Yapı Kredi SABAH Yorumu: Piyasalar Ateşkesle Rahatladı, Ancak Belirsizlik Devam Ediyor

Ateşkes sonrası piyasalarda kısa süreli bir rahatlama yaşanırken, belirsizlikler devam ediyor. Enerji arzı ve enflasyon endişeleri sürüyor.

Orta Doğu’da yaşanan çatışmaların ardından ilan edilen ateşkes, küresel piyasalarda risk primlerinin düşmesine ve kısa vadeli bir rahatlama sağlamasına yol açtı. Ancak enerji arzı, enflasyon ve faiz beklentileri konusundaki belirsizlikler devam ederken, piyasalarda temkinli bir görünüm hâkim.

8 Nisan’da duyurulan ateşkes ve devam eden barış görüşmeleri, piyasalardaki risk algısını azaltmış olsa da bu iyileşmenin kalıcı olup olmayacağı konusunda soru işaretleri var. Tarafların yorgunluğu ve küresel enerji krizinin derinleşmesi, çatışmaların yeniden alevlenmesini zorlaştırsa da kalıcı bir barışın sağlanması hâlâ belirsizliğini koruyor.

Hürmüz Boğazı, bu süreçte kritik bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. Lübnan’dan Hürmüz Boğazı’na kadar uzanan geniş coğrafyada ateşkesin ne ölçüde uygulanacağı belirsiz. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin normale dönmemesi, enerji arzı açısından ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin artmasının, sadece enerji fiyatları için değil, küresel finansal istikrar açısından da önemli bir gösterge olacağını belirtiyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını eleştirerek, ABD ile varılan ateşkesin ihlal edildiğini savundu. Bu açıklamalar, ateşkesin sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri artırdı.

Avrupa’da kamu borcunun artışı dikkat çekiyor. Almanya’da 151 milyar euroyu aşan borçlanma ve artan bütçe açıkları, tahvil faizlerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor. Yüksek enerji maliyetleri ve bütçe dengelerindeki bozulma, yatırımcıların yüksek faiz beklentilerini sürdürmesine neden oluyor.

ABD’de açıklanan makro veriler karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. PMI verileri beklentilerin altında kalırken, tüketici harcamaları zayıfladı. Ancak çekirdek enflasyon, yüksek seyrini koruyor. Bu durum, Fed’in faiz indirimine gitme ihtimalini zayıflatırken, piyasalardaki sıkı para politikası beklentisini artırıyor.

Küresel piyasalarda, sınırlı da olsa pozitif bir hava gözlemleniyor. ABD vadeli endeksleri %0,5 civarında artış gösterirken, Japonya borsası %1,6, Çin ve Hong Kong piyasaları ise %0,6 oranında primli işlem görüyor. Ancak petrol fiyatları, ateşkes sonrası gerilese de arz belirsizlikleri nedeniyle yeniden yükseliş eğilimine girdi.

Türkiye’de döviz piyasasında sınırlı bir yukarı yönlü hareket gözlemleniyor. USD/TL kuru 44,60 seviyelerinde işlem görürken, teknik olarak 44,00 – 43,70 seviyeleri destek, 44,70 – 45,00 seviyeleri ise direnç olarak öne çıkıyor. TCMB verilerine göre brüt rezervler 161,6 milyar dolara yükselirken, swap hariç net rezervler 18,4 milyar dolar seviyesine çıktı. CDS risk primi ise 243 baz puana gerileyerek risk algısında bir iyileşmeye işaret etti.

Yurt içi yerleşiklerin döviz talebinin sınırlı kalması, TL’ye olan güvenin kısmen korunduğunu gösteriyor. Tahvil piyasasında ateşkesin kalıcılığı belirleyici bir unsur olmaya devam ederken, hisse senedi piyasasında teknik seviyeler öne çıkıyor. 13.700 üzerinde kalıcılık, yükselişi destekleyebilirken, 12.430 altı seviyeler ise satış baskısını artırabilir. Bankacılık hisselerinde kritik destek seviyesi 12.700 olarak izleniyor.

Sonuç olarak, ateşkesin sağladığı rahatlama piyasalara bir nefes aldırsa da, jeopolitik riskler ve makro belirsizlikler hâlâ yüksek seviyede. Enerji arzı, enflasyon ve faiz politikaları, önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek ana unsurlar olmaya devam edecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu