İran Baskısı CDS Risk Primini Yükseltti, Teknoloji Hisselerinde Düşüş

İran baskısı CDS risk primini yükseltirken, teknoloji hisselerinde düşüş gözlemleniyor. Piyasalardaki gelişmeler detaylıca incelendi.

ABD ve İran arasında yapılan nükleer müzakerelerin sonuçsuz kalması, jeopolitik gerginliği artırırken, Türkiye’nin CDS risk primi 230 baz puanı aşarak yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Petrol fiyatları yılbaşına göre %16 artış gösterirken, Borsa İstanbul dalgalı bir seyir izlese de günü %0,5 artışla kapattı. Küresel ölçekte teknoloji hisselerinde belirgin bir momentum kaybı yaşanıyor; Nvidia’daki sert satışlar, Nasdaq endeksini olumsuz etkiledi. Güvenli liman arayışları, tahvillere ve YEN’e yönelimi artırırken, piyasalar diplomasi ile olası askeri senaryolar arasındaki hassas dengeyi fiyatlamaya devam ediyor.

ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler, Umman arabuluculuğunda Cenevre’de gerçekleştirildi ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadı. Her ne kadar “ilerleme” vurgusu yapılsa da, yaptırımların kaldırılması ve zenginleştirme konularında görüş ayrılıkları devam ediyor. Washington’un bölgedeki askeri varlığını artırması ve olası bir anlaşma sağlanamazsa sert önlemler alınabileceği yönündeki mesajlar, gerginliği artıran unsurlar arasında yer alıyor.

Bu tür bir askeri yığınak yapılırken, sınırlı da olsa bir müdahale olasılığı masada kalmaya devam ediyor. Ancak, böyle bir senaryonun geniş kapsamlı değil, daha çok hedefli ve kısa süreli olabileceği öngörülüyor. Diplomasi sürecinin ağır basması umuluyor.

Türkiye açısından risk unsurları ise net bir şekilde ortaya çıkıyor. İran ile olan sınır komşuluğu nedeniyle olası bir göç dalgası, enerji ithalatçısı olmanın getirdiği kırılganlık, yükselen enerji fiyatlarının dezenflasyon programını zorlaması ve cari açık üzerindeki baskılar, dikkat çeken başlıklar arasında.

Petrol fiyatları ise Brent türü için 71 dolar seviyelerinde “bekle-gör” modunda. Ancak yılbaşına göre %16’lık artış, huzursuzluğu artırıyor. Türkiye’de CDS risk priminde dikkat çekici bir yükseliş gözlemleniyor; CDS, 230 baz puanın üzerine çıkarak yılın en yüksek seviyesini test etti. Bu durum, İran kaynaklı jeopolitik risklerin fiyatlamaya dahil edildiğini gösteriyor.

Borsa İstanbul, İran gerilimi ve aşırı alım bölgesine ulaşmanın etkisiyle düzeltme baskısı altında kalmasına rağmen, günü %0,5 artışla tamamladı. Tahvil faizleri yatay bir seyir izlerken, USD/TRY kuru hafta sonu fonlama etkisiyle 43,95 seviyelerine yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verileri, yerleşiklerin portföy tercihlerinde son dönemdeki eğilimleri ortaya koyuyor. 20 Şubat haftasında gerçek kişilerin döviz tevdiat hesapları (kıymetli maden depo hesapları dahil) yaklaşık 1 milyar dolar artış gösterdi. Gerçek kişilerde kıymetli madenlerin toplam döviz mevduatı içindeki payı %61’e ulaştı. TCMB’nin ilk kez yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre, yatırım tercihlerinde altın %55,5 ile ilk sırada yer alıyor, gayrimenkul %30 ile ikinci sırada, vadeli mevduat ise yalnızca %3,3 oranında tercih ediliyor.

Altın birikimlerinin büyük bir kısmının hâlâ “yastık altında” tutulması, tasarrufların finansal sistem dışında şekillendiğini gösteriyor. Bu durum, finansal okuryazarlığın önemini bir kez daha vurguluyor. Yabancı yatırımcıların menkul kıymet pozisyonu ise TCMB verilerine göre uzun bir aradan sonra ilk kez geriledi. DİBS ve Eurobond tarafında toplam 1 milyar dolar çıkış yaşanırken, hisse senetlerinde 0,4 milyar dolar giriş kaydedildi. Net çıkış ise 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu çıkışların İran kaynaklı risk algısıyla ilişkilendirilmesi mümkün.

Rezerv cephesinde ise altın fiyatlarındaki toparlanmaya rağmen net yabancı para pozisyonunda sınırlı bir gerileme görülse de, manşet rezerv 68 milyar dolar civarında kalmaya devam ediyor. Şu an için kalıcı bir tahribat sinyali yok.

Küresel ölçekte teknoloji hisselerinde satış baskısı sürüyor. Nasdaq Composite, günü %1,2 düşüşle kapatırken, güçlü bilançosuna rağmen Nvidia %5,5 geriledi. Yükseliş dönemlerinde endeksleri taşıyan teknoloji hisseleri, momentum kaybettiğinde genel piyasa dengesi de bozuluyor. S&P 500’ün yaklaşık üçte biri teknoloji şirketlerinden oluştuğundan, bu durum genel risk iştahını da etkiliyor. Asya piyasalarında ise temkinli bir hava hâkim. Şanghay %0,7, Güney Kore %0,4 gerilerken, Tokyo dalgalı seyir sonrası yataya yakın bir seyir izliyor. Güvenli liman talepleriyle YEN ve ABD tahvillerine alım gelirken, ABD 10 yıllık tahvil faizi %4’ün altına geriledi.

Altının ons fiyatı 5.200 dolar, gümüş ise 90 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Kripto para cephesinde Bitcoin 67 bin dolar civarında dalgalanıyor ve geri çekilmeleri alım fırsatı olarak değerlendirmeye devam ediliyor. Enerji tarafında XLE ETF’i yakından takip ediliyor. Hollywood’da ise satın alma yarışı Skydance destekli Paramount’un galibiyetiyle sonuçlandı. Netflix, Warner Bros Discovery için teklifini artırmasına rağmen masadan kalktı. Paramount+ ve HBO Max’i bir araya getirecek bu birleşme, sektördeki dengeleri değiştirebilir. Netflix hisseleri, anlaşmadan çekilme sonrası %10’dan fazla değer kazandı.

Bugün Türkiye’de işsizlik oranı, Almanya’da işsizlik ve enflasyon, ABD’de ise üretici enflasyonu ve Chicago PMI verileri takip edilecek. Jeopolitik riskler ve teknoloji hisselerindeki momentum kaybı, kısa vadede fiyatlamaların belirleyicisi olmaya devam edebilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu