Putin, Trump’ın Ziyaretinin Ardından Çin’e Gidiyor
Putin, Trump’ın Çin ziyaretinin ardından Pekin’e giderek Xi Jinping ile görüşecek. Ziyaretin detayları ve önemi haberimizde.
Rusya’nın lideri Vladimir Putin, Çin’e gerçekleştireceği ziyareti için hazırlıklarını tamamladı. Kremlin, Putin’in programına dair ayrıntıları kamuoyuyla paylaştı. Ziyaretin ilk aşamasında, akşam saatlerinde Pekin’e ulaşacak olan Putin, ertesi gün Tiananmen Meydanı’nda resmi bir karşılama töreni ile karşılanacak. Ardından, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile birebir ve heyetler arası görüşmeler yapması planlanıyor. Putin’in bu temaslarının ardından aynı gün Rusya’ya dönmesi bekleniyor.
Bu ziyaretin dikkat çeken bir yönü, ABD Başkanı Donald Trump’ın kısa süre önce Çin’e yaptığı resmi ziyaretin hemen ardından gerçekleşmesidir. Trump, 13-15 Mayıs tarihlerinde Pekin’de çeşitli temaslarda bulunmuştu. Böylece, Çin, çok taraflı zirveler dışında, ilk kez aynı ay içinde hem ABD hem de Rusya’nın liderlerini ağırlamış olacak. Daha önce iki ülkenin liderleri, yalnızca APEC ve G20 gibi uluslararası zirvelerde bir araya gelmişti.
Peş peşe gelen bu ziyaretler, İran ve Ukrayna’daki krizlerin devam ettiği, küresel gerilimlerin arttığı bir dönemde, Çin’in büyük güçler arasındaki denge siyasetini güçlendirdiğini gösteriyor. Pekin yönetimi, hem Washington hem de Moskova ile ilişkilerini sürdürmeye çalışırken, uluslararası siyasette daha merkezi bir konumda yer alıyor.
Putin’in bu ziyareti, Çin’e gerçekleştirdiği 25’inci resmi ziyaret olacak. Rus lider, en son Eylül 2025’te Pekin’e giderek İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 80’inci yılı dolayısıyla düzenlenen askeri törene katılmıştı. O törende Xi Jinping, Putin ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’u iki yanında ağırlayarak Batı’ya yönelik sembolik bir mesaj vermişti.
Çin Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra ekonomi, stratejik işbirliği, uluslararası krizler ve bölgesel gelişmelerin ele alınacağını duyurdu. Ayrıca, bu ziyaretin, Çin-Rusya Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın 25’inci, iki ülke arasındaki stratejik koordinasyon ortaklığının ise 30’uncu yılına denk geldiği belirtildi.
Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, ziyaretten beklentilerin yüksek olduğunu ifade ederek, ekonomi, ticaret, kültür ve eğitim gibi birçok konunun gündeme geleceğini aktardı. Putin’e çok sayıda bakan, üst düzey yetkili ve Çin’de faaliyet gösteren Rus şirketlerinin temsilcileri eşlik edecek. Peskov, ABD heyetinin kalabalıklığıyla ilgili sorulara ise “Kimseyle yarışmıyoruz” yanıtını verdi.
Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Ushakov, ziyaret sırasında yaklaşık 40 işbirliği anlaşmasının imzalanmasının beklendiğini bildirdi.
Trump’ın Çin ziyaretinde, Elon Musk, Tim Cook ve Jensen Huang gibi isimlerin de yer aldığı geniş bir Amerikan iş heyeti bulunmuştu. Görüşmelerin ardından Washington ve Pekin, ilişkilerde “yapıcı stratejik istikrar” anlayışı üzerinde uzlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.
Son yıllarda ABD ile yaşanan ticaret, teknoloji ve jeopolitik rekabet, Çin ile Rusya’nın daha da yakınlaşmasına yol açtı. Özellikle Ukrayna savaşı sonrasında Batı’nın uyguladığı yaptırımlarla karşılaşan Moskova, enerji ve ticaret alanında Çin’e daha fazla yönelmeye başladı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi son iki yılda 240 milyar doları aşarken, Rus petrolü ve doğal gazının büyük bir kısmı Çin’e ihraç ediliyor. İran’daki savaşın Hürmüz Boğazı’nda yarattığı riskler de Pekin açısından Rus enerji kaynaklarının önemini artırdı.
Pekin ve Moskova, ilişkilerini “yeni dönemde kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı” olarak tanımlıyor. İki ülke, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere birçok uluslararası platformda Batı’ya karşı benzer tutumlar sergiliyor. Ayrıca, Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi yapılar içinde de ortak hareket ediyorlar.
Putin’in bu ziyareti, Çin’in hem ABD ile geliştirmeye çalıştığı yeni ilişki modelinin hem de Rusya ile sürdürdüğü stratejik ortaklığın geleceği açısından önemli mesajlar taşıyor.



