Al-kullan-at Modeli Yılda 25,4 Trilyon Euro Kayıp Verdiriyor
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, al-kullan-at modelinin küresel ekonomiye yılda 25,4 trilyon Euro kaybettirdiğini açıkladı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, küresel ekonominin al-kullan-at anlayışı nedeniyle yılda yaklaşık 25,4 trilyon Euro değerinde ekonomik kayba uğradığını belirtti. Bu açıklama, İstanbul Valiliği ve Sıfır Atık Vakfı’nın işbirliğiyle düzenlenen “İstanbul Sıfır Atık Haftası” etkinlikleri çerçevesinde yapılan “Sanayinin Sıfır Atık Yolculuğu: Döngüsel İş Modelleri” toplantısında yapıldı.
Toplantıya İstanbul Valisi Davut Gül, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ve birçok davetli katıldı. Bahçıvan, açılış konuşmasında insanlığın iklim değişikliği, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi üç büyük krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Bu krizlerin doğal kaynakların korunmasını zorunlu hale getirdiğini vurgulayan Bahçıvan, üretim ve tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesinin acil bir gereklilik olduğunu belirtti.
Döngüsel ekonominin yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için önemli bir ekonomik zorluk haline geldiğini söyleyen Bahçıvan, bu modelin kaynakların daha verimli kullanılmasını sağladığını ve atığın üretim süreçlerinde değer kazanmasına olanak tanıdığını kaydetti. Bahçıvan, yapılan uluslararası araştırmalara göre, al-kullan-at anlayışının küresel ekonomiye yılda 25,4 trilyon Euro kaybettirdiğini, bu miktarın küresel gayri safi hasılanın yaklaşık üçte birine denk geldiğini ifade etti.
Bahçıvan, döngüsel iş modellerinin verimli yönetilmesi durumunda kaybedilen bu değerin önemli bir kısmının ekonomide kalacağını, su kaynaklarını etkin yönetebilen ülkelerin çevresel, gıda ve enerji güvenliği açısından stratejik avantaj elde edeceğini belirtti. Su merkezli politikaların benimsenmesinin sürdürülebilir büyümeyi desteklediğini ve uzun vadeli rekabetçiliğin temelini oluşturduğunu vurgulayan Bahçıvan, sanayinin bu dönüşümdeki rolüne dikkat çekti.
Bahçıvan, Türkiye sanayisinin bu sürece odaklanması durumunda üretim kapasitesi, mühendislik altyapısı ve girişimcilik ruhuyla dönüşümün kazananları arasında yer alacağını söyledi. Dönüşümün yaygınlaşması için üniversite-sanayi işbirliklerinin artırılmasının ve AR-GE yatırımlarının desteklenmesinin önemine değinen Bahçıvan, yasal düzenlemelerin şirketlerin dönüşüm süreçlerini hızlandıracağını ve yeşil dönüşüm benimseyen firmaların uluslararası pazarlarda finansmana erişiminde avantaj sağlayacağını belirtti.
Küresel Yeşil Tahvil Hacmi 4 Trilyon Doları Aştı
Bahçıvan, 2025 yılı itibarıyla küresel yeşil tahvil hacminin 4 trilyon doları aşmasının, küresel piyasaların bu konuya verdiği önemin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda ekonomik rekabetçiliğin ve toplumsal dayanıklılığın temel unsuru olduğunu belirtti. Ayrıca, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin, Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanında küresel bir lider konumuna yükseldiğinin güçlü bir kanıtı olduğunu vurguladı.
Bahçıvan, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in Türkiye için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. COP31’in, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele vizyonunu, politika çerçevesini ve özel sektör gücünü tüm dünyayla paylaşma fırsatı sunacağını ifade etti. İstanbul Sanayi Odası olarak, COP toplantılarından elde ettikleri deneyimle COP31’e yönelik hazırlıklarını titizlikle yürüttüklerini aktardı.
Bahçıvan, İstanbul Sıfır Atık Haftası’nın sıfır atık bilincinin artırılması ve çevresel sürdürülebilirlik anlayışının güçlendirilmesine katkıda bulunacağını belirtti. Ayrıca, 180’den fazla ülkeden 5 bini aşkın katılımcının yer alacağı Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nun, bu konudaki diyalogları besleyen ve uygulamaları teşvik eden önemli bir platform olacağını ifade etti. Sıfır Atık İşbirliği Protokolü’nün, sanayideki atık oluşumunu önleme, üretim süreçlerinde kaynak verimliliğini artırma ve döngüsel ekonomi yaklaşımını yaygınlaştırma hedefleri taşıdığını vurguladı.
Toplantıda, “Sıfır Atık” yaklaşımının sanayi sektöründe yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir üretim uygulamalarının teşvik edilmesi amacıyla İSO ile Sıfır Atık Vakfı arasında bir işbirliği protokolü imzalandı.




