanbul başta olmak üzere İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli’nde dönüşüm ihtiyacının yüksek olduğunu belirten Kılınçarslan, her ilin kendine özgü sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Bazı bölgelerde eski yapı stoku, bazı bölgelerde deprem riski, diğer bölgelerde ise hızlı ve plansız yapılaşma ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle kentsel dönüşüm politikalarının bölgesel ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Deprem Riski Vatandaşların Dönüşüm Talebini Artırdı
Vatandaşların kentsel dönüşüme olan ilgisinin geçmiş yıllara oranla arttığını belirten Kılınçarslan, özellikle eski binalarda yaşayanların yapı güvenliğini daha fazla sorguladığını ifade etti. Bu değişimin en önemli nedeninin deprem gerçeği olduğunu vurgulayan Kılınçarslan, vatandaşların eski binalara ilişkin risk algısının değiştiğini belirtti. Geçmişte yaygın olan ‘Bina eski ama bugüne kadar bir şey olmadı’ anlayışının artık güvenli bir yaklaşım olarak görülmediğini söyledi.
Hayalet Binalar İçin Önlem Alınmalı
Kılınçarslan, kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılmayan, terk edilmiş ve zamanla yıpranmış yapıların da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Bu tür yapıların yalnızca deprem sırasında değil, normal koşullarda da can güvenliği açısından tehlike oluşturabileceğine dikkat çekti. Özellikle kontrol edilmeyen binaların tespit edilerek kayıt altına alınması gerektiğini belirtti. Kılınçarslan, bu yapıları ‘hayalet binalar’ olarak tanımlayarak, ‘Bir binanın tehlikeli hale gelmesi için mutlaka büyük bir deprem yaşanması gerekmiyor. En küçük sarsıntıda veya herhangi bir sarsıntı olmadan bile sıva, beton ve diğer yapı parçaları kopabilir, hatta kısmi çökmeler meydana gelebilir.’ değerlendirmesinde bulundu.
Kentsel Dönüşüm Sadece Bina Yenilemek Değil
Kılınçarslan, kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yıkılıp yerine yeni yapıların inşa edilmesinden ibaret olmadığını vurgulayarak, sahada kontrol dışında kalan yapıların da dönüşüm ve yapı güvenliği sistemine dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Riskli yapıların yanı sıra hangi binaların yeterli şekilde kontrol edilmediğinin de belirlenmesinin önem taşıdığını kaydederek, tehlikelerin ortaya çıkmadan önce tespit edilmesi gerektiğini belirtti.
İstanbul ve Marmara İçin ‘Zaman Kaybetmeyelim’ Çağrısı
Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde yapı güvenliği konusunda daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini belirten Kılınçarslan, binaların yıkılmasını beklemeden risklerin tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Kontrol edilmeyen ve terk edilmiş yapıların belirlenerek kayıt altına alınması, teknik incelemelerinin yapılması ve gerekli durumlarda çevrelerinde güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiğini vurguladı. Kılınçarslan, ‘Bir binanın yıkılmasını beklemek yerine tehlikeyi önceden tespit edip müdahale etmeliyiz. Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi için artık zaman kaybetmeden kontrol edilmeyen yapıları da sisteme dahil etmeliyiz.’ ifadelerini kullandı.




