Hiposan, Zorlu Piyasa Koşullarında Yatırım Stratejisini Koruyor
Hiposan, zorlu piyasa koşullarına rağmen yatırım stratejisini sürdürüyor ve 2027 için umutlu.
MUHAMMET YİĞİTOĞLU /KONYA
1988 yılından bu yana hidrolik araç üstü ekipman üretimi gerçekleştiren Konya merkezli Hiposan, mevcut zorlu piyasa koşullarına rağmen yatırım planlarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirket, hidrolik araç üstü sistem üreticilerine damper, vinç ve benzeri uygulamalarda kullanılan hidrolik ekipmanlar tedarik ederken, ihracat pazarlarındaki daralmayla mücadele etmeye devam ediyor ve iç pazardaki büyümesini de güçlendiriyor.
Hiposan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Camgöz, EKONOMİ Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, ihracatçı sanayicilerin son dönemde en büyük sorunlarının döviz kuru baskısı olduğunu ifade etti. Camgöz, “Türk lirası bazında maliyetlerimiz artarken, döviz kurları aynı oranda yükselmiyor. Bu durum, ihracatçının rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapıyoruz ancak önceki yıllara göre ihracattaki büyüme hızı yavaşladı” dedi. Ayrıca, Avrupa, Güney Amerika, Afrika ve Ortadoğu pazarlarında faaliyet gösterdiklerini belirten Camgöz, bölgesel savaşlar, komşu ülkelere yönelik ticari kısıtlamalar ve Çin’in özellikle Ortadoğu ile Afrika pazarlarında artan fiyat rekabetinin ihracat üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı.
İç pazarda ise uzun yıllara dayanan marka bilinirliğinin avantajını kullandıklarını dile getiren Camgöz, “İhracata kıyasla iç pazarda daha iyi durumdayız. Mevcut müşterilerimizin üzerine yeni müşteriler ekleyerek pazar payımızı artırıyoruz” şeklinde konuştu. 2025 ve 2026 yıllarının beklentilere yakın geçtiğini ancak sanayiciler açısından kolay yıllar olmadığını belirten Camgöz, son dönemde artan konkordato ve iflasların piyasalardaki sıkışıklığın önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
Şirket olarak üretim hattını güçlendirecek yatırımlara devam ettiklerini vurgulayan Camgöz, “Bu yıl üretim bandımızı güçlendirecek makine yatırımları yaptık. 2027 yatırım planlarımız ise 2025 ve 2026’ya göre daha büyük. 2026’yı sağlıklı bir şekilde tamamlayan firmaların 2027’de daha rahat bir döneme gireceğini düşünüyoruz” dedi.
Sektörün yapısal sorunlarına da dikkat çeken Camgöz, en önemli problemlerden birinin kalifiye iş gücü eksikliği olduğunu belirterek, “Sadece bizim sektörümüzde değil, sanayinin genelinde yetişmiş eleman sorunu yaşanıyor. Bununla birlikte ihracatçıyı zorlayan döviz kuru baskısı da devam ediyor. Bu sorunların çözümü, kamu, ekonomi yönetimi ve sivil toplum kuruluşlarının ortak akıl ve istişareyle hareket etmesiyle mümkün olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.




