Petrol Navlunu Tarihi Zirveye Ulaştı

Petrol navlunu, Ortadoğu’daki çatışmalar nedeniyle tarihi zirveye ulaştı. Taşıma maliyetleri de önemli artışlar gösteriyor.

Petrol fiyatlarındaki artış, taşıma maliyetlerini de etkileyerek rekor seviyelere ulaşmasına neden oldu. Ortadoğu’daki çatışmalar, süper tanker navlununu tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkardı. LNG navlunu yüzde 43 oranında artarken, konteyner navlununa ek maliyetlerin yolda olduğu belirtiliyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, Körfez bölgesinden Asya’ya ham petrol taşıyan süper tankerlerin (VLCC) günlük navlununu 423 bin doları aşmasına yol açtı. Bu rakam, yılın başına göre yaklaşık dokuz kat, İran’a saldırı öncesindeki cuma gününe göre ise 2,5 kat artış gösterdi. LPG ve kuru yük navlununda da benzer şekilde yüksek oranlı artışlar yaşanıyor.

Baltık Kuru Yük Endeksi (BDI) son iki günde yüzde 3’ün üzerinde artış göstererek 2187 puana ulaştı. Bazı alt segmentlerdeki artış ise çok daha belirgin. Özellikle enerji taşımacılığında arz daralması beklentisi, fiyatların tarihi seviyelere çıkmasına neden oldu. LNG tankerlerinde de önemli bir artış gözlemleniyor; Atlantik piyasasında günlük LNG navlunu yüzde 43 artışla 61 bin 500 dolara, Pasifik’te ise yüzde 45 artışla 41 bin dolara yükseldi. Uzmanlar, arzın daha da sıkışması durumunda spot LNG tanker ücretlerinin 100 bin doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.

Artan sigorta primleri, güvenlik riskleri ve uzayan rotalar, yalnızca navlunları değil, aynı zamanda petrol ve LNG fiyatlarını da yukarı çekiyor. Enerji taşımacılığındaki maliyet zincirinin, önümüzdeki günlerde elektrik fiyatlarından sanayi üretimine kadar geniş bir alanda etkili olacağı düşünülüyor. Armatör olan Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Başkan Yardımcısı Salih Zeki Çakır, Hürmüz’de gemi beklemelerinin tonaj arzını daraltacağını belirterek, VLCC tipi gemilerin günlük kiralarının 400 bin dolara kadar çıktığını ifade etti.

Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Semih Dinçel, konteyner taşımacılığındaki belirsizliklerin arttığını vurguladı. Süveyş geçişlerinin durması halinde Ümit Burnu’na yönelen gemilerde mesafe ve yakıt artışının ek maliyet olarak yansıyabileceğini belirten Dinçel, hatların bu masrafları surcharge olarak yansıtma hakkına sahip olduğunu ifade etti. Alman denizcilik grubu Hapag-Lloyd, Hürmüz ve çevresindeki artan riskler nedeniyle Körfez’e varışlı ve çıkışlı kargolara savaş riski ek ücreti uygulama kararı aldı ve bazı servislerinde rota değişikliklerine gitti.

Türk Armatörler Enerjiye Yatırım Yapıyor

Küresel ticaret savaşları ve enerji tedarik rotalarındaki değişim, Türk armatörlerini enerji taşımacılığına yönlendirmişti. Sadece ocak ayında dört farklı Türk şirketi toplamda yaklaşık 500 milyon dolarlık tanker yatırımı gerçekleştirdi. Aygaz, Hyundai Tersanesi’ne 119 milyon dolarlık bir VLGC siparişi verdi. Advantage Tankers, DH Shipbuilding tersanesine iki suezmax tanker için 177 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Stella Tanker, Çin’deki Zhejiang Yongxin Shipping tersanesinde yeni kimyasal tanker opsiyonunu devreye aldı. Beşiktaş Denizcilik ise 50 bin DWT’lik üç tankeri filosuna katarak yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırım açıkladı. Navlunun rekor kırdığı bu dönemde, enerji taşımacılığına yapılan yatırımların stratejik önemi daha da arttı.

Bakan Uraloğlu: Türk Gemileri Yakından İzleniyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı ve bölgedeki su yollarındaki gelişmeleri sürekli takip ettiklerini belirtti. Uraloğlu, “Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan 16 gemiyi yakından izliyoruz” dedi. Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerinin durdurulmasının ardından, Basra Körfezi’nde yüzlerce geminin beklediğini ve bazı ticari gemilerde hasar bilgileri bulunduğunu aktardı.

Uraloğlu, bölgenin yüksek risk taşıdığına dikkat çekerek, Denizcilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Türk bayraklı gemiler için “ISPS Kod” kapsamında güvenlik seviyesinin daha önce 3’e çıkarıldığını ve bu seviyenin hala geçerli olduğunu hatırlattı. Gemilere, seyir duyurularını dikkatle takip etmeleri ve ihtiyaç durumunda Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi ile iletişime geçmeleri gerektiğini belirtti. Uraloğlu, denizcilerin güvenliği ve ticaret filomuzun korunması için gerekli tüm diplomatik ve idari tedbirleri kararlılıkla almaya devam edeceklerini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu