IKEA Etkisi ve Gelinlik Markalarının Önemi
IKEA etkisi, mücevher satışında nasıl bir rol oynuyor? Peter Smith’in gözünden gelinlik markalarının önemi ve müşteri katılımı.
IKEA etkisi, bir nesneyi oluşturma sürecine katıldığımızda ona daha fazla değer atfettiğimizi öne süren bir psikolojik ilkedir. Bu ilkenin kökenleri, özellikle ikonik İsveçli perakendeci IKEA’da alışveriş yaptıysanız, tahmin edilmesi zor değildir. Ancak bu ilke sadece IKEA ile sınırlı kalmaz; birçok araştırmada ve gerçek dünya örneğinde geçerliliğini korur. 2012 yılında Journal of Consumer Psychology’de yayımlanan “IKEA Etkisi: Emek Aşkı Doğurur” başlıklı makalede, 1950’lere kadar uzanan çalışmalara atıfta bulunulmuştur. İlk hazır kek karışımları piyasaya çıktığında, ev hanımları bu yeni fikre şüpheyle yaklaşmışlardı. Eğer hiçbir şey yapmadan bir şey elde edebiliyorlarsa, bunun iyi olamayacağını düşünmüşlerdi. Ancak karışımlara bir yumurta eklenmesi gerektiği değişikliği yapıldığında, bu ürünler hızla popülerlik kazandı. Kullanıcının bu basit eylemi, karışımların büyük bir hit olmasına yol açtı. Michael I. Norton, Daniel Mochon ve Dan Ariely tarafından kaleme alınan makale, tüketici çabası gerektiren Build-A-Bear Workshop gibi başka bir konsepti de ele alıyor.
Farkında olsak da olmasak da, IKEA etkisi mücevher perakendeciliğinde sıkça karşılaşılan ancak sessiz bir ilkedir. Müşteriler, bir mücevher parçasını hafifçe değiştirmekten, tam anlamıyla bir nişan yüzüğü tasarlamaya kadar her türlü katılımda bulunduklarında, IKEA etkisinin ilkelerini pekiştirmiş olurlar. Yani, bir şeyin yapımında katkıda bulundukları için, yüzüğün veya mücevherin değer algıları yükselir. Ancak bu, satılan her şeyi değiştirmek veya yaratmak için bir çağrı değildir; bu yaklaşımın verimliliği sınırlıdır ve markalaşmanın ortadan kaldırılması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle gelinlik markaları, müşterilerin isteklerine göre değişiklik yapma konusunda oldukça başarılıdır. Bazı tedarikçiler, perakendecilerle birlikte kendi versiyonlarını yaratmak için çalışsalar da, bu yaklaşımın markalaşmanın temel tanımını nasıl karşıladığı konusunda şüphelerim var.
“IKEA etkisi içinde başka bir marka da var, o da müşterinin kendi markasıdır.” – Peter Smith, The Retail Smiths
Ayrıca, IKEA etkisi, metalin beyazdan sarı altına, sarıdan da pembe altına değiştirilmesi gibi basit bir istekte bile kendini gösterebilir. Herhangi bir değişiklik, alıcının parçaya kendi damgasını vurduğunu hissettirir ve araştırmaların gösterdiği gibi, bu durum tamamen farklı bir sahiplik ve gurur duygusu yaratır. Müşterinin satın almadan önce yüzüğünü veya mücevherini değiştirmesi, sadece iade edilemez hale gelmesiyle ilgili değildir. Bu durum, markalaşma ile ilgilidir. Satışını yaptığımız şeyin ya mağazamızın markası ya da bir endüstri veya tüketici markası olduğu argümanı, önemli bir noktayı gözden kaçırıyor. IKEA etkisi içinde başka bir marka da var, o da müşterinin kendi markasıdır. Müşteri, parçaya kendi damgasını vurduğunda, bu artık onların yarattığı bir eser haline gelir ve bu durumun ne kadar sevilebilir olduğu aşikardır.




